Yıllardır kenti ve tüm Türkiye'yi yasa boğan, akıbeti meçhul kalan Gülistan Doku dosyasında hafızaları tazeleyecek ve karanlık noktaları aydınlatacak kritik bir gelişme yaşandı. ABD'de cezaevinde bulunan firari Umut Altaş, soruşturma savcısına gönderdiği mektupla cinayete dair kan donduran detayları tek tek anlattı.

SAVCIYA GÖNDERİLEN MEKTUPTA İTİRAF
Akşam'ın Washington Temsilcisi Yavuz Atalay'ın haberine göre, cinayetin kilit isimlerinden Umut Altaş’ın mektubunda eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu M. Türkay Sonel ile ilgili şok iddialar yer aldı. Altaş mektubunda, "Türkay bana, 'Bir kızı öldürdüm, çok bağırıyordu, arabadaydık, dayanamadım kafasına sıktım' dedi. Baban ne yaptı dedim. Bana gülerek 'Yo, o halletti zaten, ayarladı bir şeyler' dedi." ifadelerini kullandığı kaydedildi.

OLAY GÜNÜNÜN SAAT SAAT DETAYLARI
Cinayet gecesi ve sonrasında yaşananları detaylarıyla dile getiren Altaş’ın itirafları dosyaya girdi. Mektupta 4 Ocak 2020 gecesinden itibaren yaşananları aktaran Altaş, "4 Ocak 2020'de 23.00'da Türkay beni YURTKUR'un önüne götürdü. 'Niye buradayız?' dedim. 'Bekliyoruz işte' diye cevapladı. Sonra, simasını göremediğim bir kız, korkarak apar topar içeri girdi. O içeri girdikten sonra da Türkay ile hızlıca oradan ayrıldık. 5 Ocak'ta 12.00 gibi Hanımeli kafeye, 13.00 gibi Valilik Konağı'na gittik. Garaja çekti arabayı. Polis telsizi açıktı... Bir süre sonra bir anons geldi. Türkay içinden küfretti ve bir yere doğru gitmeye başladık." dedi.

Şüphelinin o anlardaki panik halini anlatan Altaş, "Sonra beni indirdi, 15-20 dakika sonra gelmeyince Türkay'ı aradım. Cevap vermedi. Yanıma hızlıca geldi 'Bin, bin, bin arabaya!' dedi. Savaştan çıkmış gibiydi." ifadelerine yer verdi.
"SİLAHI TORPİDOYA KOYMAMI İSTEDİ"
Araba içerisinde ve evde geçen konuşmaları aktarmayı sürdüren Altaş, araçtaki silaha da değindi. Mektupta, "Telefonumdan koruma Şükrü'yü aramamı istedi. Aradım, açmadı. Sonra Şükrü'ye mesaj atmamı istedi. Yazmamı istediği mesaj, 'Hallettin mi?' idi... Ertesi gün Türkay beni yine arabayla aldı. Yolcu koltuğunda silah vardı. Türkay bana, 'Silah orada kalmış, onu torpidoya koyar mısın?' dedi. Üzerinde Türk bayrağı olan silaha dokundum ama sonra sildim. Türkay bana, 'Neden temizliyorsun?' dedi, ben de 'Tabii ki sileceğim' dedi." ifadeleri vurgulandı.

İtirafın devamında ise cinayet anı ve cesedin durumuna ilişkin ayrıntılar yer aldı. Altaş, "Türkay'ların evinde otururken 'Kanka birini öldürdüm, haberin olsun' dedi. 'Ne diyorsun oğlum, saçmalama kimi öldürdün, neden öldürdün' diye sordum. 'Bir kızı öldürdüm, çok bağırıyordu, arabadaydık, dayanamadım kafasına sıktım' dedi. 'Baban ne yaptı?' dedim. Bana gülerek 'Yo, o halletti zaten, ayarladı bir şeyler' dedi. 'Ceset nerede? dedim. 'Gömdük kanka' dedi. Nereye diye sordum 'Bilmiyorum' dedi." dediği belirtildi.





