Eczaneler iflasın eşiğinde

Ekonomik kriz, Türkiye’de vurup geçmediği hiçbir sektör bırakmadı...

Furkan Erten
Furkan Erten Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Türkiye’de uzun bir süredir devam etmesine rağmen kontrol altına alınamayan ekonomik kriz, eczaneleri de vurdu... Döviz kurundaki artışların ilaç fiyatlarına yansımasına rağmen kâr oranları düşen eczaneler iflasın eşiğine geldi. Hükümetin 2009 yılından bu yana güncellemediği ilaç fiyat kararnamesi, eczacılara kepenk kapatmaktan başka çare bırakmıyor. Eczacılar, yaşadıkları sıkıntıları ve çözümleri Millî Gazete’ye anlattı.

Ekonomik kriz, Türkiye’de vurup geçmediği hiçbir yeri bırakmadı... Özellikle döviz kurundaki yükseliş, eczaneleri dahi kepenk kapatma noktasına getirdi. 2009 yılından bu yana ilaç fiyat kararnamesinde hiçbir değişikliğin yapılmadığı ve döviz fiyatlarındaki artışlardan dolayı kârları azalan eczacılar, ilaç temin etmekte oldukça zor günler geçiriyor. İstanbul’un çeşitli semtlerinde hizmet veren eczacılar Ö.F.Ş. ve Murat S. bugün yaşanan sıkıntıların temelinde yatan sebepleri, çözümleri gazetemize anlattı.

“İLAÇ FİYAT KARARNAMESİ GÜNCELLENMELİ”

Gazetemize değerlendirmelerde bulunan Eczacı Ö.F.Ş., “Türkiye’de ilacın en büyük alıcısı devlet. Yani müşteri devlet ve müşteri ürünün fiyatını, sizin kâr oranınızı ve ödeme yapacağı vadeyi belirliyor. Bu şekilde geçinmeye çalışan başka bir serbest meslek sahibi yok. Kârlılık oranları da ilacın fiyatına göre değişiyor. İlaç fiyatı arttıkça eczacı kârı azalıyor ki aslında burada bir sorun yok. Sorun bu baremlerin 2009 yılından beri güncellenmemesi. Mesela 2009 yılında güncellenen kârlılık baremlerine göre fiyatı 10 TL’ye kadar olan ilaçlar için eczacı kârı yüzde 25, fiyatı 200 TL’den yüksek ilaçlar için bu kâr yüzde 12. Bu kârlılık alış fiyatı üzerinden hesaplanıyor. Yani satış fiyatı 10 TL olan ilaç için eczacı karı 2 TL, 200 TL’lik ilaçta eczacı kârı 21,5 TL. 2009 yılında bu rakamlar belirlendi ve 13 yıldır bu satış rakamlarında bir güncelleme olmadı. Dolayısıyla birçok ilacın fiyatı arttı, 10 TL altında ilaç neredeyse kalmadı. İlaçların fiyatının artması eczacının işine gelmiyor aslında. İlaca zam geldikçe eczacı kârı azalıyor. Dolayısıyla 2009 yılına ait İlaç Fiyat Kararnamesinin güncellenmesi gerekmektedir” dedi.

“İLAÇTA VE ETKEN MADDEDE DIŞA BAĞIMLIYIZ, BİRÇOK İLAÇ FİRMASI YABANCILARA SATILDI”

“Maalesef ilaçta ve özellikle etken maddesinde dışa bağımlıyız” ifadelerini kullanan Ö.F.Ş., “Hükümetin uyguladığı ilaç fiyat politikası sebebiyle yerli üreticiler yabancılarla rekabet edemez hale geldiler. Bu süreçte birçok ilaç firması yabancılar tarafından satın alındı. Bunun yanında SSK İlaç Fabrikası da kapatıldı. Bu dışa bağımlılık ve yerli üreticinin yerini yabancının alması, ekonomik kriz ve kur artışlarında ilaç yoklarını da beraberinde getiriyor. Kur artışında ani yükselişler olduğunda hem cam ve ambalaj fiyatları hem de etken madde fiyatları bundan nasibini alıyor. İlaç fiyatlarında bu yükselişle beraber bir artış olmayınca firmalar üretimi kısıyor ve hayati öneme haiz birçok ilaç hastalar tarafından bulunamıyor. Bu mesele eczacıyla hastayı karşı karşıya getiriyor” diye konuştu.

“İŞSİZ ECZACILAR YOLDA”

Eczacıların yaşadığı sıkıntılardan birinin de işsizlik olduğundan bahseden bir başka eczacı Murat S. ise “Türkiye’de şu an nüfusa göre eczane açma sınırlaması var ve buna göre yaklaşık 2 bin eczane ihtiyacı kaldı. Fakat önümüzdeki beş yılda 15 bin yeni mezun eczacı gerçeği de kapımızda duruyor. Bu durum işsiz eczacılar sorununu da beraberinde getirecektir. Yine reçete sayısı ve ciroya göre 2. eczacı, yardımcı eczacı istihdam zorunluluğu gelmekle birlikte bu sadece eczaneler için getirildi. Hastanelerde yatak sayısına göre ve yine ecza depolarında fatura sayısı, ciroya göre de ikinci eczacı çalıştırma zorunluluğu da getirilmelidir” ifadelerini kullandı.

“GIDA TAKVİYELERİNİN ECZANEDE SATILMASI GEREKİYOR”

Önemli bir konu olan “ilaç dışı” sınıfını değerlendiren Murat S., “İlaç dışı diye sınıflandırılmış olmakla birlikte aslında halk sağlığını yakından ilgilendiren vitamin, minera, balık yağı, kolajen vb birçok gıda takviyesi ürün Türkiye’de Tarım Bakanlığı tarafından beyana dayalı olarak ruhsatlandırılıyor. Bunların gıda takviyesi sınıfında yer alması, bu tür ürünlerin eczane dışında satılması, sahte içeriklerinin piyasada olmasını da beraberinde getiriyor. Bu ürünlerin ruhsatlandırılması ve denetiminin Sağlık Bakanlığı tarafından yapılması ve münhasıran eczanelerde satılması gerekmektedir” dedi.

11 Haz 2022 - 04:30 - Sağlık

Muhabir  Furkan Erten


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.