Bu hafta nihayet, geçen haftasonu yapılan son OKS sınavının ardından bir akademik yıl boyunca dersliklerde boğulan çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin okullarına veda haftası oldu. Boğulan dedim çünkü gerçekten istisnalar kaideyi bozmaz ama çoğu okullarımızda ne yazık ki sadece zihnen değil bedenen de gelişme çağını okullarında geçiren çocuklarımız bu konuda yeterli sosyal, kültürel ve fiziki tesis şartları taşımayan okul binalarında ergenliklerini geçirmekteler. Ben şahsen, kendi çocukluk ve öğrencilik yıllarımı düşünüyorum da en azından okul dışındaki coğrafi şartlarda hiç olmazsa mahalle dediğimiz yeşil alanlarda çocukluk oyunlarımızı arkadaşlarımızla paylaşacak bol oksijenli geniş sahalar vardı. Şimdi ancak trafiğe açık asfalt yollarda top koşturan çocuklarımız ne yazık ki tüm günlerini geçirdikleri okullarında da ne tenefüste ne de ilgili ders saatinde nefes alabilecek fiziki ortamları bulamamakta ve genç kelimesinin tam karşılığı olan mevcut enerjilerini sonuçta birbirlerine tasallutta harcayarak geleceklerine de yansıyan huzursuz bir dönem geçirmekteler. Evet bu haftayı okullarımızın veda programları ile tamamladık. İşte birkaç örnek:

ŞEFKAT KOLEJİ

Hamiyetsever insanların kurduğu bu okulumuzun yılsonu programını sunarken sevincime sebep olan ve ne zamandır okul mezuniyetlerinde beni rahatsız eden bir hususu cümle protokol ve davetlilerin huzurunda sevinerek hemen ifade ettim: Kep ve cübbe kostümü. Batıdaki papaz okullarının geleneğinden kalma bu kıyafetler ne yazık ki ülkemize de yabancı okulların ve kolejlerin mezuniyet balolarından intikal suretiyle geçmiş ve çoğu muhafazakar okullarımız bile bu tarz kıyafeti çocuklarımıza uygulamakta. Ama Şefkat okulunun o geceki mezun olacak öğrencilerin çok şık tasarımla Anadolu işleme tarzlı tatlı bir renkteki cübbesi ve işlemeli püsküllü fesi gönlümü fethedince bu tasarıma emeği geçen ve vesile olanları dayanamadım, alkışlattım.

GÖKBONCUK ANAOKULU

İsim babası Ahmet Taşgetiren olan Gökboncuk anaokulumuzu geçen hafta kadim dostum İsmail Yeşilbağ ile ziyaret ettik. Başakşehir in bu en aktif çocuk yuvasında adeta birer öz anne gibi dört elle öğrencilere mukayyed öğretmenlerin başta Tuğba Yanmaz ve Kübra Gözsüz ün mesleklerine sevecenliği ilk dikkatimi çeken husustu. Bir diğer daha önemli konu ise öğretmenlerinin bizim hassasiyet gösterdiğimiz değerlerden taviz vermeyen duyarlıkta olmaları idi ki bu da bizim velilerimiz için en öncelikli mevzulardan biri idi. Ayrıca en çok etkinlik yapan okul olma özelliği ile de çocuklarımızda varolan farklı yetenekleri de ortaya çıkaran bu güzel çalışmalarla ayrıca en çok ödül alma payesini de yakalamış. Birinciliklerine; en iyi çocuk tiyatrosu ve başarılarıyla medyada en çok yer alan okul olma özelliklerini eklemiş. Okulun sanat ve medya iletişim danışmanı İsmail Yeşilbağ ile keyifli dakikalar geçirdik bu cici okulda biz de gökboncuk olduk