Malum birkaç hafta sonra okulların açılmasıyla yeni
öğrenim dönemi açılmış olacak. Şahsımın çok sevindiği bir uygulama olarak İmam-
Hatip okullarına olan ilgi ve serbestlikle alakalı yine de birkaç cümle olsun
yazmak isterim..
İmam Hatip öğreniminin yeni dönemdeki serbestliği
demişken aklıma hemen türban serbestliği geldi. Yanlış anlatılmış olamaz ama
yine de birkaç notla buraya da değinmek lazım gerekir sonra konuyu İmam
Hatip lilikle bağlarız. Türban serbestliği demek okulların kapılarından geri
dönmemek demektir. Yani türbanı-başörtüsünü modern çağın yeniliklerine göre
kuşanmak değil!
Son yıllarda okullara türbanlı girmenin zorunluluğu olan
türbansızlıkla envai çeşit şekiller türemeye başlamıştı hatırlarsınız. Bu kez
bu örnekle yola çıkarak İmam Hatip li olma serbestliğini başka serbestliklere
ulaşmamasına olacak uyarılarımız.
Dostlar ve özellikle İmam Hatip öğrenimi gören ve
görecek tüm kardeşlerim, İmam -Hatip li olmak başka bir eylemdir.Herkesin
olmadığı zamanda var olma eylemidir. Yıkıntıların ve enkazların bırakıldığı
bir zamanda,o enkazın içerisindeki kalbin sesini duymaktır. Kur an ile sadece
okul içerisinde birkaç ders değil; hayatın bütün ders saatlerinde birlikte
olmaktır. İmam Hatip bir okuldur ancak, onu diğer okullardan ayıran bir
özellik ise mezuniyetin sadece bir diploma ile olmamasıdır. Her okul gibi bir
diploma sahibi olunur ama vücudun her zerresine sirayet etmiş nur
pırıltılarıyla bir mezuniyet gerektirir İmam Hatip eğitimi İlk dersidir
Hakk ın her zaman batıla galip gelmesi ve geleceği. Oraya adım atıldığı ilk
günden başlar Sümeyye lik, Habbab lık, Aişe lik, İbrahim lik..Her okulun
bahçesinde olduğu gibi İmam Hatip okullarının da bahçesinde top oynanır ancak
bu mutluluğu Filistin okullarında eğitim gören çocuklarında yaşaması için bir
ideal taşır İmam Hatip li Yaşar, yaşatır Duyar, duyurur Bilir, bildirir
En modern gereksinimleri bir cebinde, diğer cebinde Fatih lik, Alparslan lık,
Yavuz luk taşır Her dem farklıdır sadece an lık değil Bütün dünyanın
bataklığa sürüklendiği bir zamanda ve zeminde o bir daldan (Kur an) tutunmuş ve
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak! diyendir
Bazen bedel ödeyendir, cenneti satın almak için Önde
olan, önder olandır Kıyamdır o kişi, elinde klasörü, sırtında çantasıyla
okuluna gidip gelen bir öğrenci değildir Ezberlediği hadislerle dünyaya
Muhammedi bir duruş sergileyendir Tutunduğu dalların her birinin Allah a bağlı
olduğunu bilip öyle yürüyendir Teneffüs arasında okul koridorlarında ezan
sesini duyandır Mezuniyeti sonrası fakültesinin yolunu tuttuğunda idealleri
uğruna fedakarlık ederek, gittiği fakültenin sıralarını birer gül bahçesine
çevirendir..
Davasını kalbinde İslam bilip yürüyen ve yürüyecek olan
İmam Hatiplilere selam olsun Bir zamanlar vardı, bir okul önünde
cuntacıların copları ve kalkanlarıyla kırılamayan İmam Hatip davasının
sahipleri Ve o sancak bugün sizlerin ellerinde Emanete birer Fatih edasıyla
daha yükseğe taşıyacağınız temennisi var içlerimizde Ve bir gün bu dünya gül
bahçesine dönecek.. der bir şair sizler bu bahçenin bahçıvanları olmalı ve
olacaksınız bi-iznillah!
Kulakların aşina olduğu birkaç cümle ile bitirmek
gerekirse
Bundan sonra öfke bize, uysallık sana. Güceniklik bize
gönül almak sana. Suçlamak bize, katlanmak sana. Acizlik bize hoşgörmek sana,
anlaşmazlıklar bize, adalet sana, haksızlık bize, bağışlamak sana. sabretmesini
bil, vaktinden önce çiçek açmaz. Şunu da unutma ve insanı yaşat ki devlet yaşasın.
işin ağır, işin çetin, gücün kıla bağlı. Allah yardımcın olsun
Selam ve daim muhabbetle