Türk Dil Kurumu (TDK) Başkanı Şükrü Haluk Akalın, Tatar halkının milli şairi Abdullah Tukay‘ın, Tatarların feryadı, sesi, haykırışı olduğunu belirterek; "Abdullah Tukay adeta Tatar destanını yazıyordu" dedi. TDK ve TÜRKSOY iş birliğiyle Abdullah Tukay‘ın Doğumunun 125. Yıldönümü Toplantısı düzenlendi. TÜRKSOY‘un 2011‘i, Türk dünyasında Abdullah Tukay Yılı ilan etmesi dolayısıyla gerçekleştirilen etkinliklerden birini oluşturan toplantı, TDK Başkanı Akalın‘ın konuşmasıyla başladı. Akalın, Abdullah Tukay‘ın sadece Tatar halkının şairi olmadığını, bütün Türk dünyasınca benimsendiğini ifade ederek; "Dünyada bu kadar kısa yaşamış olmasına karşın ardında bu kadar iz ve etki bırakmış kaç kişi var" dedi. Tukay‘ın, mensubu olduğu toplumun bütün değerlerini özümsediğini ve benliğinde taşıdığını dile getiren Akalın; "Eserlerini ortaya koyarken sadece edebi duygulardan ve düşüncelerden esinlenmiyor, Tatarların binlerce yıllık geçmişini, kültürünü, değerlerini ruhunun derinliklerinde duyuyor, yaşıyor, bunları dizelere döküyordu. Abdullah Tukay, Tatarların feryadı, sesi, haykırışı olmuştu adeta. Adeta Tatar destanını yazıyordu şiirlerini yazarken, ama kısa ömrüne rağmen yaptıklarıyla, yaşadıklarıyla, düşünceleriyle, eserleriyle kendisi destanlaştı" diye konuştu. Akalın, Abdullah Tukay‘ın ölümünün Türkiye‘de meydana getirdiği yankılara da değindiği konuşmasında, Tukay hakkında ilk ciddi yazının ölümünün ardından Köprülüzade Mehmet Fuat tarafından kaleme alındığını, ikinci yazının da Ömer Seyfettin‘e ait olduğunu anlattı. Türk edebiyatının önemli iki isminin başlattığı Tukay üzerine çalışmaların, Tukay‘ın yurt sevgisi, doğa aşkı gibi temalarının yanı sıra dil anlayışı ve şiirlerinin dili üzerine de yoğunlaştığını kaydetti. Akalın, şu görüşleri dile getirdi: "Tukay‘ın genç yaşta ölümü, Türk aydınlarını derinden etkilemişti...

Elbette bu erken ölümde Tukay‘ın henüz son sözünü söyleyememiş olması, en büyük üzüntü kaynağıdır. Güçlü ve etkili şiirleriyle dönemin Türk aydınında izler bırakan Tukay‘ın ölüm nedeninin, o dönem edebiyatının en fazla işlenen konusu verem olması, bu genç ölümü daha da dramatik hale getirmiştir.

O dönem edebiyatında zaten veremden ölümler, en fazla işlenen konudur. Türk Yurdu dergisinin o günlerdeki sayılarında Tukay‘ın ölümünün ardından yayımlanan başsağlığı mesajları da dikkati çekicidir. Osmanlı Devleti‘nin felaketli yıllarında özellikle Türk Ocağı ve Türk Yurdu dergisi etrafında toplananların Abdullah Tukay‘a gösterdikleri ilgi, Türkiye Cumhuriyeti‘nde artış göstermiştir" dedi.

Muhabir: Haber Merkezi