Kedilerin amaca uygunluğunda sorun var. Hem de "kabul edilebilir" yüzdeleri aşan ölçüde...
Daha önce de buna dikkat çekmiş ve krediye ulaşımı kolaylaştırınca KOBİ‘lerin istismarının artışını gündeme getirmiştik. Destek kredilerini amacına uygun kullanan KOBİ‘lerimizi özenle ayrı tutarak... İstanbul‘da lüks araba, 5 yıldızlı otelde düğün, denize nazır daire... Girişimcinin namusunu korumak, yalnızca devletin, yasa koyucu veya KOSGEB‘in işi midir? Acaba bu namuslu olma tutumu, girişimcinin derdi değil midir? Krediye ulaşımı zorlaştırınca "imkânsızlık", kolaylaştırınca "istismar" sarmalından acilen çıkmamız gerekiyor, demiştik. Sanayi Bakanı Nihat Ergün; bütün KOBİ‘leri denetlemeyi düşünmediklerini söylüyor. Doğrudur; buna imkân da yok zaten. Fakat KOBİ‘lere verilen krediler için "basit, anlaşılabilir" birkaç kriter koyup buna yönelik bir denetim yaklaşımı da şart gibi geliyor bana. Mesela alınan krediyle Ar-Ge yapmak ve/veya istihdam sağlamak gibi... En azından "araba, düğün, daire" finansmanı kurnazlığından sıyrılmak için... (ŞEREF OĞUZ / SABAH)





