Bir yerlerden yine talimat geldi ve birileri Görmez›in yaptığından rahatsız olduğu için onu yıpratma görevini üstlendi.

Maalesef bu seferki tetikçilik görevi İhlas grubuna verildi. Biz ihlası ihlastan mı öğreneceğiz...

onların yaptıkları yanlışlıkları hala unutmadık..

Televizyonlarında gayri İslami çalışmalarını unutmadık...

Bankalarında insanların paralarını batırmalarını unutmadık...

....

Bize ayar verecek en son insan onlardır...

Oturup kendi yaptıkları yanlışlarını düşünsünler..

GÖRMEZ FETÖCÜ MÜ?

Tabi ihlasçılar doğrudan öyle demiyor...

Ama fi tarihte yazılmış bir kitap ithafındaki nezaket cümlelerinden anlam çıkarma ve niyet okumakta bir beis görmemektedirler...

Görmezin 15 Temmuz’da camilerde darbeyi durdurmak için tüm imamlara sela okutmasının rövanşı olmasın... 

Maalesef, günümüzde insanları harcamak için en kolay iftira Fetocu yaftasıdır. Her grup, rakiplerini harcamak, boşalan mevzilere kendi adamlarını yerleştirmek için bu ithama başkasına vurmaktan çekinmemektedir ...

Allah korkusu olmayınca her şeyi bekleyin..

MEKTUB’UN DEĞERLENDİRMESİ

İhlasçılar, Görmez’i yıpratmak için Feto’ya yazıldığını iddia ettikleri bir mektubu gündeme getirdiler. Bu mektup, kamuoyunda da paylaşıldı. Mektubu isterseniz biraz inceleyelim.

1. Öncelikle bu bir mektup değil, hediye edilen bir kitabın girişine yazılan takdim yazısı…

2. Kime yazıldığı belli değil…

3. Muhatabın adı yok.

4. Herhangi bir kişiye yazılmış olabilir. Yani Feto’ya yazıldığını ispatlayan bir ifade yok.

5. Yazıdaki tarih 25 Nisan 2013 olup, 17 Aralık olaylarından öncedir. Yani bu dönemde Feto hâlâ güvenilir bir şahıs olarak gözükmektedir.

6. Eğer gerçekten Feto’ya verilmişse, bu yazı İhlasçıların eline nasıl geçti. Doğrudan Feto’nun şahsi kütüphanesinde olan bir kitabın oradan çıkması ancak Feto’nun onayı ile olur. Bu durumda İhlasçılara bu yazı doğrudan Feto tarafından verilmiştir. Eğer olay böyle

ise Görmez’e karşı operasyon doğrudan Feto operasyonu olup, tetikçiliğini başkası yapmaktadır. Çünkü Görmez’in 15 Temmuz gecesi tüm camilerde sela okutması zaten Feto ve yandaşları tarafından çok tepkiyle karşılandığı gibi onların bir intikam hareketine de yol açacaktı.

Yani Görmez’i yıpratmak ve Feto ile ilsaklı olduğu algısını oluşturmak için ortaya sürülen mektup iddiası da nereden bakılırsa bakılsın tutarsız olup, iddiayı öne sürenleri zan altına bırakmaya yöneliktir. İhlasçıların rakiplerini yıpratmak için böyle adi ayak oyunlarına yönelmeleri de kendilerine yakışmaktadır… 

MAHALLEMİZİN KİŞİLİKSİZLİĞİ

Görmez’e yapılan bu linç saldırısı maalesef bizim mahallenin tüm yaralıları mal bulmuş mağribi gibi yararlanmaya çalıştılar.

Mahallemizin insanları maalesef kendilerinden birisine yönelik bir saldırı olduğunda, bir mihrak tarafından harcama operasyonu olduğunda aralarında fi tarihinden kalma tüm hesapları, tartışmaları, sorunları veya görüş ayrılıklarını hatırlamakta ve fırsat bu fırsat diyerek kirli hesabı olanlarla birlikte saldırıya katılmaktadırlar. 

Bir gün başka bir mihrak kendilerine oku çevirdiğinde aynı saldırı diğerleri tarafından kendilerine yapılır. Bu döngü bu şekilde devam eder... 

Bu siyasi basiret sahibi olmamaktır... Furuatta olan meseleleri asli mesele haline getirerek diğerlerine saldırmak ve ötekileştirmek tek kelime ile usul bilmemektir. 

Bu saldırıyı yapanların fikri liderleri ile görüşmek ve istişare yapmak gerekir. Çünkü bu şahısların böyle linç saldırısına katılmaları toplumu gerdiği gibi, kendilerine ehli sünnet diyen ve ehli sünneti kendilerinin dışında başka kimseye vermeyen bu kitlelerin da hızla tekfirciliğe doğru kaymasını engellemiş olacağız. 

Tabi ki eksikler, yanlışlar ve görüş ayrılıkları olacak... Ama bunları birilerinin ayar çekmeye çalıştığı zamanda hatırlamak iyi niyet değil intikam duyguları olduğunu göstermektedir.

Maalesef bizim mahalleye güvenmemek gerekir...

BUGÜN BANA YARIN SANA

Bugün beni alkışlayanların, yarın taşlamayacaklarının garantisi yoktur. Sadece düşüncelerine en küçük bir eleştiri yüklemem yeterlidir... Herkes zaten mevzilenmiş... Kimse insanların görüş ayrılıkları olabileceğini kabul etmemekte ve benim gibi düşünmeyenlerin yaşamaya hakkı yok mantığı ile linç kültürüne katılmaktadır.

Hâlbuki “Ümmetimin ihtilafı rahmettir” diyen nebinin ümmetiyiz. “Müctehid, içtihadında hata yaparsa bir, doğru yaparsa iki sevap yazılır” sözünü de unutuyoruz. Görüş ayrılıklarının aslında usuli ve ictihadi farklılıklar olduğunu görmüyoruz. 

GÖRMEZ ve İLİM TAHSİLİ

Henüz 9 yaşındayken babası biricik oğlunun elinden tutup hocası Muhammed Emin Er Seyda’ya teslim etti...

Dokuz yaşındaydım ve Seyda’nın evinde kaldım diyordu Görmez... Seyda, bana yatak hazırladı ve ben uyudum. Gece geldiğini gördüm, fakat uyuyor numarasını yaptım... Önce bana baktı... Yorganımın üzerimde olmadığını görünce üzerimi örttü. Sonra üşümeyeyim diye sobayı yaktı ve odadan çıktı. O andan itibaren kalbimde ona karşı bir sevgi oluştu... Bir baba gibi bildim... Korkum kayboldu... 

Görmez›in Seyda›nın yanında medrese ilmine başlaması böyle oldu...

Seyda, Kıratlı Köyünden Gaziantep’e taşındı. O sıralar İmam Hatip öğrencisi olan Görmez, yaşıtları sokaklarda oynarken eline Arapça kitaplarını alır, Seyda›nın evine gider ve dersini alıp dönerdi... 

Seyda Ankara›ya taşındı... Görmez, Ankara›da bir camide imam oldu ve yine eline Arapça kitaplarını alıp Seyda’nın yanında ilmini devam ettirdi...

Görmez, ilahiyatta hoca oldu... Yine Seyda›nın yanına gelir, oradaki hocaların kafasını karıştırdığı noktaları onunla müzakere ederdi. Hatta Seyda’sını İlahiyata götürüp hocalarıyla tanıştırır ve onlarla tartıştırır, onlar Seyda›nın ilmi önünde saygıyla eğilirlerdi...

Görmez Diyanet İşleri Başkanı oldu...

Yine gelip Seyda’sına danışmadan edemezdi… Onunla gece yarılarına kadar müzakere etmekten zevk duyar, Seyda’sı da onu gördüğünde evladını görmüş gibi sevinirdi...

Seyda hastalandı...

Görmez yine yanındaydı...

Seyda, ona karşı son vazifesini yaptı. 

Vefatından bir hafta önce talebesine ilmi icazetini verdi, sarık ve cübbesini giydirdi... Görmez, medrese ilmini bitirmiş ve icazet almıştı... “Bu benim için en kıymetli diploma demişti”...

Bunları niye anlattık? Görmez’in bir ilim adamı olduğunu, çocukluğundan beri ilim sevdası ile dolu olduğunu göstermek için… İlmi bir sorun varsa ilmi olarak tartışılmalı, reddiyeler verilmeli, ama belden aşağı saldırarak bir insanı yıpratmak insani bir hareket değildir. Görmez, İlme kendisini vermiş ehli sünnet Müslümanıdır... 

Hataları yok mu? 

Her fani gibi tabi ki var... Onu ilmi platformlarda reddiyeler şeklinde cevaplamak gerekir, linç ederek, yok ederek değil…

Ek

Görmez iyi bir Mü’mindir, tüm hayatı ortadadır... Biz buna şahidiz...