BİR derbinin altı golle sonuçlanması seyir zevki verir. Kâh statta, kâh ekran başında da olsanız. Ama bu zevki tadarken futbolun neresine kadar tırmanıldı, onun farkında mısınız Bence bu maçın futbol notu altıyı geçemez. O da zaman zaman, enstantane enstantane... Toplarsak bir yirmi-yirmi beş dakika falan...

Şimdi asıl önemli olan yanlışlar bölümüne geçelim. Cüneyt Çakır’ı en sona bırakacağım. Hani bu yazıları bir gün sonra yazıyorum diye eleştirenler var ya, işte onlar için de kimsenin değinmediklerine değineceğim.

Ev sahibi Fenerbahçe’nin teknik patronu bir önemli konuda ders almalı. Maçın 30. dakikasında Meireles vahşice bir sertlik yaparak kırmızı ile oyun dışı kalıyor. Yani orta alanda önemli bir eksiklik doğuyor. Bu durumda ne yapılır Sonuç ne olursa olsun hem de... Ön bloktan bir oyuncu alınır, yerine bir orta alan oyuncusu sokulur. Çünkü sizin takımınızda ileride oynayan oyuncuların hiç birinin orta alan oyuncusu niteliği yok. Haa o on birde Mehmet Topuz olsaydı, onu Meireles konumuna çekip devam edebilirsiniz. Ama yok. Bu arada ikinci golü atmaz mısınız İşte ben bilirim burada sizi yakar. Çünkü bu olması gereken değiştirmeyi yapmadığınız için iki dakika iki tipik orta alan eksikliği golü yersiniz ve yenik durumda soyunma odasına gidersiniz. Şimdi size bir örnek... Real Madrid-Galatasaray maçında, Real’in alacağı sonuç hiç mi hiç önemli değildi. Ama Ramos atılınca, Ancelotti ne yaptı Tuttu, içeriden bir hücum oyuncusu alıp yerine bir stoper koydu. Bilmem anlatabildim mi Ersun Bey Sonra ne oldu Dört oldu. Soyunma odasına önde gitsen rakibin ikinci yarıya hangi ruh haliyle çıkardı sence Ersun Bey

Ya Biliç Ersun Yanal’ın yukarıda sözünü ettiğim ikramını iyi değerlendirdi oyuncuların. Rakibin orta alan zafiyetinden yine rakip ceza alanı önünde duvar pasları ve araya oynamayla iki gol buldun. İçeri 3-2 önde gittin. Sonra Veli sakatlanıp çıkınca tuttun Necip’i oyan aldın. Oldu mu Hayır! Ne mi yapılır orada Atiba’yı ön liberoya Veli’nin yerine çekersin, Veli’nin yerine de Motta’yı sol arkaya alırsın. Bu kadar basit! Belki de o zaman on kişi bile kalmaz, maçı da alabilirdin.  Rakibin hocası da o arada kumara devam ediyor, iki kişilik desteksiz orta alanla... Bunlar nasıl teknik adam Rakibin orta alanı bir kişi eksik kalmış. Oraya çıkacak bir Atiba ile hem savunma, hem de hücum zenginliği kazanmaz mıydın Almeida neden oyundan alınıyor ki Mr. Biliç Duran toplara gelip iş yapıyor. İleride top tutuyor ve en azından iki güzel gol attığından rakibin savunmasının kafasında ve yüreğinde hep korku var... Futbolu öğrenme durumuna hâlâ gelememiş Pektemek’le işin ne Pardon, hem Avcı’nın, hem Terim’in gözbebeğidir. Ben pek anlamam... Sen dua et de Cüneyt hoca penaltıyı üflemedi.

Ve gelelim Cüneyt Çakır’a... Hep sorguluyordum, neden hâlâ bir Fenerbahçe maçı almadı diye. İşte size o maç. Hem de bir Avrupa Kupası maçı yorgunluğundan sonra... Kararlara gelince... Fenerbahçeli Kuyt’un Tolga’nın ensesi ile başı arasına yerleştirdiği dirsek fauldür. Golün iptali doğru karar. Motta’nın kollarını göğsüne kavuşturarak topu engelleme işi penaltı, devam kararı yanlış. Pektemek’in, Gökhan’ın ters kafasına eli çok açık. Ancak aralarındaki mesafe yakın... Hakem tam görüyor. Penaltı da var, penaltı da yok... Tam yorumluk... Meireles’in kırmızısı doğru karar. Ama Alves’in üç defa atılması gerekir... Rakibin elmacık kemiğine dirsek, rakibin bileğine yerde kasten basmak, onu buna elle kolla taciz... Çizgi hakeminin Emenike’nin önce tokadı, sonra kafası için sarı kart tavsiyesine yapacak bir şey yok. Çünkü Cüneyt hoca aksiyonu görmüyor, bu nedenle çizgi hakemi ne derse onu yapıyor. Necip’in kırmızı kartı, yani ikinci sarısı tamam da, aynı biçimde rakip formaya asılı koşan Caner’e neden kart yok   Fenerbahçe’nin üçüncü golü ofsayt. Ama burada Cüneyt Çakır’ın yapacağı bir şey yok. Yardımcı bayrak çekmedi. Yorum mu Top iki metreye düşüyor. Bunun içinde Sow ofsayt pozisyonunda yükseliyor, yani rakibi oyalayıcı, dağıtıcı aksiyon var. Kuyt da bundan yararlanıp kafayı vuruyor. Yani iki metrede aktif rol oynayan oyuncu var.

Neyse... Mahmut Uslu’nun yaygarası ise çok komik. Neyse ki, Sevgili Nejat Uygur’un yasını tutarken, yerine birileri yetişiyor demek ki...