Kemal Kılıçdaroğlu, "başkanlığa" adaylığını koyduğunu açıkladı. Deniz Baykal‘ın en yakın adamı olarak bilinen Önder Sav, Kılıçdaroğlu‘nu desteklemeye karar vermişti.

Bu "destek" Kılıçdaroğlu‘nu keskin bir tavır almaya itmişti. Bu tavrıyla Kılıçdaroğlu bir "lider" gibi davranmıştı. Çok sayıda milletvekili Kılıçdaroğlu‘nu desteklediklerini açıklarken CHP‘nin Merkez Yönetim Kurulu toplandı. Öğrenildiğine göre Kurul üyeleri, Önder Sav‘ı "komploculukla, CIA ajanlığıyla" suçlamışlar, bunun üzerine Sav toplantıyı terk etmişti. Ardından Mustafa Özyürek, MYK adına bir açıklama yapıp Baykal‘ı "başkanlığa" davet etti.

Benim görebildiğim kadarıyla, bu kurultay sıradan bir "başkanlık rekabetine" sahne olmayacak, CHP bölünecek. "Yenilen" tarafın partide kalma ihtimali bulunmuyor gibi gözüküyor. Hangi taraf ayrılırsa ayrılsın "yeni" bir parti doğacak havası var. Sonuç ne olursa olsun bu gelişmeler, "1923 model" bir particiliğin hayatın gerçeklerine çarpıp parçalandığını gösteriyor, bu parçalanışın başlangıç noktasında bir "kaset" bulunsa da aslında "kaset" sadece bu partinin değişmesi için bir bahane.

2010 yılının gerçeklerini reddeden hiçbir siyasi organizma varlığını aynı biçimde sürdüremez artık. Sürdüremiyor da zaten. Bu arada, bir korgeneral de Balyoz davasından tutuklandı. Daha önce bu ülkede bir korgeneralin "darbe" iddiasıyla tutuklandığına hiç şahit olmamıştık. Her gün, hatta her saat, bildiğimiz her şeyin değiştiği, dünyanın en ilginç ve hareketli ülkesinde yaşıyoruz...

Muhabir: Haber Merkezi