"Başlığı okuyucularımın ekserisi "Telekom" olarak okumuşlardır; doğrusu da o! Evet Telekom bir tekel! Eskiden "devlet tekeli" idi. Sonra özelleştirildi, "özel tekel" oldu. Yani vahşi tekel!

(...) İnternet de bağlatmak ümidiyle Çeşme Ilıca‘da ilgili müdürlüğe gittik. Çarşamba sabahı başvurduk, cuma akşama doğru telefon bağlamak için geldiler. O ana mahsus telefonumuz çaldı. Adamlar gittikten sonra, bir daha tık yok! (...)

Pazartesi öğleden sonraya kadar bekledim. İlgili müdürlüğe bir dilekçe ile gittim. Yetkili şahıs telefonumun bağlandığından beri çalışmamasına hiç şaşırmadı. Demek ki vak‘ayı adiyedendi. Hatta pişkin bir ifadeyle "doğal" olduğunu söyledi. Ben de dilekçeyi uzattım. İşlemlerin iptalini istedim. Aynı doğallıkla, "bekleyin, eninde sonunda bağlanır. Yoksa bağlama bedelini ve kaç gündür bağlı görünüyor ise onun bedelini ödemek zorunda kalırsınız" dedi.  (...)

Telekom konuşursanız da alıyor, konuşmasanız da. Bağlasa da parasını tahsil ediyor, bağlamasa da! Buna karşı başvuracağınız bir merci yok. Devlet elindeyken hiç olmazsa, devlet yetkililerinin işe el koymasını isterdiniz. Ya "özel tekel"e ne yapılabilir?  Hiç bir şey! Hiç bir şey!

Şimdi Tekelekom‘un hiç bir zaman bağlanmamış telefonun tesis ve dört günlük kullanma bedelini icra yoluyla tahsil etmesini bekliyorum!

Edebilirler mi? Ederler! Çünkü kapitalizmin meşhur şiarıdır: Ekonomi ahlâk diye bir değer tanımaz. Helâl haram bilmez. Sırf kazancı, kârı bilir! Hele de tekelse! (...)"

Muhabir: Haber Merkezi