MİLLİ İttifakın dün Ankara Arena’da milletvekili adaylarını tanıtma ve seçim beyannamesini kamuoyu ile paylaşma toplantısı vardı. Her parti adaylarını tanıtıyor, seçim beyannamesini  kamuoyuna açıklıyor denebilir. Sanki rutin bir gündeme sahip gibi görünen Milli İttifakın Ankara toplantısını rutin olmaktan çıkartan yönü Anakara’yı, buradan da dalga dalga Tüm yurdu saran bir heyecan fırtınasının merkezi haline gelmiş olmasıydı. Heyecan boş vaatlere dayanmıyor, ülkede yerleştirilmek istenen kutuplaşmanın yerine kucaklaşmayı esas alan bir toplantı oluşundan ileri geliyordu. Özellikle gençlerin Ankara dışından ve içinden toplantıya katılmak için gelenlere rehberlik etmek için ellerindeki Saadet Bayrakları ile sabahın erken saatlerinden itibaren gelenleri karşılamaları, sabah ezanından itibaren toplantıya gelenleri “Hoşgeldiniz, sefalar getirdiniz” demelerinin, ötesinde gelenlerle aralarında var olan gönül bağının yol açtığı gönülden gönle sevgi akışı insanı duygulandırıyordu. Eğer bir de bizim gibi yaşınız 70’i aşmış ise insan duygularını frenleyemiyor. Kısacası, toplantının yapılacağı salona daha kilometreler varken Milli Görüş erleri heyecan tazeletmiş, salona varıldığı andan itibaren doruğu çıkmış olan heyecan Ammar Acarlıoğlu ve Umut Mürare daha sonrada Hasan Sağındık’ın  salona girişleri ile bir başka boyut kazanıyor, Milli İttifak liderlerinin  gelişleri ile kucaklaşma hasret gidermeye dönüşüyordu.

Çeşitli sebeplerle bu toplantıya katılamamış olanlara heyecanın derecesini ve anlamını insan ifadede zorluk çekiyor ama bir nebze olsun başta iktidar partisi olmak üzere Meclis’te temsil edilen partilerin milyonlar harcayarak gerçekleştiremeyeceği heyecan fırtınasının oluşmasının sebebi özellikle inanmış gençlerimizin davaları için sergiledikleri samimiyet olmuştur.

Sabahın erken saatlerinden itibaren yol boyunca dizilmiş gençlerin ellerindeki bayrakları sürekli dalgalandırmaları, onlarla Milli Görüşçüler arasında yukarıda da ifade ettiğim var olan gönül bağını ateşliyor, karşılıklı işaretleşmeler, selamlaşmalar heyecanın sadece gençlerle sınırlı kalmıyor, bizim gibi yaşını almışları da coşturuyordu. Bu sebeple yol boyuna dizilmiş, uykusuzluğa ve soğuğa rağmen salona gidenleri karşılayan bu gençlerin hepsini alınlarından öpüyorum. Bana gençlik yıllarımı, Milli Görüş hareketinin ilk dönemini hatırlattılar. Bu heyecan geleceğe olan güvenimizi daha da artırdı. Bununda ötesinde Rahmetli Erbakan Hocamın ifadesiyle inanmış insanların sahip olduğu gücün hiçbir maddi değer ile ölçülmeyeceğini dosta düşmana gösterdi.

Toplantının ardından yurdun dört bir köşesine dağılacak olan Milli Görüşçülerin aynı heyecan fırtınasını gittikleri yerlere taşıyacaklarına inanıyorum. Özellikle bu seçim kampanyasının sloganı olarak belirlenmiş olan “Kendine gel, Saadet’e gel” çağrısını herkese ileteceklerdir. Kamplaşmanın esaretinden kurtuluşun yolu sanıyorum insanımızın kendine gelmesinden, sonrada Saadet’e Milli Görüşe yeniden dönmesinden geçiyor. Milli İttifak topluma Meclis’teki partilere mahkum olunmadığını, huzura, refah ve saadete ulaştıracak alternatife sahip olduğunu göstermiştir. Proje partilerinden ve Batı taklitçiliğinden öteye geçmeyen ve sadece bir vaat yarışı haline dönüştürülen kısır çekişmelerden kurtuluşun yolu Milli Görüş ve Milli İttifak olarak görülüyor. Bu  görüntüye katkı sağlayan herkese teşekkür ediyorum. Karamsarlığın yerini iyimserliğin alması kurtuluşa giden yolun açılması demektir.