Hamas tarafından yapılan yazılı açıklamada, işgal altındaki Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa’nın keyfi şekilde kapalı tutulduğu ve kutsal mabedin tehlikeli baskınlarla karşı karşıya kaldığı belirtildi. "Esirlerimize yönelik suçların dozu her geçen gün artıyor" denilen açıklamada, Arap ve İslam dünyasının yanı sıra vicdan sahibi tüm halklar sokaklara davet edildi.
İsrail Meclisi’nin onayladığı tartışmalı "idam yasası" oldu. İran ile yaşanan gerilimin gölgesinde yasalaşan düzenleme, özellikle Filistinli esirleri doğrudan hedef almasıyla büyük tepki topluyor. Yeni düzenlemeye göre, "İsrail'in varlığını inkar amacıyla bir İsrail vatandaşını öldürme" suçundan hüküm giyenlere idam cezası verilebilecek. Üstelik bu karar için mahkemelerde oy birliği bile aranmayacak; hakimlerin salt çoğunluğu ölüm fermanı için yeterli sayılacak.
Batı Şeria’da Temyiz Yolu Kapalı
Yasanın en çok tartışılan ve hukuk örgütlerini ayağa kaldıran maddesi ise Batı Şeria ile ilgili olan kısmı. İşgal altındaki Batı Şeria’da İsrail askeri mahkemeleri artık Filistinli esirler hakkında idam kararı verebilecek. Ancak bu kararlara karşı ne af ne de temyiz yolu açık olacak. Bu durum, hukukçular tarafından "yargısız infazın kılıfı" olarak nitelendiriliyor. İsrail sınırları içinde yargılananlar için ise ölüm cezasının ömür boyu hapse çevrilme ihtimali açık kapı olarak bırakıldı.
Gözler Yüksek Mahkeme’de
İnsan hakları örgütleri, yasayı durdurmak için hukuk mücadelesini sürdürüyor. Arap Azınlıkları Hukuk Merkezi "Adalah" tarafından yapılan başvuru üzerine İsrail Yüksek Mahkemesi, yasanın uygulanmasıyla ilgili 24 Mayıs’a kadar ihtiyati tedbir kararı getirdi. Hukukçular bu süreci "zaman kazanma" olarak değerlendirirken, sahada tansiyon düşmüyor.


