Bismillahirrahmanirrahim

TÜRKİYE iki haftadır “İslam’ın güncellenmesi” iddiasını tartışıyor. İddia sahibi, Nurettin Yıldız Hocanın medyaya yansıyan bazı iddialarına atıfla, “İslam’ın güncellenmesi gerektiğini bilmeyecek kadar da cahil bunlar” suçlamasını yapıyor ve ekliyordu: “Bu asırda yaşamıyorlar.”

İddiacı, tepkiler üzerine “geri adım atsa da” konu gündeme oturmuştu bir kere. Bilen de konuşuyordu bilmeyen de. Aslında konu üzerinde yazı yazmak istemiyordum ama İhsan Şenocak ve Nurettin Yıldız Hocalara uygulanan linç kampanyası karşısında susmamalı; bildiklerimi hatırlatmalıydım.

Nurettin Yıldız Hocayla ilgili medyaya yansıyan sözlerin 4-7 yıl öncesine ait olduğu ortaya çıkarıldı. İşin “kurgu” ve “itibarsızlaştırma” yönü olduğu açık. Nurettin Yıldız Hocayı diline dolayanlar, İslam’a soğuk bakmasıyla tanınan medya kuruluşları! Mehmet Şevket Eygi geçtiğimiz cumartesi günkü “Dönme Medyadan” başlıklı yazısında, bu medya kuruluşunun gündemde tuttuğu konuları yazdı. Hepsi, “Bunlar Müslüman bir ülkede mi oluyor; yoksa bir İskandinav ülkesinde mi?” dedirtecek cinsten. Hangi zihniyetle mücadele edileceğini ne zaman öğreneceğiz?

Konunun uzmanları, “İslam’ın her çağa hitap edecek kadar ileri ve yeni olduğunu” söyleyerek; “İnsanların kendilerini İslam’a göre güncellemeleri gerektiğini” açıkladılar. Siyer Vakfı kurucusu, ilahiyatçı yazar Muhammet Emin Yıldırım güncellemeye sosyal ağlarda tepki gösterdi: “İslam, zaman ilerledikçe gençleşen ilahi sistemin adıdır. Evrensel olan bir dinin güncellenmeye ihtiyacı yoktur. Tecdid / yenilik dinde değil; muhataplarının zihinlerinde, hatiplerin dillerinde olur.”

SAĞLAM AKİDE GEREKLİ

ASRIN Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan sağlam bir akideye sahipti. Netameli politik bir ortamda farklı fikir akımlarıyla mücadele etmesine rağmen akidesinden hiç taviz vermezdi: “İslam bize ve zamana uymaya mecbur değildir. Ama herkes ve her zaman İslam’a uymak mecburiyetindedir.”

Türkiye, İslam akidesi konusunda hassas olmayı Asrın Lideri’nden öğrendi: “İslam dini Allah yapısıdır. Bunun için mükemmeldir ve tastamamdır. Hâşâ, zerre kadar noksanı, fazlası ve hatası bulunmamaktadır. Ona bir şey katılamaz ve ondan bir şey çıkarılamaz. Baştan sona Hak’tır, hayırdır ve herkes için ve her yerde lazımdır. Çünkü İslam, dünya ve ahiret saadetinin tek ilacıdır.” (Davam, MGV Yy. Sh. 41).

Erbakan Hoca, tavizsiz akidesiyle Ilımlı İslam, Dinlerarası Diyolog, Light İslam, çağdaşlık kılıfına bürünmüş kavramlar ve FETÖ yapılanmasına karşı sapasağlam durdu. Davasını ve mensuplarını böylesi fikir kirliliklerinden uzak tuttu. Onlara zerrece aldanmadı.

Erbakan Hoca, kararlı duruşuyla dinin insanlar için vazgeçilmezliğini ispatladı: “Din fıtridir ve zaruridir. Saadetin kaçınılmaz bir parçasıdır. Zaten İslam’da, ilim dinin bir parçasıdır. Dolayısıyla bu yanılgıdan kurtulmak mecburiyetindeyiz. İnsanlık tarihine baktığımız zaman ne görüyoruz? Peygamberler insanlara en büyük devrimleri göstermişlerdir.” (A.g.e. Sh. 46).

Erbakan Hoca, araştırmaları sonucunda şu yargıya varır: “İslam dışında hiçbir sistem hak ve hakikat kaynağı olamaz.” (A.g.e. Sh. 71).

KURGULARA ALDANMAYIN

İYİ niyetli olmadığı anlaşılan bir zihniyetin kurgularına kapılarak, seneler önce söylendiği iddia edilen sözler üzerinden Nurettin Yıldız Hocanın üzerine gidilmiştir. Ilımlı İslam, Dinlerarası Diyalog savunucusu, Kelime-i Tevhit’in 2. kısmını yok sayan, Cebrail’i dinlemeyeceğini söyleyen, tesettür gibi muhkem bir farzı “füruat” olarak gören FETÖ üzerine bile 17-25 Aralık öncesine kadar üst düzey yöneticilerce böylesine gidilmemişti. İslami aile kurumunu yıkmaya çalışan kadın programlarının ve din adına kadını soyan(!) sözde hocanın da. Nurettin Hoca’nın suçu(!) onlardan da mı büyük?

Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Prof. Dr. Zekeriya Güler açıkladı: “Nurettin Yıldız’ın sözleri medya tarafından cımbızla çekilerek çarpıtılmıştır.” Müslümanlara Basralı alim Muhammed ibni Sirin’in sözünü hatırlattı: “Kardeşinin kötülüklerini ortaya döküp de onun iyilik ve güzelliklerini görmezsen, ona zulmetmiş olursun.”

İslam’da insanın değeri Hak ve hakikate nisbetiyle ölçülür. İnsanlar hata yapabilir. Ama linç mantığını işletmek insafsızlıktır. DİB’e güveniyoruz. Nurettin Yıldız Hocanın yanlışları varsa, Din İşleri Yüksek Kurulu’nca incelensin; hem hoca, hem de halk uyarılsın! Linç mantığı bu ülkeye yakışmıyor.

İnsan kolay yetişmiyor; kolay da harcanmamalı. Nurettin Yıldız, İhsan Şenocak ölçüsünde hayatını İslam’ın öğretilmesi ve yaşanmasına adamış kaç “hoca” sayarsınız Türkiye’de? Lütfen, ne yaptığımızı bilelim. Bize, dünya ve ahiret saadetinin yollarını öğreten hocalarımıza sahip çıkmanın görevimiz olduğunu unutmayalım.