Taraf yazarı Emre Uslu, milletvekili seçilen Ergenekon sanıklarının serbest bırakılması için yapılan baskının arkasındaki derin planı deşifre etti.
Uslu, bu kişilerin serbest bırakılmayacaklarının bilinmesine rağmen bile bile aday gösterildiklerine dikkat çekerek, milletvekili seçilen Ergenekon sanıklarının hukuki dayanağı olmamasına rağmen serbest bırakılması halinde bu mahkeme kararının diğer Ergenekon sanıkları için de emsal gösterilmeye çalışılacağını ve bu sayede tüm Ergenekon sanıklarının serbest bırakılacağını ileri sürdü.Uslu bu sayede Ergenekon‘un dışarıda yeniden yapılanacağını da iddia etti.
BDP‘ye yakın çevrelerden edindiği izlenimlere göre Hatip Dicle‘nin aday gösterilmesinin iç toplantılarda ‘bir hata‘ olarak konuşulduğunu ileri süren Uslu, "Ancak onlar bu hataya rağmen AKP‘li Oya Eronat‘ın Dicle‘nin yerine vekil yapılmasını içlerine sindirememişler." dedi. Hatip Dicle‘nin teröristbaşı Öcalan‘ın yeni kurulacak çatı partisinin başına geçirmek istediği en önemli olduğunun altını çizen Uslu, "Bu nedenle de Dicle‘nin aday gösterilmesi talebi muhtemelen Öcalan‘dan gelmiş. Öcalan‘dan gelen bu talebe BDP‘liler hayır diyememiş, zira Öcalan‘a rağmen birçok kişi aday gösterilmiş ve bu da Öcalan‘ı fazlasıyla kızdırmış. Hatta Öcalan‘ın bu adaylar için "Bana yönelik ulusal komplodur" ifadesini kullandığı bile iddia ediliyor. Bu dengeler içinde Dicle‘nin aday gösterilmesi Öcalan istedi diye olmuş ama zaten YSK iptal edeceği için de bu işlemi yapanlar böylece Öcalan‘a büyük çalım atmışlar."
‘Diğerlerinin suçu ne?‘
Uslu, Ergenekon ve Balyoz sanıklarının da daha ilk baştan MHP ve CHP‘den bir proje dâhilinde aday gösterildiğine inandığını ifade ederek, şunları söyledi: "Bu proje milletvekili adayı olan sanıkların vekil olduktan sonra serbest bırakılacağı öngörüsüne dayanıyordu. Ergenekon ve Balyoz sanıklarından milletvekili olanlar serbest bırakılınca bu sefer Ergenekon‘un yoğun destekçisi medya üzerinden bir kampanya başlatılacak ve bence haklı olarak şu soru sorulacaktı: Mustafa Balbay, Mehmet Haberal ve Engin Alan milletvekili oldukları için serbest bırakılıyorsa aday olmuş ama vekil olamamış Tuncay Özkan veya hiç aday olmamış diğerlerinin suçu ne?"
‘Silivri boşaltılacaktı‘
"Milletvekili olduğu için serbest bırakılan sanıkların örnek gösterilerek ve hukuki bir dayanağı olmayan bu karara dayanılarak itirazlar yapılacaktı. Ortada emsal olduğundan diğer sanıklar doğal olarak haklı bulunacaktı. Yerel mahkemeler milletvekili olmayanların tutukluluk halinin devam etmesi yönünde karar verse bile bu karar Yargıtay aşamasında bozulacaktı. Bu durum tam bir zafer havasına dönüştürülüp tam da bu süreçte yoğun bir medya kampanyasıyla Silivri boşaltılarak Ergenekon çarkı yeniden döndürülmeye başlayacaktı. Böylesi bir olasılığın olması durumunda hem Ergenekon davasına bakan mahkemeler baskı altına alınmış olacak hem de örgütün Silivri‘de tutulan operasyonel aklı yeniden harekete geçtiğinden her şey 2004-2005 yıllarına yeniden dönecekti. Bu, cinayetlerin ve kaosun yeniden başlaması derin hücrelerin canlandırılması sürecini doğuracaktı. Ergenekon bu moral üstünlüğü bir tramplene dönüştürüp 2007‘den bu yana kan kaybettiği mesafeyi bir zıplamada yeniden alacaktı. Ergenekon yapısının bir terör örgütü olup olmadığına ilişkin elde bir mahkeme kararı da olmadığından güvenlik birimleri bu yapıyı takip-tarassut altında hukuken tutamayacak, örgütün üstüne gidemeyecek, bunlara yönelik yeni operasyonlar yapamayacaktı."




