CHP Genel Başkanı Baykalın, "Referandum saçmalık, tümden kaldırılmalı" şeklindeki sözlerini okuyunca aklıma ilk gelen "Bir siyasetçi halka gitmeyi, halka bir konuda fikrini sormayı nasıl olur da saçmalık olarak nitelendirir Böyle bir nitelendirmenin sahibi seçimler gelince milletin karşısına çıkıp kendilerine oy vermesini nasıl isteyebilir " sorusu geldi.

Elbette benzer soruları çoğaltmak mümkün. Söz gelimi Baykal halkçılığı kimselere bırakmaz. Partisinin ilkelerinden birisi de halkçılıktır ve bu sebeple de  partisinin kurucuları Cumhuriyet Halk Partisi" ismini benimsemişlerdir. Ama, böyle bir partinin genel başkanı "Referandum saçmalık" diyebiliyorsa hâlâ seçimlerden Meclise girebilecek oyu nasıl alabildiğine şaşmamak mümkün mü

Aslında başından beri Baykal ve CHPAnayasa değişikliğine ve bu değişiklik ile halkın Cumhurbaşkanını seçmesinin önünün açılmasına karşı. Bunu biliyoruz. Çünkü, halka bir güvensizlik söz konusu. Ne  var ki aynı Baykal demokrasi söz konusu olduğunda demokratlığı kimselere bırakmaz. Sanki demokrasinin tapusu onların elindedir.

Bu noktada AKPnin 4.5 yıllık bir iktidarın ardından oylarını yüzde 13 artırarak yüzde 47ye  çıkarmasını Baykal ve ekibinin bu tutarsızlığında aramak yanlış olur mu

Beğenilsin beğenilmesin, kabul edilsin edilmesin demokrasilerde ancak halkın oyları ile iktidar olunabilir. Ve sistem tıkandığında halkın görüşüne başvurmak da vazgeçilmez bir yoldur. Son anayasa değişikliğinde de mevcut Anayasa  gereği iş  halkın iradesine başvurma noktasına gelmiştir. Bunu eleştirmek, hele hele saçmalık olarak nitelendirmek Anayasadaki hükümleri saçmalık olarak nitelendirmekten öte bir anlam ifade etmez. Ayrıca sistemin özüne de ters düşer.

Bu noktada YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziçin, "En isabetlisi Anayasa çalışmasının durması" şeklindeki sözlerini aktarmakta yarar vardır. Aslında referanduma gitmeyi saçmalık olarak nitelendiren Baykal da sonuçta anayasa değişikliği çalışmalarından külliyen vazgeçilmesi, bu olmaz ise engellenmesi peşindedir. Çünkü, Baykal yapılmış anayasa değişikliği ile ilgili referandumun ortadan kaldırılmasını isterken Teziç ile aynı hedefi belirlemiştir. Referandumdan vazgeçilmesi daha önce yapılmış anayasa değişikliğini ortadan kaldıracak, yeni çalışmaların ise geleceği zaten belli değildir. Daha doğrusu yeni anayasa yapılması çalışmalarını başlatmış olan AKPliler bile yeni bir anayasanın hazırlanıp kabul edilerek yürürlüğe gireceğinden emin değildirler.

Baykal ve Teziçin açıklamalarına bakarak bunlar kesinlikle halka güvenmemekte, halkın seçtiği temsilcilerinin hazırlayacağı bir anayasa yerine darbecilerin hazırlattığı anayasayı tercih etmektedirler. Onların yaklaşımı bu olabilir ama, aynı kişilerin demokrasi yandaşlığını ve koruyuculuğu dillerinden düşürmemelerine ne demeli

Halkı devre dışı bırakan bir anlayış ve sistemi demokratik olarak nitelendidrmek mümkün olabilir mi

Sanıyorum toplumun belli bir kesimin bu tavrı ülkemizde demokrasinin tüm kurum ve kuralları ile işlemesini engellemektedir. Bu gerçek üzerinde tekrar tekrar düşünmek,  demokrasiyi dillerinden düşürmeyen halk karşıtı bu tiplerin demokrasi adına siyaset sahnesinden halkın tasfiye etmesi gerekmez mi