ŞAM - Suriyeli muhalif aktivist Hüseyin Ammaş, Suriye‘de durumların çok kötü boyutlara ulaştığını, ancak devrimin ısrarlı bir biçimde yürüdüğünü, buna karşın yönetim tarafından da "inadın" devam ettiğini söyledi.
Deyr Ez Zor kentindeki El Cezire üniversitesinde rektörlük de yapan Ammaş, AA‘ya verdiği mülakatta, yönetimin, ülkede mevcut durumu askeri yöntemlerle çözme inadının devam ettiğini ve ekonominin çöküşe doğru sürüklendiğini belirtti.
Ammaş, Özgür Suriye Ordusu‘na saygı gösterilmesi gerektiğini belirterek, "Bu orduyla ilgili net bilgiye sahip değilim. Bazıları bu orduya katılanların sayısının 30 bine ulaştığını, bazıları da bu rakamın 10 bin olduğunu söylüyor. Biz barışçıl devrime dayandığımız gibi devrimin barışçıllığını kimin koruduğu da bizim için önemli" dedi.
Ülkede devam eden hareketin dış müdahalelerce yönlendirildiği konusunda ise Ammaş, "Şu ana kadar Rusya ve İran gibi ülkelerin yönetime sunduğu destek haricinde herhangi bir dış müdahale olduğunu düşünmüyorum. Ancak Avrupa ve civar ülkelerden halka ve devrime sınırlı bir destek var. Suriye uluslararası çekişme sahasına dönüşmüş durumda. Ancak bazı ülkeler halkın taleplerine saygı göstermiyor" ifadelerini kullandı.
Yönetimin bazı ülkeler tarafından uygulanan yaptırımlardan etkilendiğini ama en olumsuz etkinin halkta görüldüğünü vurgulayan Ammaş, "Bu durum sadece rejimi yıpratıyor. Ama rejimin askeri gücü var. Bu yüzden bu yaptırımlar rejimi düşürmez. Olumsuz etkilenen halk ise buna tahammül etmeli. Tıpkı kana ve şiddete dayandığı gibi buna da dayanmalı. Her şeyin bir bedeli var" şeklinde konuştu.
Hüseyin Ammaş, bazı muhaliflerin Beşşar Esad ve yönetim arasında fark olduğunu iddia ettiklerini, ancak rejimin değişmesine karşı Esad‘ın kalması fikrinin kabul edilemez olduğunu belirtti. Kendilerinin Esad‘ı rejimin başı olarak gördüklerini ifade eden Ammaş, Esad‘ın, yetkilerini devretmesi gerektiğini ancak demokratik barışçıl geçiş sonrasında yapılacak seçimlere katılabileceğini, böylece halkın kimi istediğinin belli olacağını aktardı.
Ammaş, şu an Suriye‘de mezhep savaşı korkusunun yayıldığını ama bunun sadece yönetime hizmet ettiğini de sözlerine ekledi.
Ammaş referandumla ilgili ise şu şekilde konuştu: "Ben referanduma katılmadım. Halkın da buna katılmaması gerekirdi diye düşünüyorum. Muhalefetin yaptığı çağrıları bu yönden ben olumlu buluyorum. Çünkü şu an Suriye‘de bir referandum ortamı yok. İkincisi yeni anayasa hazırlanırken başka görüşlerin de dikkate alınması gerekirdi ama bu olmadı. Bunun yanı sıra yeni anayasa Baas‘ın iktidardaki tekeline son verdi ama demokrasiyle çelişen bazı maddeleri var. Örneğin cumhurbaşkanının yetkileri çok fazla."
Ammaş konuşmasına şu şekilde devam etti: "Humus‘ta çok kötü şeyler yaşandığını biliyoruz. Özellikle son olarak basında, kontrol noktalarına sığınan bazı kişilerin güvenlik güçleri tarafından öldürüldüğü yönündeki haberler çok esef verici. Eğer hakikaten böyle bir şey varsa bu bir katliamdır. Eğer silahlı gruplar bu katliamı yaptıysa akla başka sorular geliyor. Ordunun kontrolü sağladığı yerde böyle bir şey nasıl yaşanıyor? Ben bunun sorumlularının bulunup cezalandırılmasını istiyorum."
Müslüman Kardeşler ve diğer İslami gruplar konusunda abartılar olduğunu düşündüğünün altını çizen Ammaş, gösteri yapan insanların çoğunun herhangi bir İslami gruba mensup olmadığını, El Kaide ile ilgili söylentilere de inanmadığını, yönetimin, devam eden harekette İsrail‘in parmağının olduğunu iddia ettiğini, bunun da bir aslının olmadığını söyledi.
İran ve Rusya gibi devletlerin tutumlarını değiştirip halkın devriminin yanında yer alması gerektiğini, asıl çıkarlarının halkı desteklemekle korunacağını, aksi takdirde çok şey kaybedeceklerini aktaran Ammaş, Arap Birliği‘yle ilgili olarak, "Arap Birliği, tarihinde hiç üstlenmediği kadar büyük bir rol üstlendi. Bu çok önemli bir durum" dedi.
Ammaş, Türkiye‘nin bölgesel konumu gereği daha güçlü bir rol oynayabileceğini, yönetime, halkını dinlemesi konusunda daha fazla baskı yapabileceğini ve bunun Türkiye‘nin yararına olacağını belirtti.





