Napolyon Bonapart ın meşhur, Para, para, para
üçlemesinin hayatımızda böylesine onulmaz yaralar açabileceğini kim tahmin
edebilirdi ki Yaklaşık 15 gündür, ekonomik trendlerimizde ve para politikalarında
müthiş bir travma açan, bir günden bir güne değişik boyutlar sergileyen, inişli
çıkışlı grafiklerle piyasaları altüst eden doları izliyor musunuz Nedir bunun
sebebi Kim oynuyor dolarla, euroyla Döviz fiyatlarındaki bu dalgalanma ve
tsunamiye ulaşan boyut, daha ne kadar sürecek Bu gel-gitlere müdahale edecek
ve Yeter artık diyebilecek bu memlekette, yüksek perdeli bir irade, kurum
veya kuruluş yok mu Her seferinde ekonominin düzeldiğinden, makro dengelerin
yerli yerinde oturduğu iddiasından dem vuran hükümet, neden bu sürekli çıkış
halindeki döviz fiyatlarıyla ilgili karar mekanizmalarını işletemiyor Bu nasıl
bir ekonomi yönetimi Para yönetimi Döviz yönetimi Gazetemizin İlaveler
Editörü olduğum için sürekli piyasadayım, irili ufaklı KOBİ lerle, KOBİ lerin
yöneticileriyle, firma sahipleriyle görüşüyorum, hasbıhal ediyorum. Geçtiğimiz
günlerde bir yatırımcı ile sohbet imkânı buldum. Termal sektöründe yaptığı
yatırımlarla dikkat çeken, sadece kendi yağıyla kavrulmak suretiyle bu
yatırımını döndürmeye çalışan bir sektör aktörü, Dövizin bu çıkışından,
yaşanan açık devalüasyondan ve döviz üzerinden mal satın almalarımdan dolayı,
yaklaşık 350 bin lira zararım var. Kim karşılayacak bunu Hükümet, sadece kendi
ödeme dengelerini, iç ve dış borç hesaplarını bizlere anlatarak, ekonomide
işlerin bozulmadığını anlatıyor. Ama özel sektörün dövizle borçlanmalarından
kaynaklanan zararını kim karşılayacak diyordu.
Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Ali Babacan,
geçtiğimiz günlerde dövizin bu dalgalanmalarıyla ilgili kendisine yöneltilen
bir soruya, Türkiye nin iç borcu tamamen TL üzerinedir. Dövizdeki
dalgalanmalar borç stokuyla ilgili bir artırma yapmamıştır gibisinden bir
şeyler söyledi. Yani, Bana dokunmayan
yılan bin yaşasın Sorumlu bir makamda bulunan hükümet üyesinin vereceği cevap
mı bu Türkiye de elbette ticaret TL üzerinden gerçekleşiyor. Ama ithalat
kalemiyle ülkemize giren ve özellikle yerine başka bir şeyin ikame
edilemeyeceği birçok üründe döviz ile çalışılıyor. Firmalar, anlaşmalarını
yaparken, bağlantılarını kurarken, döviz üzerinden hesap kitap yapıyorlar,
satın almalarını gerçekleştiriyorlar. Aylar önce döviz kuru, 1.80 lira
civarındaydı Şu anda 2.35 lira civarında Aradaki makasın, döviz ile borçlanan
ve ürünlerini satın alanların muhasebesinde yaptığı tahribatı düşünebiliyor
musunuz Bırakın onu bunu Türkiye, döviz kuruyla ilgili olarak üzerinde
böylesine oyun oynanabilecek, ayak oyunları çevrilebilecek ve bugünden yarına
hiçbir tahminin bile bulunulamayacağı, her şeyin kaos ortamında seyrettiği bir
ülke midir Küresel para babaları ve dolar spekülatörleri, bizim ekonomik
yapımıza çok derinden etki edebilecek bu oyunları nasıl rahatça
çevirebilmektedirler
Önceki gece bir zamanlar Ekodiyalog programının baş
aktörlerinden Taner Berksoy u NTV nin bir programında izledim. Meğer Deniz
Gökçe, Asaf Savaş Akat ve Taner Berksoy, yıllık olarak tahminlerini yazarak,
zaman zaman bazı programlarda bir araya gelirlermiş Altı ayda bir de, bu
tahminlerinin tutup tutmadığını test ederlermiş Son olarak bir araya
geldiklerinde, hiçbirisinin döviz kuru tahminlerinin tutmadığını itiraf etti.
Kerli ferli ekonomistleri bile ters köşeye yatıran bir
döviz kuru
Küresel para babaları ve ekonomi baronları oynuyor, biz
de seyrediyoruz!
İşin tuhafı, bizim seyrettiğimizi Merkez Bankası da,
hükümet de seyrediyor!
MB müdahale ediyor, piyasaların umurunda değil.