ÖNCE /8sutun.com/ internet sitesinde yayınlanan aşağıdaki haberi birlikte okuyalım:
Hrant Dink İçin Batman da Yâsin Okutuldu
Batman da, Dinler arasındaki hoşgörü ortamına katkı sunan Seyid Bilal Vakfı, öldürülen Gazeteci-Yazar Hrant Dink için Yâsin okuttu. Vakıf 2 nci Başkanı Emin Bulut, "Yıllar öncesinden Dink in atalarının geçtiği bu topraklarda, her kesimle içiçe yaşadık. Dink, bizim için bir değerdi. Öldürülmesi bizi derinden üzdü. Ona içimizden gelen duygularla Yasin okuduk" dedi.
Merkezi Batman da bulunan Seyid Bilal Vakfı, öldürülen Hrant Dink için vakıf merkezinde Yâsin okudu. Dink için okutulan Yasin i yaklaşık 30 Vakıf üyesi dinledi. Vakıf İkinci Başkanı Emin Bulut, dinler arasındaki hoşgörü, sevgi ve barışı her platformda dile getirdiklerini söyledi. 1950 li yıllarda Beşiri İlçesi ne bağlı Yenipınar Köyü nde yaşayan Hrant Dink in yakınlarının halen bölgede bulunduğunu anlatan Emin Bulut, şöyle konuştu:
"Bizler vakıf olarak din, dil, ırk ve mezhep gözetmeksizin hoşgörünün temsilcisiyiz. Üç semavi dinin atası olan Hz. İbrahim in soyundan geliyoruz. Yıllarca bu coğrafyadaki diğer inançların mensuplarıyla bir arada yaşadık. Et ve tırnak gibi iç içeyiz. Yezidi, Süryani, Ermeni ve Keldaniler de bizim parçamız gibiydi. Hrant ın öldürülmesi bizi de üzmüştür. İçimizden Hrant a Yasin okumak geldi. Ruhu şad olsun, mekanı cennet olsun."
Bu habere İbrahim K. isimli bir okuyucu şu yorumu göndermiş, onu da okuyalım:
İbrahim K.
Hrant Dink dürüst, kaliteli bir yazar olabilir. Ama bazı iyi sıfatlar onu Müslüman yapmaz. İşin cılkını çıkardılar.Bazı Müslümanlar birbirlerine olmadıkları kadar gayrimüslimlere merhametliler. Kantarın topuzu iyice kaçtı. Allah ın Kur ân da kâfirlere verdiği sıfatlar belli. Siz diyalogçular Allah tan daha mı merhametlisiniz Allah a yalan isnad edenlerin insanların en zalimi oldukları kesin bir biçimde Kur ân da belirtiliyor. Allah tan korkun.
İşte size bir haber ve bir okuyucu yorumu... Aslında bunlara bir ilâve yapmak gerekmez ama hayli üzüldüğüm için ben de birkaç satır yazmak istiyorum...Bakınız "Dinlerarası Diyalog ve Hoşgörü" derken nerelere geldik. Bu işin sonu nereye gidecektir
Hrant Dink in öldürülmesi hepimizi üzdü ve sarstı. Ülkemizde böyle bir şey olmasını istemezdik. Lâkin dinî bakımdan bazı gerçekleri de gözardı etmemeliyiz. Bu gerçekler nelerdir Açık ve seçik yazıyorum:
(1) Bir gayr-i müslim için Yâsin veya melvit okunmaz. Çünkü: Gayr-i müslim İslâm ı hak din olarak kabul etmez...Peygamber Efendimizi hak peygamber olarak kabul etmez...Kur ân-ı Kerîm i hak kitap olarak kabul etmez...Bunları hak olarak kabul etmiş olsaydı, gayr-i müslim olmayacak, müslim ve mü min olacaktı.
(2) Bir Hıristiyan kilisesinde bir Müslümana dua edilmesine şaşılmaz ama Müslümanların bir Hıristiyana Yâsin okutmalarına şaşılır. Çünkü:Müslümanlar Hazret-i İsâ ya inanırlar, Hazret-i Meryem e çok hürmet ederler, ona annemiz derler, Allah ın İncil adıyla kutsal bir kitap göndermiş olduğuna iman ederler. Hıristiyanlarda ise, İslâm ın Peygamberi ve Kitabı konusunda böyle bir benimseme, kabul ve iman yoktur.
(3) Dinlerarası Diyalog doktrini/ideolojisi İslâm ın "usûlüne" zıttır. Kur ân "İbrahim Yahudi ve Nasranî değildi, o hanif ve müslimdi" buyuruyor. Diyalogçular "Üç ibrahimî din" diyorlar. Kur ân "Allah katında (tek hak) din İslâm dır" diyor; onlar üç semavî ve ibrahimî din edebiyatıyla hak dinlerin sayısını (İslâm ın aleyhinde olarak) üçe çıkartıyorlar.
Habere yorum yapan okuyucunun dediği gibi bazı Diyalogçular işin cılkını ve cıcığını çıkartmışlardır.
Batman daki dernek işi o kadar ileriye götürüyor ki, Şeytan ı kutsal tanıyan kişileri bile Diyalog şemsiyesi altına alıyor.
İslâm dini Hazret-i Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem ile çıkmış bir din değildir. Asıllar, temeller bakımından Hazret-i Âdem den beri sürüp gelen tek hak dindir. Hazret-i Muhammed ile, Şeriat (uygulamaya ait hükümler) sahasında son şeklini almıştır. Allah ın sıfatları konusunda hiçbir değişiklik olmamıştır. Binlerce yıl tevhid inancı esasmış... Hazret-i İsâ dan birkaç yüzyıl sonra ortaya Teslis çıkmış... Böyle bir kopukluk ve değişiklik kabul edilemez.
Şayet Diyalogçuların bazısı "Hem Tevhid haktır, hem de Teslis haktır" inancına sahip iseler, iyi bilsinler ki, dinden çıkmış olurlar. Kur ân, Sünnet ve İcmâ Teslis inancını kesin şekilde reddetmektedir.
Amerikalılarla, Siyonistlerle işbirliği yapan Diyalogçuların (Hepsini kasd etmiyorum, "yapanları" kasd ediyorum) sorumlulukları çok büyüktür. Şaşırttıkları, inançlarını bozdukları, saptırdıkları vatandaşların vebali onların üzerinedir.
Ne günlere kaldık!..
Resmî din otoritelerine soruyorum: Bir gayr-i müslime Yâsin okunur mu
Nasıl cevap verecekler... Yukarıya tükürseler bıyık, aşağıya tükürseler sakal...
Yılanlar ve Deprem
ASIRLARCA uyuyan Çinliler ilim, teknik, sanayi sahalarında hızla ilerliyorlar. Batı medeniyeti dünyayı batırmazsa, 21 inci yüzyılın Çin çağı olması büyük ihtimal dahilindedir.
Biz Türkiyelileri, hele İstanbulluları çok ilgilendirmesi gereken bir haber:
Çin de, depremleri önceden keşf etmek ve tedbir almak için yılanlardan yararlanılıyormuş. Guangxi vilâyetindeki Nanning şehrindeki "Sismik Araştırmalar Merkezi"nde bir yılan çiftliğinde, günün 24 saatinde yılanlar dikkatle gözaltında tutulup inceleniyormuş. Bu sürüngenler, beş gün öncesinden 120 kilometrelik bir uzaklıktaki depremi haber veren hareketler yapıyormuş.Kış ortasında bile yuvalarından dışarı çıkıyorlarmış. Hattâ şiddetli ve büyük depremlerden önce çıkıp kaçarken duvarlara çarpıp eziliyorlarmış.Merkez in Müdürü Jiagn Wiesong China Daily gazetesine bu mealde demeç vermiş...
/C / courrierinternational.com/da okuduğum bu habere uzun bir yorum yapabiliriz. Yıllardan beri İstanbul da büyük bir deprem bekleniyor. Kimileri her an olabilir diyor, kimileri yakınlarda olmaz, yan gelin yatın diyor. Deprem rantı yemek isteyenlerin hepsi ayakta. Birtakım depremciler birbirini suçluyor. Yedi yıl önce alınan ceset torbaları çoktan çürümüştür.
Bizde de, Çin de olduğu gibi depremi önceden haber verecek bir yılan merkezi kurulsa olmaz mı
Böyle bir karar alınsa, bütçeden bu iş için bir fon ayrılsa bu sefer de bu işi kim yapacak meselesi ortaya çıkacak. Depremi haber veren yılan ihalesine fesat karıştırmak isteyecekler. Bu işi bizim yılanlar yapsın...
Deprem konusunda medyada sık sık boy gösteren bir deprem profesörü geçen seçimlerde milletvekilliği adaylığını bile koymuştu. Listesinde yer aldığı parti barajı aşamadığı için Meclis e girememişti.
Şehrin şu bölgesinde deprem şiddetli olacak, binalar yıkılacak veya büyük hasar görecek; filan bölgelerde sarsıntı az hissedilecek, oralardaki binalar ayakta kalacak konusunda da çok dolaplar çevrildi diye duyuyoruz.