Zorluk olur yokluk olur… Duman olur, güneş olur, ama mutlaka vicdan olmalı, adaletten vazgeçilmemelidir.

Ara dönemler, normal dönemler… Darbe dönemleri, darbeye alıştırma süreçleri… Adına ne derseniz deyin, uygulamalarda adalet yoksa hakkaniyet yoksa liyakat yoksa orada çürümüşlük ve kokuşmuşluk diz boyudur.

Kokular ilk anda dışarıya çıkmaz… Sonrası, orada durulmaz.

Kendimizce haklı sebeplerimiz, dayanaklarımız olabilir. Ne yapalım, bu Amerikacılar, ülkeyi kaosa sürüklemek için ellerinden geleni yaptılar. Huzursuzluğu çoğalttılar, sokakları teşvişe boğdular. Oraya buraya saklandılar, kadrolaştılar, sonra da, seçilmedikleri halde… Milletten ruhsat

almadıkları halde, ülke yönetiminde söz sahibi olmak istediler.

Baktılar ki, iktidarları devriliyor, silaha sarıldılar, insanlarımızı öldürdüler.

Söylenenler doğrudur. Ara süreçler yaşadığımız, zor tünellerden geçtiğimiz, içerden ve dışarıdan okların bize yöneltildiği aşikârdır.

Bütün bunlara rağmen, adaletten, hukuktan, insani vicdandan uzak durulamaz.

Bir iktidarı, bir insanı… Bir lideri, yarınlarda rahmetle yâd edecek hâl, buradan, bu uygulamalardan kaynaklanır.

Paranız olabilir… Pulunuz çokçadır. Ahvaliniz mutlu resimler içerebilir… Ancak, hayatınızda adalete dayanan bir düzeniniz yoksa adaletten, hukuktan, insani… Yani İslami değerlerden bezeli bir iddianız yoksa sizin duruşunuzun anlamı yoktur.

Yaratılış gayesine de hizmet ettiğiniz söylenemez.

Adalet mahkemelerden ibaret değildir… Adalet, adliyelerde görücüye çıkmaz, orda dağıtılmaz sadece.

Adalet, insan ilişkilerini belirler. İktisadi paylaşımı tanzim eder. Güçsüzün güçlü karşısında insani duruşuna hizmet eder.

Sesi çıkmayanın da sesinin var oluşuna destek verir, kendini ifadeye zemin hazırlar.

Bu bağlamda, AK Parti iktidarının mutlaka adaleti elden bırakmaması, vicdanı öne çıkarması… Kendine oy versin vermesin… Kendi gibi düşünsün düşünmesin, herkesi öncelikle insan olduğu için aynı gözle bakması elzemdir.

Yarın bir gün derin yaraların açılmaması için, şimdiden, adım atılan her alanı, adaletin, hukukun, yani İslami değerlerin boyasıyla boyaması gereklidir.

Referandum atışmasına doğru yürürken… Hepimizin vicdanı diri tutmamız icap ediyor.

Alışkanlık olmuş, gücü elinde tutanların fırçaları tesirli olduğundan, dilediklerine çarpı koymakta, siyah mürekkeple boyamakta pek becerikliler.

Hâlbuki sevmediklerimize, nefret beslediklerimize dahi makul davranışı elden bırakmamız karakterimiz olmalıdır.

Dünyanın ve insanlığın muhtaç olduğu güç, adalettir… Adalettir… Adalettir…

Onun içindir ki, İslam nedir diye soran avama, âlimlerin cevabı, adalet olmuştur.

Kendisi için istediğini, başkası için de isteyen insanın adıdır, Müslüman… Daha iyi bir dünyada yaşamak için, ırk, renk, sınıf farkına takılmadan, insana insan gözüyle bakabilen bir medeniyet inşa etmek için, İslam’ın adalet inancına ihtiyaç var… İslam’ın evrensel İslami değerlerine… Yani

adalete…

Zira her şeyin başı da, sonu da adalettir.