Şırnak Uludere‘de 35 vatandaşımızın, düzenlenen hava operasyonuyla hayatını kaybetmesi Türkiye‘yi yasa boğarken olayın tam olarak aydınlatılamaması, ve yaşanan istihbarat zafiyeti kafaları karıştırıyor. Genelkurmay, İnsansız Hava Uçakları‘ndan alınan görüntü ve elde edilen istihbarat üzerine operasyonun düzenlendiğini belirtirken, istihbaratın kimden ve ne şekilde geldiği hala belirsizliğini koruyor.

Geçtiğimiz günlerde Hükümet‘in Demokratik Açılım‘da ikinci perde açıklamaları sonrası Şırnak‘ın Uludere ilçesinde önceki gün savaş uçakları ile yapılan hava saldırı sonrası 35 köylünün hayatını kaybetmesi akıllara bir dizi soru işareti getirdi. Olayın perde arkasında nelerin olduğu ise ilerleyen günlerde ortaya çıkacağa benziyor. İstihbarat için İsrail‘den alınan Heronlar ve ABD kontrollü Predatörler‘in sağlamış olduğu bilgiler doğrultusunda gerçekleştirilen bombardıman sonrası Türkiye‘nin stratejik müttefiklerinden aldığı bilgilerin doğruluğu bir kez daha sorgulanmaya başlandı. İHA‘lar ile yapılan saldırı sonucu sivillerin öldürülmesi İHA‘ların istihbaratlarının ne kadar güvenli olduğunu gündeme getirdi. İHA‘ların bir kısmı İsrail‘den alınan Heronlar ve öteki kısmı ise ABD‘nin Türkiye‘ye verdiği Predatörler‘den oluşuyor. Hükümet‘in geçtiğimiz günlerde dile getirdiği Demokratik Açılım‘ın ikinci perdesi sonrası böyle bir olayın meydana gelmesi ise ‘Türkiye‘de Kürt Sorunu‘nu bitmesini istemeyen iç ve dış bağlantılı bir ilişkide göz ardı edilmemeli. İstihbarat‘ın stratejik müttefiklerin İHA‘ları tarafından sağlanmış olması bu noktada dikkat çekiyor. ABD‘nin daha öncede Predatörler ile yanlışlıkla olduğunu açıkladığı ve Pakistan ve Afganistan‘da yaptığı operasyonlar sonrası yine yüzlerce sivil vatandaş ölmüştü. Bu ise yine İHA‘ların güvenli istihbarat konusunda ne kadar güvenilir olduğunu da gözler önüne seriyor.

İkinci perdeye sabotaj mı?

Bir başka iddia ise PKK Elebaşı olan Fehman Hüseyin‘in sınırdan geçecek iddiası. Dün gündeme gelen bu iddia ise Fehman Hüseyin‘in Türkiye‘ye geçeceği MİT‘in PKK içindeki istihbarat elemanı tarafından verildiği şeklinde. Sınırdaki yoğun hareketlilik sonrası MİT‘in Genelkurmay Başkanlığı‘na bölgeye ilişkin bilgi aktardığı ve bilgiler sonrası TSK‘nın da İHA‘ları bölgeye gönderdiği iddia edildi. Sonrasında İHA‘ların yaptığı istihbarat çalışması sonrası bölgedeki hareketlilik tespit edilerek, hava saldırısı için bombardıman emrinin verildiği belirtildi. MİT tarafından verildiği iddia edilen bilgiler ışığında yapılan hava operasyonu sonrası sivil vatandaşların hayatını kaybetmesi bir sabotaj olma ihtimalini de akıllara getirdi.

Akıllara takılan soru işaretleri...

Demokratik açılımın ikince perdesine bir sabotaj mı? Bu saldırı MİT içindeki çekişmeden mi kaynaklandı? Görüntülerde sivil olup olmadığı anlaşılmadı mı? Eğer şüphe varsa o zaman niye karadan operasyon yapılmadı? Bir istihbarat hatası ise o zaman neden hala istihbarat birimleri yenilenmiyor? Stratejik müttefiklerimiz İsrail ve ABD‘den alınan İHA‘lara neden hala güveniliyor? Askeri birimler tarafından köylülerin kaçakçılık yaptığı bilinmesine rağmen nasıl operasyon yapıldı? Bu bir istihbarat zafiyeti mi? 35 vatandaşın hayatını kaybettiği bir olayda hükümet başta olmak üzere devlet görevlileri neden çok yavaş hareket ederek, geçiştirilecek açıklamalarda bulundu? Gözyaşları sel oldu

Savaş uçaklarının terörist zannederek düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden 35 vatandaşın cenazesi gözyaşları arasında defnedildi. Cenazeler için sabah saatlerinde Uludere Merkez Camii‘nde cenaze namazı kılındı. BDP‘nin yönetici kademesinin bulunmadığı cenaze namazını Şırnak İl Müftüsü Abdullah Kaplan kıldırdı. Namaz öncesinde konuşan Kaplan, cenaze yakınlarına sabır tavsiyesinde bulundu. 35 cenaze, kılınan namazın ardından toprağa verilmek üzere Ortasu Köyü‘ne konvoy halinde götürüldü. Yolda ambulanslar ve otomobiller ile uzun konvoy oluşturuldu.

Savcılık soruşturma başlattı

Diyarbakır Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığınca Irak sınırındaki olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Diyarbakır Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı‘ndan alınan bilgiye göre, başsavcılık, Uludere‘de sınıra yakın Irak‘ın kuzeyindeki Sinat-Haftanin bölgesinde meydana gelen olaya ilişkin geniş çaplı soruşturma başlattı. Şırnak Valiliği Kriz Merkezi, ‘‘Irak‘ın ilimiz Uludere ilçesine yakın sınırında gerçekleştirilen hava harekatı sonucunda 35 kişinin hayatını kaybettiğini, 1 kişinin yaralandığını bildirmişti.

Hakkâri‘de kepenkler açılmadı

Şırnak‘ın Uludere ilçesine bağlı Ortasu köyünde 36 kişinin ölmesinin ardından Hakkâri ve ilçelerinde kepenkler açılmadı.  Eczane ve fırınlar dışındaki işyerlerinin kapalı olduğu Hakkâri‘nin bazı mahallelerinde ise işyerlerinin açık olduğu gözlendi.

TSK başsağlığı diledi

Genelkurmay Başkanlığı, sınırındaki bombardımanda yaşamını yitiren 35 kişi için internet sitesinden mesaj yayımladı. Genelkurmay Başkanlığı, mesajında ölenler için başsağlığı diledi. Mesajda, ‘‘28 Aralık 2011 gecesi sınır ötesinde meydana gelen olayda hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza Allah‘tan rahmet, aile yakınlarına sabır ve başsağlığı dileriz‘‘ ifadesi kullanıldı. TSK‘dan olayın ardından yapılan açıklamada "Olayın meydana geldiği yer, bölücü terör örgütünün ana kamplarının konuşlu olduğu, sivil yerleşim bulunmayan, Irak kuzeyindeki Sinat-Haftanin bölgesidir" denilmişti.

Barzani: Olay acı verici

Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesut Barzani, Türk Silahlı Kuvvetleri‘nin hava operasyonunda sınırda 35 köylünün yaşamını yitirmesi üzerine, "Şırnak olayı acı verici bir olay. Bu sorun siyasi ve barışçıl yöntemlerle çözülmeli" dedi. Peyamner internet sitesinde yer alan haberde, Barzani, şöyle dedi: " Bir kez daha Türkiye hükümetinden ve PKK‘dan bu sorunun çözümü için diyaloğa başvurmasını istiyoruz. Çünkü hiçbir sorun silahla çözülmez. Meydana gelen bu acı, yürek dağlayıcı olayda yaralananlara acil şifa ve hayatını kaybedenlerin ailelerine sabır ile Allah‘tan kurbanları cennetine kabul etmesini diliyoruz."

Gül: talihsiz bir olay

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, sınırda 35 kişinin TSK bombardımanında yaşamını yitirmesiyle ilgili gazetecilerin sorularını yanıtladı. Cumhurbaşkanı Gül, şunları söyledi:  "Hayatını kaybedenlere Allah‘tan rahmet diliyorum, ölenlerin ailelerine başsağlığı diliyorum. Çok talihsiz bir olay olmuştur. Bilgiler göstermektedir ki, hayatını kaybedenlerin hepsi sivil vatandaşlarımızdır. Bundan dolayı sivil, asker hepimizin üzüntüsü gerçekten büyüktür. Muhakkak ki bununla ilgili araştırmalar, nasıl olduğu araştırmaları titiz bir şekilde yapılacaktır.  Sıcağı sıcağına bir şey söylemek doğru değil."

4 saatlik görüntüler inceleniyor

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Irak sınırında 35 kişinin ölümüyle ilgili ilk açıklamasını yaptı. Erdoğan‘ın açıklamalarından satır başları: Bölgede yapılan uçuş istihbaratın verdiği bilgiyle yapıldı Terör örgütünün yoğun olarak bulunduğu bir bölge. Uçuş da istihbarat örgütlerimizin verdiği bir bilgiye dayanarak yapılan bir uçuş. Gelen istihbarat ve görüntüler neticesinde F-16 uçaklarımız vurmuştur. Tabi İHA‘ların bu tespitleri birebir bunlar şudur şekliden değerlendirilmesi mümkün değil. Bu görüntülerde de 40 kişilik bir grup tespit ediliyor.Tabi daha sonra bunların kaçakçılık yapan bir grup olduğu ortaya çıkıyor. Faka bu ana kadar da benim edindiğim bilgiler, bu tür kaçakçılıkları da 3, 5, 10 kişilik gruplar, katırlar çok daha fazla olurmuş. Burada 40 kişilik bir grubun olması gerek Gediktepe gerek Hantepe‘deki olaylarda silahların taşındığı ve neden bunlara müdahale edilmedi diye eleştiriler gelmişti. Tabi bunların hepsi birer ibretti. Gerekli olan en ise  yapılacaktır. Gerek savcılık çalışmalarını yürütürken. Tüm görüntüler üzerinde yaklaşık 4 saatlik bir görüntü elimizde mevcut, inceleme araştırmalar yapılacaktır.

‘Herkes üstüne düşeni yapar‘

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, 4. Büyükelçiler Konferansı kapsamında Edirne Balkan Kongre Merkezi‘nde Romanya Dışişleri Bakanı Teodor Baconschi ile düzenlediği ortak basın toplantısında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Irak sınırındaki olayla ilgili soru üzerine Bakan Davutoğlu, herkesin hissettiği bir acı ve hüzün bulunduğuna işaret ederek, "Hukuk devletinin gereği de olacaktır. Bu meseleyi herhangi bir istismar konusu yapmadan hepimizin ortak acısı, ortak meselesi olarak ele almak en doğru yol ve yöntemdir" diye konuştu. Davutoğlu, "Bunun oluş gerekçesi veya süreci ne olursa olsun tek bir insanımızın bırakın canını kaybetmeyi, burnunun kanaması bile bizi ızdıraba sevk eder.Mutlaka gerekli tahkikat yapılacaktır. Bundan kimsenin tereddütü olmamalıdır."  dedi.

Nereden aldınız bu istihbaratı?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, gazetecilerin ve televizyoncuların Ankara temsilcileri ve haber ajanslarının yöneticileriyle, Marriot Otel‘de kahvaltıda bir araya geldi . Kılıçdaroğlu, 2011 yılını ve Şırnak‘ın Uludere İlçesi‘nin Irak sınırı kesiminde 35 kişinin ölümüne neden olan hava harekâtı ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kılıçdaroğlu, hükümetin derhal özür dileyerek bölgeye bir bakan göndermesi gerektiğini belirtti.  Genelkurmay Başkanlığı‘nın yaptığı yazılı açıklamayı da değerlendiren Kılıçdaroğlu, "İstihbarat aldık. Kim verdi bu istihbaratı herhalde bir yetkili çıkıp soracaktır. Nereden aldınız bu istihbaratı ? Kendi ülkesinde istihbaratı kaos yaşayan bir ülke nasıl olurda Ortadoğu‘da güçlü bir ülke olabilir."dedi

İçişleri Bakanı facia

Kılıçdaroğlu, "Bir İçişleri Bakanı var ayrı bir facia. Israrla görmezden geliniyor. Şiirle terör üretilirmiş, ressamlar yaparmış, tuvale yansırmış bu. Nasıl bir iştir bu. Samimi söylüyorum ne Hitler ne de Mussolini böyle düşünmemiştir. CHP yönetiminde bir içişleri bakanı böyle konuşsaydı yer yerinden oynamıştı. Gerçek demokraside böyle bir bakan olabilir mi?" ifadelerini kullandı.

Muhabir: Haber Merkezi