Yıllardır yıkıcı iç savaşın ve krizlerin gölgesinde hayatta kalma mücadelesi veren Suriye'den gelen son ekonomik veriler, uluslararası çevreleri bile şaşırttı. Ron van Rooden liderliğindeki IMF heyetinin 19-23 Temmuz tarihlerinde Şam'da gerçekleştirdiği temasların ardından paylaşılan rapor, ülkede tahtaların yerinden oynamaya başladığını gözler önüne serdi.
Şam'da kilit temaslar ve gelen rapor
IMF heyetinin Şam ziyareti sırasında Suriye'nin ekonomik koşulları etraflıca masaya yatırıldı. Yapılan değerlendirmelerde tarım, hidrokarbon üretimi, elektrik arzı, ticaret ve hizmet sektörlerindeki canlanma açıkça vurgulandı.
Özellikle ülkeye geri dönen yaklaşık 1,5 milyon mültecinin yarattığı hareketlilik, artan ziyaretçi sayısı ve kamu harcamaları toparlanmanın ana motoru oldu. 2025 yılında rejim değişikliğinin ardından tüketici ve yatırımcı güvenindeki artışın yanı sıra ülkenin bölgesel ve küresel ekonomiye kademeli entegrasyonu da sürece omuz verdi. Tarımı olumsuz etkileyen şiddetli kuraklığın ardından artan yağışlar sayesinde tarım sektörünün güçlü bir dönüş yaptığı kaydedildi.
Çift haneli büyüme bekleniyor ama tehlike bitmedi
Tüm bu gelişmeler ışığında Suriye ekonomisinin 2026 yılında çift haneli büyüme kaydetmesi, 2027'de de bu güçlü seyrini sürdürmesi öngörülüyor.
Ancak madalyonun diğer yüzündeki tablo o kadar da parlak değil. Büyüme hız kazansa da yoksulluk ülke genelinde yaygınlığını korumaya devam ediyor. Dahası, ekonomik büyüme bölgeler arasında son derece dengesiz bir dağılım sergiliyor. Enflasyon cephesinde ise 2025'te düşük çift haneli seviyelere gerileyen oranların, 2026'da artan iç talep ve yükselen ithalat fiyatları nedeniyle yeniden hızlandığı, 2027'de ise sağlam politikalarla birlikte yavaşlayacağı öngörülüyor.
Bankacılık sistemi alarm veriyor
Merkezi hükümet bütçesinin 2025 yılını küçük bir bütçe fazlasıyla kapattığı ve mali performansın belirgin şekilde iyileştiği belirtilirken, para politikasının önünde hâlâ büyük engeller var.
Mevcut para politikasının, işlevsiz durumdaki bankacılık sistemi ve eksik politika araçları yüzünden ciddi biçimde kısıtlandığı net bir şekilde ifade edildi. Uzmanlar, bankacılık sektörünün acilen ıslah edilmesi ve yeniden yapılandırılması gerektiğinin altını çiziyor.




