AB ülkelerinin liderlerinin oluşturduğu Avrupa
Konseyi nin Başkanı Donald Tusk a ait başlığa aldığım cümlenin aslı aynen,
Benim için hiçbir 3. ülke, bir AB ülkesi kadar önemli olamaz , böyle. AB
ülkelerinin Türkiye yi istemediklerini göstermek için daha ne söylemeleri
bekleniyor, bu ülkeyi 13 yıldır ısrarlı bir şekilde AB ye sokmak için
çırpınanlar millete açıklamalıdırlar.
Konuyu biraz daha açalım. Donald Tusk Türkiye den önce
Güney Kıbrıs ı ziyaret etti. Ziyaretin arkasından düzenlenen ortak basın
toplantısında Rum lider, Kıbrıs ın (Rum Yönetimi nin) tanınmaması halinde
Türkiye ye yönelik blokajın kalkmayacağını açıklarken Avrupa Konseyi Başkanı
Tusk da ona destek çıkıyor. Tusk ayrıca, Türkiye nin Almanya ve Hollanda ile
hazırladığı teklifin dengeli hale getirilmesi gerektiğini söyleyerek,
Kıbrıs ın (Güney Kıbrıs) diğer tüm AB üyesi ülkeler kadar önemli olduğunu
özellikle vurguluyor. Bu arada ortak basın toplantısında Kıbrıs Rum Yönetimi
lideri Anastasiadis de Türkiye nin Ankara protokolü ve Müzakere Çerçeve
Belgesi nde tanımlanan yükümlülerini yerine getirerek limanlarını Kıbrıs Rum
Cumhuriyeti gemilerine açması gerektiğini söylüyor. Bunun bir başka anlamı ise
Anastasiadis öncelikli olarak Kıbrıs Rum Yönetimi ni Kıbrıs Cumhuriyeti olarak
tanıması gerektiğini söylüyor.
Tusk, Kıbrıs Rum Kesimi ni ziyaretinin ardından
düzenlenen ortak basın toplantısında düşüncelerini net bir şekilde dile
getirdikten sonra Ankara ya uçuyor ve Ankara da Başbakan Davutoğu ile ortak bir
basın toplantısı yapıyorlar. Basın toplantısında Başbakan Davutoğlu terörün
bütün dünya için tehdit olduğunu vurgulayarak, Türkiye ve AB nin bu büyük
tehlike karşısında ortak bir duruş sergilediklerini söylüyor. AB ile Türkiye
ortak tavır sergiliyorlarsa terör konusunda yeni ne gibi adımlar atıyorlar diye
sormayın. AB ülkeleri sadece bir takım mesajlarla, Sizinle birlikteyiz
demenin ötesinde bir adım atmıyorlar. Kaldı ki, Tusk un Kıbrıs Rum Kesimi nin
ardından Türkiye yi ziyaret etmesinin konusu terör konusunda ortak bir hareket
tarzı belirlemek de değil. Tusk un Lefkoşe nin ardından Türkiye ziyaretinin
Rumlarla Türkiye arasındaki görüş ayrılığını gidermekle ilgili. Öte yandan
Türkiye nin sunduğu önerinin tüm AB üyelerince kabul görmesi için daha
dengeli hale getirilmesi gerektiğini Davutoğlu na ilettiği de medyaya yanıysan
haberlerden anlaşılıyor. Bu arada AB ile Türkiye arasında hazırlanan mülteci
anlaşmasına sadece Güney Kıbrıs Rum Yönetimi değil Macaristan, Fransa, İtalya
ve Avusturya da tepki koyarak Türkiye nin önerisinin değişmesi gerektiğini
ileri sürüyorlar. Gelinen noktada görünen o ki, mülteci sorunu çerçevesinde bir
anlaşma sağlamaya çalışılırken, bunun yanında AB üyeliği yolunda bir takım yeni
kazanımlar elde etmek isteyen Türkiye ye karşı AB ülkeleri için ciddi bir
direniş ortaya çıkmaktadır. Özelikle de Kıbrıs Rumlarının Türkiye nin
karşısında AB üyeliğine yönelik veto haklarını bir silah gibi kullanmayı
sürdürecekleri de bu vesileyle bir kez daha görülmüş oldu. Kaldı ki, Kıbrıs
Rumlarını Türkiye ye tercih ettiklerini her fırsatta gösteren AB ülkelerinin bu
desteğini Rumların kullanmalarını yadırgamamak gerekir. Tusk un ofisinde bugün
ve yarın gerçekleşecek olan Türkiye-AB zirvesi öncesi yeni bir görüşülecek
konular listesi hazırlandığı ve bu listenin Türkiye ziyareti öncesi basına
sızdırılması da ayrıca dikkat çekicidir. ABD merkezli bir gazetede yer alan
haberde bu belgede Türkiye nin AB üyeliğinin hızlandırılması ve vize
muafiyetinin verilmesi maddelerine yer verilmediği ileri sürülüyor ki bu da AB
ile yürütülecek görüşmelerin bir miktar para ödenmesi ile sınırlı kalacağını
gösteriyor. Bu gelişmeler karşısında AB kapısından ayrılmak istemeyenlerin
tutumunu izah mümkün olabilir mi