Duruşlarıyla da sıcaklıklarıyla da yakınlıklarıyla da farklılar…
Asla Hristiyanlığın yüz karaları Bush gibi, Obama gibi, Trump gibi değiller!..
Geçen haftaki yazımızda Kıyamet Kilisesi’ni ve kilisenin anahtarını anlatmıştık… Ve bir çatı hikayesinden bahs açmıştık…
Efendim, Kudüs fatihi Selahaddin Eyyûbi, önceki ve sonraki tüm Fatih’ler gibi fethettiği şehre girdikten sonra hemen bir eman yayınlamış ve şehirdeki tüm gayrimüslimlerin can güvenliğini garanti altına almış… Büyük Sultan, sonra Kıyamet Kilisesi’nin hemen yanına, kilise ile bir duvarı ortak mütevazı bir ev yaptırmış kendisi için… (O ev hala ayakta tüm orijinalliği ile duruyor. Mirasımız Derneği, evin restorasyonunu yapıp, tüm imkânsızlıklarına rağmen Mescid-i Aksa için nöbet tutup mevziyi terk etmeyen Selahaddin Eyyûbi’nin soyundan gelen yaşlı bir kadın ve torununun burada yaşamaya devam etmesine imkân sağladı.)
Selahaddin Eyyubi’nin evinin avlusu Kıyamet Kilisesi’nin çatısına bakıyor… İstese kiliseyi kamulaştırıp camiye dönüştürebilir; ama yapmıyor… (Hz Ömer de Kudüs’ü fethettiğinde, papazların “burada namaz kıl” teklifini, “ben burada namaz kılarsam, Müslümanlar burayı cami yapmak ister” diyerek geri çevirmiş ve bugünkü Hz Ömer Camii’nin bulunduğu yerde namazını eda etmiş…) Selahaddin Eyyubi, kapı komşusu durumunda olan Hristiyanlara bir teklifte bulunmuş; “bana satın kiliseyi” demiş… Lakin Hristiyanlar bu en kutsal mabedlerini satmak istememekle birlikte mali yönden de oldukça sıkıntıda imişler… Koca Sultan, bu sefer şöyle ilginç bir teklif götürmüş Hristiyanlara; “Kilisenin çatısını bana satın…”
Kabul etmişler ve satışı gerçekleştirmişler…
Artık Hristiyanların en kutsal mekânı, üzerine kavga edip kan döktükleri Kıyamet Kilisesi’nin çatısı Müslümanlara ait olmuş…
Ve hala da öyle…
Kilisenin çatısında bir onarım yapmak, kubbesine haç yerleştirmek isteseler, öyle akıllarına geldiği gibi hareket etmez, Müslümanlardan izin alırlar… Çünkü çatının kullanım hakkı ödenen bedel karşılığı Müslümanlarda…
Peki; Kudüs’ün dışında, dünyanın öbür ucunda, Amerika’da yaşayan ve bu devletin başkanı olan Hristiyanların tavrı, tutumu nasıl?
İsrail’in güvenliği için tüm coğrafyayı kan gölüne çevirmek!..
İşte son örneği, Trump denilen bir alçağın beyanı…
Haçlı dünyasının bilinçaltında gizlenen, niyetlerinde var olan; ama bir türlü alenen ifade edemeseler de eylemleriyle sürekli ortaya koydukları kimi zaman pervasız ağızlarda faş olur…
Trump, Amerika’ya başkan olması halinde Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyacağını beyan etti…
Tabi, Kudüslü Hristiyanların Müslümanlarla olan ilişkilerinden habersiz olan bu beyin(!) Amerika’ya başkan olur mu bilemeyiz; ama şunu bilsin ki Kudüs Yahudiler için de Kudüs dışında yaşayan Hristiyanlar için de ham hayal…
Kudüs, İsrail işgali altında ümmetin yitik şehri, şehirlerin de en kadim olanıdır…
Ve fatihini beklemektedir…