Fas Adalet ve Kalkınma Partisi Başkanı Prof. Dr. Saduttin el- Osmani: İslami Partiler demokrasinin turnusol kağıdıdır
Çev: Mustafa Sabri Demir
fas Adalet ve Kalkınma Partisi Başkanı Prof. Dr. Saduttin el- Osmani Partileri‘nin 12 Haziran‘da yapılan Belediye seçimlerini kaybetseler de oylarını artırdıklarını gelecek seçimler için tecrübe kazandıklarını söylüyor. Partilerinin geleceğe yönelik planlarının neler olduğu, Parti içinde bölünme bekleyip beklemedikleri, Fas‘ın siyasi geleceklerine nasıl baktıklarını el- Mecelle dergisine anlattı.
- 2007 yılında seçimlerde aldığınız iç açıcı olmayan grafiği göz önünde bulundurursanız 2009 mahalli seçimlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Evet 2007 yılındaki seçimlerden umduğumuzu bulamadığımız doğru. Ancak partimiz birinci oylamada iyi neticeler almıştı. Seçimlerin daha sonraki safhalarında fesat işin içine karıştı, bu da neticeyi etkiledi. Seçimlere katılım teşvik edilmemesinin yanında seçimlere iştiraki zorlaştırıcı oyunlar da oynanmıştır. Bu yıl yapılan yerel seçimlerde bir önceki seçimlerde yaşanan desiseler, oyunlar, hileler yaşanmasaydı neticeler umduğumuz gibi iyi çıkardı. Yaşadığımız tecrübeleri bir kazanım olarak değerlendirerek önümüzdeki seçimlere parti olarak topluca hazırlanıyoruz. Seçim neticelerinin umduğumuz gibi neticelenmesini elimizden geldiğince yerine getireceğiz.
- Bazıları din ve siyaseti ayıran bir siyaset güttüğünüzü bunun da İslami kesim arasında tartışmaların ana sebebi olduğunu ileri sürüyor. Böyle bir iddianın aslı var mı?
- Siyasi hareketimizin din ve siyaseti ayrı tutan bir siyaset güttüğü iddiası kesin olarak doğru değildir. Zaten bu iddia bizim temel önerimiz olan din ve siyasetin ayrılamayacağı maddesine tezat teşkil etmektedir. Din hayatın içinde ise siyaset de hayat ile ilgilidir. Bunun ayrılması doğal değildir. Ancak bu iç içelik de yanlış yorumlanıp dünyevi ve siyasi meselelerin tamamı da din alanının içinde saymak da bir hatadır. Hadisi şerifte söylenen " Din işlerini bana sorun, dünya işlerinde karar vermek size aittir." Hadisi bizim düşüncelerimizin temel kaynağıdır. Bu hadisi bütün dünya işlerinin din işlerinden bağımsızmış gibi telakki etmek yanlış ise aynı şekilde bütün dünya işlerini din işleri içinde zannetmek de doğru bir yaklaşım değildir. Bu alan keskin bakış, dini iyi bilmeyi dünyayı iyi tanımayı gerekli kılar. Bizim bu konuda internette yayınlanmış "Din ve siyaseti ayırma değil, temyiz etme" ve "İslam‘da siyasi girişimlerin doğallığı" başlıklı makalelerimiz var.
- İslam ve Arap Ülkelerindeki İslami Parti ve hareketleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Her Arap- İslam Ülkesinin kendine has şartları var. Bu şartlar göz ardı edilerek yapılacak değerlendirmeler de sıhhatten uzak olur. Ancak şunu açıklıkla dile getirebilirim. Demokrasinin olgunlaştığı ve uygulandığı ülkelerde İslami Parti ve Hareketlerin başarılı olduğu gözlenmiştir. Hangi İslam Ülkesinde İslami Partiler başarılıysa o ülkenin demokrasiyi uyguladığı gözlenmiştir. Bundan hareketle İslami hareketlerin başarı çizelgesi bir anlamda demokrasinin yerleşim yerleşmediğinin de göstergesi olmuştur.



