Kur’an-ı Kerim’de iman ile amelin birlikte zikredildiği bir hayli ayet vardır. Amelsiz kişinin imanı, ışığı gittikçe azalan muma benzetilmiştir. Bir gün Allah (C.C.) muhafaza eylesin amelsiz kişinin imanı sönmeye mahkûmdur.

2012 yılı Ağustos ayında yapılan bir araştırmaya göre, Türkiye toplumu muhafazakârlaşıyor. Ancak toplum dini pratiklere yönelmiyor. Yani, Müslüman’ım diyor ama Müslümanların yapması gereken amel, ibadet ve Müslümanlığın gereklerini yapmıyor. Şöyle de diyebiliriz: Ben dindarım demekle dindar olunmuyor.

Bir muhabir eline mikrofonu alıyor. Vatandaşın karşısına çıkıyor ve soruyor:

— Vatandaş sen Müslüman mısın

— Evet! Cevabını alınca devam ediyor:

— Dindar mısın Yani inancının icaplarını yaşıyor musun

Alınan cevaplar hep aynı; iç açıcı değil.

Araştırmaya göre, Türkiye’de kendini dindar olarak tanımlayanların oranı %81, düzenli namaz kılanların oranı ise %30.

Kendini dindar olarak görenlerin oranı 2000 yılından bu yana değişmemiş. Lakin ibadetlerde bir gerileme söz konusu. Yani sürekli salih amel ve ibadetten kopuş artıyor. Amelsiz bir Müslümanlık yaşanıyor.

Araştırmalara göre, Türkiye’de düzenli namaz kılanların oranı %30’dan %28’e gerilemiş. Oruç tutanların oranı %65’den %45’e gerilemiş. Buna paralel olarak, dini inancının hayatına yön verdiğini söyleyenlerin oranı da %75’den %67’ye düşmüş.

Araştırma o kadar enteresan ki kendini muhafazakâr olarak tanımlayanlar:

-2003’te %22 iken;

-2007’de %24’e yükselmiş.

-Analizde Türk toplumu sorulduğunda kendini dindar ve muhafazakâr olarak tanımlarken, dini pratiklerin uygulaması konusunda gittikçe azalma var.

Dini pratiklerin uygulanması konusunda artış ve eksilişin mevsimlere göre değişiyor olduğunu da dikkate almak lazım. Hatta Ramazan ayı bile artışı yüksek seviyelerde gösterecektir.

Öyle Müslümanlar var ki, ben Müslüman’ım diyor ancak hiçbir pratiği yok. Bunlar:

-Aile geçmişinde hacı veya hoca bulunduğu için kendini böyle görüyor.

-Yatırları ziyaret edip dua etmekle kendini dindar kabul ediyor.

-Arada sırada Cuma namazı kılıyor.

-Evinden cenaze çıktığı için evine hoca götürüp Kur’an okutuyor.

-Cenaze namazını bile kılmayıp cenazede alkış tutanlar bile kendilerini dindar görebiliyorlar.

Peki dindarlığın ölçüsü nedir

Dinin emir ve nehiylerini hayatında uygulayan Müslümanlar dindardır. Ben Müslüman’ım deyip de Allah’ın emir ve nehiylerini dikkate almayan Müslümanlar da imanlı lakin amelsiz Müslümanlardır. Amelsizlik insanı dinsizliğe sevk eder. Şunu da dikkate almak lazım: Amelin imandan cüz olduğunu kabul eden mezhepler var. Kur’an-ı Kerim’de iman ile amelin birlikte zikredildiği ayetlerin sayısı hayli yüksektir.

Bizler imanımızı salih amellerimizle süsleyelim…