Başlığa bakıp terörün son bulması içi temaslar başlamış,

hatta bir mesafede alınmış iken bu başlık da nereden çıktı diye

düşünebilirsiniz. Hemen belirteyim ki, terörün sona erdirilmesi için

gerekenlerin yapılmasından yanayım. Terörün sona erdirilmesinin de iki yolu

var. Birincisi emniyet güçleri ile terör örgütünün kökünün kazınması. Bu

hususta 30 yıldır verilen mücadeleden bir sonuç alınamadı. Niçin alınamadığı

sorusu ayrı bir tartışma konusu. İkincisi de eğer mümkün ise görüşmeler yoluyla

bu işin sonlandırılmasıdır. Meseleyi görüşmeler yoluyla çözmeye kalkıştığınızda

pazarlıklar, bir diğer ifade ile karşılıklı talepler gündeme gelecektir. Bunun

da ötesinde görüşmeleri yapacağınız kişiler şu ya da bu şekilde geçmişte ya da

halen terör örgütünün yanında yer almış kişiler olacaktır. Terör örgütü ile

hiçbir bağlantısı olmayan kişilerle terörün son bulması için neyi görüşecek,

müzakere edeceksiniz Emniyet güçlerine karşı 30 yıla yaklaşan bir süreden beri

silahlı mücadele verenlerle görüşmenin doğru ya da yanlış olduğunu savunanlar

olacaktır. İşin başında bunu göze almak gerekiyor. Ancak, yıllardan beri

terörist başı , bebek katili olarak nitelendirdiğiniz kişi ile görüşme

yapıyorsanız, Kesinlikle teröristlerle görüşmeyiz demenin anlamı olmaz.

Terör örgütünün kuruluşundan itibaren bu örgütün başında

bulunmuş, pek çok eylemin emrini vermiş ve bu sebeple de idam kalktığı için

müebbet hapse mahkûm olmuş bir kişi ile kimler arcılığı ile olursa olsun

görüşmeler yapmak, terör örgütü ile doğrudan görüşmek demektir.

Bu arada MİT ile birlikte BDP milletvekillerinin

görüşmelerde aracılık ediyor olması da devletin terör örgütü ile temas ettiğini

gizlemeye yetmez. Dünkü gazetelere Apo-Kandil anlaşması bizi bağlar , Kandil e

mesajları biz götüreceğiz , Öcalan yol haritasını hükümete sundu. Bizim için

isim önemli değil. Önemli olan muhatap alınmamız başlıkları altında yansıyan

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ın açıklamaları da gösteriyor ki,

BDP-İmralı-Kandil birbirinde farklı merkezler değil. Böyle olmasaydı BDP Genel

Başkanı Demirtaş, Apo-Kandil anlaşması bizi bağlar der miydi, diyebilir

miydi

Denebilir ki eğer terör sona erecek, barış sağlanacaksa

bu görüşmeler normaldir. Ancak o zaman da Başbakan ya da bir başka hükümet

üyesi her fırsatta Biz teröristlerle görüşmeyiz deme ihtiyacı

duymamalıdırlar. Kaldı ki, daha kısa bir süre önce bazı BDP milletvekilleri

medyanın gözü önünde teröristlerle kucaklaşmış, karşılıklı sevgi gösterisinde

bulunmuşlar, bunun sonucu olarak bu milletvekillerinin dokunulmazlıklarının

kaldırılması Başbakan tarafından gündeme getirilmişti. Kısacası gelinen noktada

İmralı-Apo ve BDP birbirinden farklı merkezler görüntüsü vermiyorlar, böyle bir

görüntü vermeye de ihtiyaç duymuyorlar. Buna bir ihtiyaç duyan iktidar partisi

yetkilileri.

Tekrar belirteyim ki eğer terörün sona ermesi

sağlanacaksa bu tür görüşmeler olacaktır. Ancak, hem terör örgütü başı ve

mensupları ile görüşecek hem de bunu inkâr edecekseniz, ortaya çıkan görüntü

inandırıcı olmaz. Bize göre bu konuda en net tavır sergileyen BDP dir. Henüz

Kandil in nerede durduğu, Apo nun kesin niyetinin ne olduğu, eğer barış

olacaksa bunun karşılığında ne istedikleri, isteklerinin karşılanıp

karşılanamayacağı bilinmiyor. Biliniyorsa da halka yansımış değil.

Terör örgütünün başı olmaktan müebbet hapsa mahkûm olmuş

birisinin terörün sona erdirilmesi hususunda eğer doğru ise yol haritası

belirlemiş ve bunu hükümete vermiş olması bile yukarıdan beri söylemeye

çalıştıklarımızı doğrulamaya yetecektir.