Ramazan ayı gelip geçti; oruç tuttuk, aç kaldık, açlığın ve yemenin, yiyebilmenin, yiyeceklerimizin değerini daha bir derinden anlayıp kavrayabildik mi

Bir kere daha düşünelim bakalım; yediğimiz şeylere bakıyor muyuz, bakabiliyor muyuz ve baktığımızda gerçekten görülmesi gerekenleri görebiliyor muyuz Yani; yediğimiz nimetlerin kadrini ve kıymetini bilebiliyor muyuz Hepsinden daha da önemlisi; onları bize bahşedeni gerçekten biliyor ve O na gereğince şükredebiliyor muyuz

Mesela; bu yediklerimizden küçük bir yumurta üzerinde yemeden önce veya yedikten sonra enine boyuna ve derinliğine hiç düşünüp tefekkür ettik mi Bakmak, düşünmek, anlamak ve idrak edip tefekkür etmek

*

Bir yumurta nasıl paketlenir diye hiç düşündünüz mü

Bugüne kadar düşünmediyseniz; gelin, bugün birlikte düşünelim Bir yumurta hiçbir zaman elimize paketlenip ambalajlanmadan ulaşmaz. Yumurta denen ve yirmi dört saatlik bir üretim faaliyetinin neticesi olan bu leziz nimet, mutfağımıza kadar güvenle ulaşabilmesi için son derece dikkatle planlanmış bir ambalaj içinde bize sunulur. Yumurta kabuğu deyip geçmeyin. Kırıp çöp sepetine attığımız bu mükemmel ambalaj, mimarisi ve estetiğiyle akılları hayrete düşüren bir sağlamlık, pratiklik ve geometri şaheseridir. Yumurtanın sarısı ve akı, tavuk vücudunda ayrı ayrı yerlerde imal edilir. Sonra bu mamul yaklaşık on altı saat süren bir işlemle ambalajlanır.

Yumurtanın şekline bir bakın. Parmaklarınızla iki ucundan ne kadar kuvvetle bastırsanız, kırılmadığını göreceksiniz. Bu sağlamlığın yanında pürüzsüz ve kusursuz bir şekli de vardır. Normalde çok iyi bir kalıba ve tezgaha ihtiyaç duyan böyle bir eser, içinde hiçbir kalıp bulunmayan tavuk vesilesiyle bize sunulmaktadır. Yumurtayı paketlemekle görevli olan bez, tavuğun vücudundaki bütün kalsiyum ve karbonat iyotlarını çekecek şekilde düzenlenmiştir. Öyle ki, tavuğun besininde kalsiyum eksildiği zaman, kabuğun hammaddesi olarak tavuk, kendi kemiklerini kullanır.

*

Öyle bir fabrika düşünün ki, tavuk kanı gibi pek de iştah açıcı olmayan bir maddeden hem yumurta sarısını hem yumurta akını hem de kabuğunu ayrı ayrı çıkarsın ve beş-on santimlik bir üretim şeridi içinde bütün bu işleri tek tek gerçekleştirdikten sonra kan ve dışkı gibi iki pisliğin içinden yumurta gibi tertemiz ve faydalı bir gıda üretsin. Bir şeyden her şeyi yapan bir ilim ve kudretin sahibinden başka bu fiile mührünü basabilecek kim var

Modern teknoloji tavuğun besininden veya kanından yumurta yapabilecek bir fabrikayı kuramadı. Olmaz ya, eğer kurmuş olsaydı bugün bir yumurtayı on beş kuruşa değil, yüzlerce liraya yiyemezdik.

"İnsan yediği şeylere bir baksın." (Kur an; Abese Sûresi, 24)

*

Her yumurta kırışınızda, kabuğu atmadan önce ona uzun uzun bakın... Size bu nimeti böyle mükemmel bir ambalaj içinde göndereni düşünün, O nun adını anın, afiyetle yiyin ve O na şükredin...

Allah cümlemizi yediklerinin kadrini takdir edip anlayan ve şükrünü ona göre eda eden kullarından eylesin Allah daha nice Oruç Ayı Ramazanlara kavuştursun, orucun hikmetini hakkıyla kavramayı nasip etsin, Ramazan Bayramınızı mübarek eylesin