Yanına gelen için ayağa kalkılır mı?

Metin Bostancı / Adapazarı

Soru: Bulunduğumuz yerde yanımıza gelen ve kendisine hürmet gösterilen biri için ayağa kalkmak caiz değil diyorlar. Kendisine hürmet için gelen birine ayağa kalkmak caiz mi? Ayağa kalkılması günah mı? Kalkmamamız mı gerekiyor?

Cevap: Peygamberimiz (S.A.V.) sünneti olan saygıdeğer bir kimse için ayağa kalkılıp kalkılmayacağı meselesi sürekli olarak tartışılıp gelir.

Bu konuda tanınmış bir hadis âlimi olan;

• İmam Nevevi ve

• İbni Hacer el-Askalani eserler vermişlerdir.

İbni Hacer el-Askalani bu meseleyi Fethü’l Bari adlı sahih-i Buhari şerhinde (c/11. Syf: 52-56. İsti’zan 26.) incelemiştir. İmam Nevevi (Ö: 676/1277) aynı konuyu et-Terhis fi’l- ikrami bi’l-kıyam ile başlayan uzunca adı olan eserinde, “Değerinden fazla büyütme düşüncesi olmadan sırf hürmet etmek maksadıyla faziletli ve değerli Müslümanlar için ayağa kalkmak caizdir” diye zikretmiştir. (Ahmed Ratib Hemmüş Dimaşk 1402/1982 Keylani Muhammed Halife Beyrut 1409/1988)

Resulûllah (S.A.V.) Said ibni Muaz’a yanına gelmesi için haber göndermişti. Yanına geldiğinde Resul-ü Ekrem (S.A.V.) yanında bulunanlara, “En hayırlınız için ayağa kalkın” buyurdu. (Buhari Menakıbu’l- Ensar 12.megazi 30.isti’zan 26.müslim,Cihad 64.)

Hz. Ayşe radiyallahu Anha validemiz kızı Hz. Fatıma yanına geldiğinde onu ayakta karşılar kalktığı yere oturturdu. Aynı şekilde Peygamber Efendimiz (S.A.V.) kızı Fatıma’ya geldiğinde o da ayağa kalkar kemali edeple Efendimizi ayakta karşılar ve kalktığı yere oturturdu. (Ebu Davud, Edeb 119).

İkrime Mekke’nin fethinde Yemen’e kaçtı. Fetihten sonra karısı Yemen’e gidip Müslüman olmaya razı etti. Birlikte Medine’ye gittiler. Resül-ü Ekrem, İkrime’yi görünce sevinerek ayakta karşıladı. İkrime Resülullah’a biat etti. Hayatı boyu cihad etti. (Malik Muvatta 46)

Demek ki, kendisini görmekten memnuniyet duyulan kimseler için ayağa kalkmanın bir peygamber âdeti olduğu anlaşılmaktadır.

İslam âlimlerinin çoğunluğu faziletli kabul edilen kimselere hürmeten veya sevgi ve muhabbetini göstermek maksadıyla ayağa kalkmakta sakınca görmemişlerdir. Hatta bu âlimler, bir bölgenin geleneklerine göre kendisi için ayağa kalkılması âdet olan kimseye ayağa kalkmamak onun gücenmesine yol açacaksa, ona hürmeten ayağa kalkmak gerektiğini söylemişlerdir.

Ebu Davud ve İmam Müslim gibi büyük hadis âlimleri, sevgi hürmet, saygı ve birbirlerine ikram gayesiyle ayağa kalkmayı uygun görmüşlerdir. Bu beyanlar bütün tereddütleri gidermiştir. Allah (C.C.) hepsinden razı olsun. Aklı olmayanların da kafaları karıştırmamaları önemli bir husustur. Müslüman için edep hürmette ve hizmette kusur etmemektir.

Nuri Ahmet Değer

Soru: Geçenlerde bir TV kanalında konuşan zattan duydum. Uydudan yayın alınıp TV seyrediliyor. Kâbe’de böyle seyredilebiliniyor. Namaz vakitlerinde namazlar da yayına veriliyor. Kâbe’ye bakarak imama uyulup o vaktin namazını Kâbe cemaatiyle kılınabilir ve Kâbe’de kılma sevabı kazanılır, dedi. Kafamız çok karıştı. Böyle şey olabilir mi?

Cevap: Namazın cemaatle kılınabilmesi için aranan şartların biri de aynı mekânda imamla birlikte kılınması gerekir. İmam ayrı cemaat ayrı mekânlarda olması namazı fasid eder, o namaz hükümsüz olur, imama uyan cemaat birbirini görmesi imamı da görmesi veya imamı gören bir zatı görmesi gerekir. Aksi halde o namaz, namaz olmaktan çıkar, olmaz. Bazıları olur derlerse de bu ifadenin hiçbir değeri yoktur.