Eşkıyalıktan evliyalığa geçenler var.
Kölelikten sultanlığa geçen kölemenleri biliriz.
Sultanlıktan köleliğe geçen Dara’yı gördü insanlık.
Zenginken fakir, fakirken zengin olanları görüp dururuz.
Yaptırdığı hapishaneye girenleri biliriz.
Melek gibi insanın nasıl şeytanlaştığını, şeytan gibilerin nasıl melekleştiğini gördük.
Hazreti Hamza’yı öldüren Vahşi’nin Ashab-ı Kiram arasına girdiğini ve rahmetle anılmaya devam ettiğini biliyoruz.
Bu da gösteriyor ki her insan birçok şey olma kabiliyetini bünyesinde taşıyor.
Ortamda, eşkıyalık havası esiyorsa eşkıyalık damarımız öne çıkıyor, evliyalık havası esiyorsa evliyalık damarımız öne çıkıyor.
Sevgili Peygamberimiz, arkadaşlarından birine: “Neyin oldu ” der.
Adam: “Oğlum veya kızım olacak.”
Peygamberimiz: “Kime benzeyecek ”
Adam: “Annesine veya babasına benzeyecek.”
Peygamberimiz: “Öyle söyleme, nutfe ana rahmine yerleşince, Allah, onunla Hz. Adem arasındaki bütün soy kütüğünü onda hazır bulundurur” dedikten sonra “İnfitar” suresinin sekizinci ayetini okudu: “(O Allah ) dilediği şekilde seni birleştirdi” (Taberi, Camiul beyan 30/87, Taberani, Kebir, hadis no: 4624).
Bu hadisi bize nakleden Mutahher b. Heysem zayıf bir ravi imiş. Ancak aynı manayı ifade eden: “... Allah, Adem’den beri bütün ırkları o ana rahmindeki nutfede bir araya toplar” hadisinin ravilerinin hepsi sağlam adamlar (Taberani, Kebir 19/290 hadis: 644, Beyhaki, el-esma s: 387, Heysemi, Mecma’ 7/134).
Buhari’nin Sahih’inde K. Talakında (Tecridi sarih tercemesi) Diyanet Yayınları 11/366’da Ebu Hureyre’nin rivayet ettiği bir hadiste: Bir adam, Allah Resulüne gelerek: “Ya Resulûllah siyah bir çocuğum oldu” der.
Resulûllah: “Senin develerin var mı ”
Bedevi: “Evet var.”
Resulûllah: “Develerinin renkleri nasıl ”
Bedevi: “Kırmızı.”
Resulûllah: “Boz renklisi de var mı ”
Bedevi: “Evet var.”
Resulûllah: “Boz renk nereden oldu ”
Bedevi: “Damar çekmiş olabilir.”
Resulûllah: “Senin oğlunda da damar çekmiş olabilir” dedi (Ebu Davud. Talak bab 28, Hadis: 2260, Müslim, Lian.1500).
Rabbimizin: “Yemin olsun ki, biz, insanı süzülmüş bir çamurdan yarattık. Sonra onu, sağlam bir yerde nutfe yaptık” (Müminun Suresi, ayet: 12–13). “Yarattığı her şeyi güzel yapan ve insanı yaratmaya çamurdan başlayandır. Sonra, onun soyunu, bayağı bir sudan yarattı” (Secde Suresi, ayet: 7) ayetlerinden, Sevgili Peygamberimizin bu iki hadisinden anlıyoruz ki hazreti Adem’den bu yana gelip geçen her insanın özelliklerini taşıyoruz ama farkında olmadan göçüp gidiyoruz.
Onun için her çocuk dünyanın en değerli madenlerinden daha değerlidir. Keşfedilmeyi bekliyor. Özürlü doğanlarımızın da kendine özel özellikleri vardır ve onların ortaya çıkması için ortam hazırlanması gerekir.