Küresel enerji koridorunun kalbi sayılan Hürmüz Boğazı'nda sular durulmak bilmezken, tüm dünyanın nefesini tutarak izlediği barış müzakerelerine bir kez daha bomba düştü. Sınır hatlarındaki tansiyonun bir türlü düşürülememesi, akaryakıt fiyatlarından enflasyona kadar her kalemi doğrudan etkilediği için vatandaşı derinden tedirgin ediyor. Hafta başında Trump'ın olumlu mesajlarıyla rahat nefes alan piyasalarda beklenen olmadı ve yeraltından yükselen alevler küresel piyasalarda hesapları bir kez daha altüst etti.
CENTCOM Operasyonu ve Fiyatlardaki Sert Dönüş
Pazartesi günü yüzde 7'den fazla gerileyerek piyasaya nefes aldıran küresel gösterge Brent petrol, bölgeden gelen patlama haberleriyle yönünü yukarı çevirdi. ABD ham petrolü (WTI) 92 dolar civarında dengelenmeye çalışırken, Brent petrol 98 dolar eşiğini aşarak yeniden kritik seviyelere ulaştı.
Amerika Birleşik Devletleri Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran medyasının boğaz çevresinde patlamalar yaşandığını bildirmesinin ardından operasyonun detaylarını paylaştı. Yapılan resmi açıklamada, ABD güçlerinin füze fırlatma noktalarını ve mayın döşemeye çalışan tekneleri vurduğu kaydedildi. Operasyonların tamamen "savunma amaçlı" yürütüldüğü ifade edildi.
Masada Kritik Pürüz: Boğazın Kontrolü Kimde Olacak?
Diplomasi trafiği ise tüm bu sıcak çatışma gölgesinde zorlukla ilerliyor. Hindistan'da gazetecilerin sorularını yanıtlayan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, tarafların ilk taslak metin üzerindeki ifadeleri müzakere etmeye devam ettiğini aktardı. Görüşmelerin "birkaç gün daha" süreceğini dile getiren Rubio, umutların tamamen tükenmediğini işaret etti. İki ülke arasında yürütülen temaslarda; ateşkesin yaklaşık iki ay uzatılması, Washington’un deniz ablukasını kaldırması ve Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden trafiğe açması ele alınıyor.
Fakat tarafların uzlaşamadığı çok büyük bir kırmızı çizgi bulunuyor. Tahran yönetiminin boğazdaki deniz trafiğini tek taraflı kontrol etme talebi, batılı güçlerin tepkisini çekiyor. ABD, Arap ülkeleri ve Avrupa kanadı bu şartın kesinlikle kabul edilemez olduğunu savunuyor. Kafaların karışık olduğu masada bir diğer düğüm ise nükleer program olarak öne çıkıyor. ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın zenginleştirilmiş uranyumunun kendi topraklarında imha edilmesi gerektiğini, gerekirse bu materyalin ABD’ye de teslim edilebileceğini vurguladı. Washington, Tahran’ın nükleer silah geliştirmek istediğini savunarak bu durumu İsrail ile yaşanan çatışmanın temel nedenlerinden biri olarak gösteriyor.
Mayıs Ayında Kayıp Beklentisi
Mart ve nisan aylarında tarihi zirvelerini gören petrol piyasasında, mayıs ayı da dalgalı seyrin kurbanı olmak üzere. Kırılgan ateşkes senaryoları ve boğazın açılmasına yönelik yoğun çabalar, küresel stoklardaki hızlı azalış sinyallerini baskılamaya yetti. Sektör temsilcileri, enerji hatlarındaki bu güvensizlik ortamı sürdüğü müddetçe piyasalarda tansiyonun düşmeyeceğine dikkat çekiyor.
Washington ve Tahran hattından gelecek resmi açıklamalar ile Doha'daki barış masasında pürüzlerin aşılıp aşılamayacağı bekleniyor.




