A Milli Takım’ın yeni Alman Teknik Direktörü Stefan Kuntz ile çıktığımız önemli iki maça dikkatlice baktığımızda ilginç tespitler çıkarabilir ve yorum yapabiliriz.
Bir kere daha önce yolu Akaretler’den geçtiği için bize çabuk adapte olmuş. Maçları duygusallığın doruğunda izliyor. Son saniyede verilen penaltı ile paçayı sıyırmanın ardından gelen gözyaşlarının sebebi budur.
Haaa Letonya’dan da birlik ve beraberlik ile dönseydik ne olurdu? Hiçbir şey olmazdı. Yan yattı, çamura battı. Şu olsaydı, o şut filelerle buluşsaydı, Kuntz şöyle, eski isimler böyle derdik. Kuntz’a ya kapıyı gösterirdik ya da yeni turnuva için sabredip yola devam ederdik. Kuntz alacağı tazminatına bakardı. Zaten Alman Federasyonu’ndan izinli geldi. “Bir şeyler yaptık ama olmadı. Aşı tutmadı” derdi. Belki de gülüp geçerdi. Yani sizin anlayacağız konu tamamen duygusal!
Maç 2-1 bitmiş, umutlarımız devam ediyor, şimdi bu tarz konulara girme gibi sakın içinizden mırıldanmayın. Ben skor yazarı değilim. Yaşayıp gördüklerimizi, ya da sizlerin göremediğiniz ayrıntıları burada paylaşıyorum ve paylaşmalıyım.
Alman teknik adam Kuntz, ikinci maçın 60. dakikasına kadar bizim gibi maçı kenardan izledi. Eğer Letonya’nın teknik birkaç ayakları olsaydı şimdi TFF yönetiminin istifasını ve Kuntz’un neden geldiğini konuşuyorduk. Adamlar havadan çok iyi, güçlü savunma yapıyorlar, kora kor mücadele edip top kapıyorlar. Fakat kaptıkları topları kontra atak olarak kullanamıyorlar. Birebirde veya savunmamızı eksik yakaladıklarında adam geçecek teknikleri bulunmuyor. Uzun lafın kısası bir Cengiz Ünder gibi oyuncuları yok! Bu penaltı golü bizleri yanıltmasın. Sorunlar devam ediyor. Kuntz 70. dakikadan sonra aldığı riskleri, maç öncesinde de almalı. Radikal kararları uygulamalı. Takıma yakışmayan, mücadele etmeyen isimler ile ahbap çavuş ilişkisine girmemeli. Sistemine uyacak oyuncuları birileri kulağına fısıldamamalı. Maçları duygu yüklü değil, Alman ekolü ve disiplini ile izlemeli.
Norveç maçında bekleneni veremeyen Caner’i sana kim dedi aday kadroya al ve ilk onbirlere koy diye Sayın Kuntz? İlk yarı Letonya %65 topla oynadı. İkinci yarı gelen değişikliklerle skor da yüzde de tam terse döndü. Bunda Letonya’nın skoru koruma telaşı da etkendi. Rıdvan, Serdar Dursun ve Halil’in oyuna girmesiyle hücumda bir hareketlilik yaşandı. Sisteminizin doğru isimleri onlardı. O dakikaya kadar Çağlar, Merih, Zeki ve Cengiz kayda değer futbolu oynayan isimlerdi. Norveç ve Letonya maçını 70 dakikası tam bir kâbustu. Risk aldın, zar attın düşeş geldi. Mustafa Denizli için söylenen bir klişe söz aklıma geldi: “Denizli Haliç’e düşse cebinde palamutlarla çıkar.” Hocam gözyaşlarınızı anlıyorum fakat biz sistemi olan, ne yaptığını bilen, paslaşırken rahat bir takım izlemek istiyoruz. Uluslar Ligi’nde küme düştük. “Çek bi Letonya” derken zorlanır olduk. Bu takımlar bizim seviyemizdeki takımlar değil. Düşünün siz bu onbiri ve riski Sırbistan’a, İsviçre’ye karşı uygulamış olsaydınız son saniye penaltısı sizi kurtarır mıydı? Hocam biz böyle geri dönüş, son dakika maçları çok izledik. Siz Türkleşmeyin. Duygusallaşmayın. Olursa olur suyu, olmazsa hamur suyu şeklinde tavrınızı değiştirin. Gerçi bu agnostik TFF yönetimi ile bunu başarabilir misiniz? Onu da sonra anlatırım. Fakaaattt hocam siz başkası olmayın, kendiniz olun. O yüzden sizi tavsiye ettiler ve geldiniz.
Serdar Dursun, Burak Gitsin!
Serdar 30 yaşında Milli Takım forması giydi. Şimdiye kadar neredeydi? Neden çağrılmadı? Kuntz Norveç maçında niye kullanmadı? Eskiden Beşiktaşlılar, “Ahmet Dursun, Seba Gitsin” demişlerdi. Seba’ya haksızlık etmişlerdi. Fakat bu öyle bir şey değil. Burak son saniyede VAR’ı kararsız bırakmış, orta hakeme de penaltıyı yedirmiş ve hatta gole çevirmiş olabilir. Fakat o saniyeye kadar saçmalamıştır. Sürekli itiraz etmekten oyuna katkı veremiyor. Hakeme ve rakip futbolculara devamlı galiz küfür ediyor. “O… çocuğu, Allah belanı versin” dediği hakem son saniyede penaltı verdi. Penaltı pozisyonundan önce de, Norveç maçında da fairplaye yakışmayan hareketlerle sonuca gitmek istedi. Fakat son saniyede Letonya’nın 4 numaralı futbolcusunu tuzağına çekti. Oysa Kuntz’un sistemine tip uysa da oyunu ve karakteri uymuyor. Kaptan olarak futbolcuları yanlış yönlendiriyor. Caner gibi, Burak gibi eski ve takıntılı isimlerin bu takımda yeri olmamalıdır. Hakem Letonyalılar’ın vakit geçirmelerine uyuz olduğu için penaltı düdüğünü çaldı. O küfürleri duysaydı ya da Türkçe bilseydi asla vermezdi.
Ne diyelim, daha dikkatli olalım. Çünkü “kızım Elmas her zaman olmaz”.