Afrikalıların, Nijerya‘da çekilen düşük bütçeli "Nollywood" filmlerini, ABD‘nin Hollywood ve Hindistan‘ın Bollywood filmlerine tercih ettikleri bildirildi.
Afrikalıların, Nollywood filmlerini tercih etmelerinin ardında yatan nedenin, yüksek bütçeli Hollywood filmlerini oynatacak sinema salonunun bulunmayışı ve Nollywood filmlerinin Afrikalılara hitap etmesi olduğu belirtildi. DVD şeklinde sunulan veya özel televizyon kanallarında yayımlanan filmler, Afrikalıların günlük hayatta karşılaştıkları rüşvet, yolsuzluk, uyuşturucu, her türlü kaçakçılık, şiddet, büyücülük, karmaşık ve zor ama genelde hep iyi biten aşk hikayelerini konu alıyor. Kıtada Nollywood‘da çekilen filmlerinin patlama yapmasına rağmen, Afrika sineması can çekişiyor. Kıtada birbiri ardına kapanan sinema salonları kilise, gece kulübü ya da hangara çevriliyor. Ayda bir sinema salonunun yok olduğu Afrika ülkelerinde, bilet fiyatı çok yüksek ve filmlerin korsan DVD‘leri çok yaygın. Pan Afrika Sinema ve Televizyon Festivali (Fespaco) ise yok olmamak için direniyor. Çoğu Güney Afrika, Kenya ve birkaç tanesi de Nijerya‘da olmak üzere, halen tüm kıtada 50 sinema salonu bulunuyor. Afrikalı yönetmen Roger Gnoan M‘Bala, Afrika ülkesi Fildişi Sahili‘nde sinemanın ölmek üzere olduğunu belirtti. Usmane Sembene gibi tanınmış Afrikalı yönetmenlerin yetiştiği Senegal‘de ise bütün sinema salonları kapandı. "Senegal büyük bir karanlık ekrana dönüştü" şeklinde ifade kullanan Senegal‘in bir yerel gazetesi, çok sayıda gencin hiç beyaz perdede film izleyemediğinin altını çizdi.
150 milyon nüfuslu Nijerya ise 18 yıldır Afrika film sanayisinin merkezi durumunda. Sinema filmleri, Nijerya‘da parasızlıktan dolayı, küçük dijital kameralarla çekiliyor. Dijital kamerayla çekildiği için "mikrodalga film" adını taşıyan bu filmler, bazen bir ayda bitiyor ve çekilen film sayısı Hollywood‘ta çekilen film sayısına yaklaşıyor ama Hintli Bollywood‘u geçemiyor.





