Ateşkesin süresinin uzatıldığına dair diplomatik açıklamalar kulaklarda çınlarken, Lübnan’ın güneyinden yükselen dumanlar sahadaki acı gerçeği gözler önüne seriyor. Sığınaklarda korkuyla bekleyen siviller için ateşkes, ne yazık ki sadece kağıt üstünde kalan bir kelimeden ibaret.
Bilanço Her Geçen Gün Ağırlaşıyor
Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail ordusunun 2 Mart'tan bu yana düzenlediği saldırılara ilişkin dehşet veren bilançoyu paylaştı.
Yapılan son açıklamaya göre, söz konusu dönemde hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bin 433’e, yaralı sayısı ise 10 bin 395’e ulaştı. Bakanlık, sadece bir gün önce ölü sayısını 3 bin 412 olarak bildirmişti; bu durum, son 24 saatte 21 ocağın daha söndüğünü net bir şekilde gösteriyor.
İsrail ordusunun 2 Mart’ta başlattığı yoğun hava saldırıları ve güneydeki birçok beldeyi işgal etmesiyle başlayan süreç, ülkeyi tam bir insani krizin eşiğine sürükledi. Lübnan hükümeti, bu süreçte yerinden edilen ve evini terk etmek zorunda kalan vatandaşların sayısının 1 milyonu aştığını kaydetti.
Uzatılan Süre Bombaları Durdurmadı
Diplomasi trafiği sahadaki tansiyonu düşürmeye yetmiyor.
ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmıştı. Ardından, ABD arabuluculuğunda 14-15 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen 3. tur görüşmelerinden de yeni bir karar çıkmış ve ateşkesin 17 Mayıs itibarıyla 45 gün daha uzatılması kararlaştırılmıştı.
Ancak hesaplar sahaya uymadı. İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki saldırılarını ve ev yıkımlarını kesintisiz sürdürürken, Hizbullah da ateşkes ihlallerini gerekçe göstererek İsrail birliklerine yönelik saldırılarına devam ediyor.
Netanyahu'dan Orduya Yeni Talimat
Siyasi kanattan gelen açıklamalar önümüzdeki günlerin daha da kanlı geçebileceğinin sinyalini veriyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 25 Mayıs'ta yaptığı açıklamada orduya "Lübnan'a yönelik saldırıların artırılması" talimatını verdiğini söylemişti. Bu talimatın ardından cephe hattında silah sesleri yeniden tırmanışa geçti.
Tarafların haziran ayı başında 4. tur görüşmeler için yeniden masa başına oturması planlanırken, sahadaki şiddetin bu müzakereleri nasıl etkileyeceği büyük bir soru işareti.




