İkiz yasalar (İhanet yasası) nedir? Kaç yılında imzalandı

İhanet yasası olarak bilinen ve 37 yıl boyunca imzalanmaktan kaçınılan ikiz yasalar neden 4 Haziran 2003 tarihinde AKP ve CHP’nin oylarıyla kabul edildi?

“İkiz yasalar”, 4 Haziran 2003 tarihinde AKP ve CHP’nin oyları ile TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi ve 17 Haziran 2003 tarihinde de Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından onaylanıp Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. İkiz yasalarla halklara, mezheplere yani farklı toplumsal kökenlere sahip olanlara “kendi kaderini tayin etme” hakkı verildi. Yani bunu imzalayan devletlerde yaşayan etnik kökenler, ‘dilerse ayrılabilir, kendi kendini yönetebilir’ denildi. Daha önce de Türkiye’nin önüne konulmuş, ancak devlete yönelik tehditler oluşturacağı düşüncesiyle onaylanmamıştı. 4 Haziran 2003'te AKP ve CHP’nin oylarıyla bu iki yasa (4867 ve 4868) Meclis'ten geçti.

Türkiye, 37 yıl boyunca imzalamaktan kaçındığı 15 Ağustos 2000 tarihinde New York'ta Birleşmiş Milletler İkiz Sözleşmeleri'ni imzaladı. 2000'de Ecevit-Bahçeli-Yılmaz hükümeti tarafından imzalanan yasalar, tam üç sene sümen altında kaldı. 2003 yılında AKP hükümeti, "Ulus devletin intiharı olur” dediği bu yasaları onayladı. 4867 ve 4868 no’lu bu iki yasa AKP ve CHP’nin oylarıyla Meclis’ten geçti. Meclis’te kullanılan 221 oydan 216’sı kabul ederken 5 vekil ise ret cevabı verdi. “İkiz yasalar” halklara, mezheplere yani farklı toplumsal kökenlere sahip olanlara “kendi kaderini tayin etme” hakkı verdi. Yani bunu imzalayan devletlerde yaşayan etnik kökenler, ‘dilerse ayrılabilir, kendi kendini yönetebilir’ denildi.

YASANIN KABUL EDİLDİĞİ BİRLEŞİMİN TUTANAKLARINI OKUMAK TIKLAYIN

EN ÖNEMLİ İKİ MADDE…

Söz konusu sözleşmenin iki maddesi çok tartışıldı. “1. bütün halklar kendi kaderlerini tayin hakkına sahiptir. Bu hak vasıtasıyla halklar kendi siyasal statülerini serbestçe tayin edebilir ve ekonomik, sosyal, siyasal gelişmelerini serbestçe sürdürebilirler. 2. ise bütün halklar, … Doğal kaynakları ve zenginlikleri üzerinde kendi yararına serbestçe tasarrufta bulunabilir. Bir halk sahip olduğu maddi kaynaklardan hiçbir koşulda yoksun bırakılamaz” denildi. Sözleşmeye göre, bu ülke içinde kendini halk olarak tanımlayanlar, kendi kaderlerini tayin hakkına sahipti. Yani uluslararası camia düğmeye bastığı an, kendine "halk" diyenler sivil itaatsizlik ve çatışma sürecini başlatabilirdi.

MHP ÖN AYAK OLDU, AKP VE CHP MECLİS'TEN GEÇİRDİ

15 Ağustos 2000 tarihinde sözleşmelerin New York'ta imzalanması için en büyük çabayı MHP lideri Devlet Bahçeli göstermişti. 4 Haziran 2003'te AKP ve CHP oylarıyla yasalar Meclis'ten geçti. Devlet Bahçeli'nin başbakan yardımcısı olduğu Bakanlar Kurulu, Türkiye'de halklara ayrı devlet kurma hakkı dahil; bilinen azınlık haklarını tanıyan bu sözleşmeyi hükümet adına imzalaması için Birleşmiş Milletler Daimi Delegesi Volkan Vural'a talimat verdi. 15 Ağustos 2000 tarihinde 'Medenî ve Siyasî Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme' ile 'Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme' işte bu talimatla imzalandı. Ancak Bakanlar Kurulu'nun ve Bahçeli'nin bu büyük suçu, yine hükümetin kararıyla gizli tutulmaya çalışıldı.

GENELKURMAY VE DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI ARASINDA TARTIŞMA BAŞLADI

New York'ta atılan imzaların ardından 3 yıl geçti. Tarih 4 Haziran 2003… İktidar partisi AKP… BM ikiz sözleşmeleri, Türkiye'yi etnik, ekonomik ve toplumsal olarak parçalamayı amaçlıyordu. “İkiz yasalar” TBMM'de görüşülürken, Genelkurmay ve Dışişleri Bakanlığı temsilcileri arasında da tartışmaya neden olmuştu. Genelkurmay, sözleşmenin onayı sırasında ülkenin bölünmesi yönünde yorumlanamayacağı beyanı ile hareket edilmesini isterken, AKP hükümetinin Dışişleri 'sözleşmenin, BM şartının ülkelerin bölünmezliğini vurgulayan birinci maddesi çerçevesinde onaylandığını' gerekçe gösterip Genelkurmay'ın talebine karşı çıkmıştı.

AKP, "ULUS DEVLETİN İNTİHARI OLUR” DEMİŞTİ

1966 yılında kabul edilen ve 1976 yılında yürürlüğe giren bu sözleşmeler, daha önce de Türkiye'nin önüne konulmuş, ancak ulus devlete yönelik tehditler oluşturacağı düşüncesiyle onaylanmamıştı. 37 yıl boyunca imzalamaktan kaçınılan, ancak 2000'de Ecevit-Bahçeli-Yılmaz hükümeti tarafından imzalanan yasalar, tam üç sene sümen altında kaldı. 2003 yılında (tam da Irak'ın işgali gerçekleşirken) AKP hükümeti, "Ulus devletin intiharı olur” dediği bu yasaları onayladı. Bu sözleşmelerin içeriğinden Türk milletinin hiç haberi olmadı. Sözleşmeye göre, bu ülke içinde kendini halk olarak tanımlayanlar, kendi kaderlerini tayin hakkına sahipti. Yani uluslararası camia düğmeye bastığı an, kendine "halk" diyenler, sivil itaatsizlik ve çatışma sürecini başlatabilir ve haklı çıkardı.

BDP’DEN AHMET TÜRK, “ÖZERKLİK” DEDİ

İkiz yasalar yürürlüğe girdikten tam 8 yıl sonra BDP’den Ahmet Türk, bu yasadan doğan haklarını şöyle dile getirdi: “(8 Haziran 2011 gazete beyanatı) Demokratik özerklik dünyanın her yerinde merkezi hükümetle uzlaşarak yürütülür. Devlet, Kürtlerin taleplerini görmezden gelirse, kendimizi yönetme mücadelesini veririz. Sadece Kürtler değil, Türkler için de benzer hakların savunucusuyuz. Karadeniz’de de özerk yapılanma olsun isteriz.” Artık başka bölgeler içinde sözcülük yapıyorlardı. Ve Halkların Kardeşliği Platformu gibi sivil örgütlenmelerle Türkiye’yi parçalara ayırıyorlardı. Bir Kürdistan, bir Pontus hayaliyle sınırlı değildi sözleri…

APO’NUN TALEPLERİ

Bölücü terör örgütü Apo’nun da 15 Ağustos 2000 tarihindeki muhtemel taleplerine bakıldığında BM İkiz Sözleşmeleri'nden güç aldığı da gözlerden kaçmıyordu. İşte Apo'nun 15 Ağustos 2000 tarihindeki muhtemel talepleri: “Operasyonların durdurulması... Koruculuk ve Özel Harekât birimlerinin dağıtılması... Dağdan inen kadrolara siyasi haklar verilmesi… Kendisi için olmasa bile PKK için genel bir affın çıkarılması… Kendisinin hapishane koşullarının iyileştirilmesi... Irkçılık temelinde işlenen suçların cezalandırılması… Bölgede yaşanan faili meçhuller ve diğer kontr-terör faaliyetlerinin yargılanması... Belediyelerin yetkilerinin artırılması... Belediyelerin, bölgedeki yeraltı ve yerüstü kaynaklardan yararlanmasının sağlanması... Bölgede yaşayanların dini ve etnik haklarının genişletilmesi... Özel dil eğitimi yapan kuruluşlarının denetiminin hafifletilmesi... 12 Eylül Anayasası'nın değiştirilmesi... Kürt halkının iradesinin tanınması... PKK'nın üst düzey yöneticilerinin Kuzey Avrupa ülkelerine gönderilmesi...” Kürt-Amerikan İletişim Örgütü'nden Apo'nun 15 Ağustos'taki muhtemel talepleri olarak sızan bilgilerde en dikkat çeken bölüm ise sona saklanmıştı...

# TBMM, CHP, MHP

14 Haz 2021 - 14:14 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?