Refah Partisi 1989 yerel seçimlerinde İstanbul da
Sultanbeyli yi kazanmıştı. Beyoğlu nda aday gösterilen Recep Tayyip Erdoğan
ekibiyle birlikte müthiş bir çalışma gerçekleştirmiş ve mazbataların tam
alınamaması neticesinde kazandığı seçimi kaybetmişti. Bu çalışma İstanbul a
dalga dalga yayılmış ve herkes barlara girip Refah Partisi ni anlatan ekibi
konuşur olmuştu. Seçim akabinde ilçe seçim kurulu ile tartışan belediye başkanı
adayı Recep Tayyip Erdoğan yaşanan bazı nahoş olaylar neticesinde bir müddet yurt
dışında yaşamış ama araya girenler sayesinde yurda geri dönmüştü.
Refah Partililer kazandıkları belediyelerin icraatını
halka anlatmaya başladılar. Bir yandan etkili hatiplerinin videoları
vasıtasıyla halka yitip gitmekte olan değerleri hatırlatıyorlar bir yandan da
belediye başkanlarının gösterdikleri inanılması zor başarıları anlatıyorlardı.
Yavaş yavaş Refah Partisi hem medyanın hem de halkın gündemine ciddi anlamda
girmeye başlamıştı.
20 Ekim 1991 tarihinde yapılan genel seçimleri tam bir
sürpriz olmuştu halkımız için. Uzun yıllar iktidarda olan ANAP seçimlerde
ikinci parti konumuna düşmüş seçimi Süleyman Demirel in DYP si kazanmıştı.
Refah Partisi, MHP ve IDP ile ittifak yaparak seçimlere katılmış ve %16,87 oy
oranı ile 67 milletvekili çıkarmıştı. Bu seçimler aynı zamanda 12 Eylül askeri
darbesi ile yasaklı hale gelen siyasi parti liderlerinin de ilk seçimi olmuştu.
Seçim sonucunda Demirel in DYP si ile Erdal İnönü nün SHP si koalisyon hükümeti
kurdular. Artık ANAP ana muhalefet partisiydi. 1991 de yapılan ara yerel
seçimlerde Refah Partisi Kağıthane, Arnavutköy ve Samandıra da seçimleri önde
bitirerek başarısını devam ettiriyordu.
1992 de yeni ilçelerin kurulması neticesinde yapılan ara
seçimlerde Refah Partisi büyük bir başarı göstererek adeta iktidara yürümenin
ayak seslerini duyurmaya başlamıştı. İstanbul da Bağcılar, Güngören,
Bahçelievler ve Tuzla da seçim yarışını önde tamamlayan Refah Partisi seçimin
galibi olmuş ve gündeme iyice oturmaya başlamıştı.
17 Nisan 1993 de, 9 Kasım 1989 tarihinde cumhurbaşkanı
olarak resmen görevine başlayan 8. Cumhurbaşkanı Tonton Turgut Özal kalp ve
koroner yetmezliğine bağlı tansiyon düşmesi sonucunda Çankaya Köşkü nde görevi
başında vefat etmişti. Onun ölümü ile siyasi dengeler yeniden altüst olmuş ve
ülke şimdi olduğu gibi cumhurbaşkanlığı seçimlerine kilitlenmişti.
Süleyman Demirel DYP, Kamran İnan ANAP, İsmail Cem CHP
adına cumhurbaşkanlığına aday gösterildiler. Refah Partisi de Lütfi Doğan ı
aday göstermişti. İkinci tur seçimlerinde 49 oy alan Lütfi Doğan üçüncü tur
oylamaya katılamıyordu. Süleyman Demirel 19 Mayıs 1993 de üçüncü tur oylamada
SHP ve MHP nin de desteklemesi ile 244 oyla Türkiye nin 9. Cumhurbaşkanı
oluyordu. Böylece 7 kere gidip 8 kere gelen Bir bilen artık cumhurbaşkanı
olmuştu
Minik bir tebessüm
Kadeş Şavaşı
Tarih dersinde öğretmen öğrencinin birini tahtaya
kaldırmış ve sormuş:
- Oğlum
Kadeş Savaşını kim yaptı Çocuk hemen yanıtlamış:
- Hocam
vallahi billahi ben yapmadım.
Hoca sinirinden çıldıracak. O sinirle dışarıya çıkmış,
koridorda matematik öğretmenini görmüş ve durumu matematik öğretmenine
anlatmış:
- Hoca
hanım bu öğrenciler beni çıldırtacak; Kadeş Savaşı nı kim yaptı diye soruyorum,
vallahi billahi ben yapmadım diye yanıt veriyorlar, çıldıracağım...
- Hocam
üzülmeyin çocuktur bunlar hem yaparlar hem de yapmadım derler...
Tarihçinin sinirleri iyice tepesine çıkmış ve soluğu
müdür beyin odasında almış.
- Müdür
Bey bu nasıl bir okul, ne öğrencisinde hayır var, ne de öğretmeninde; öğrenciye
Kadeş Savaşı nı kim yaptı diye soruyorum, ben yapmadım diyor, öğretmene durumu
anlatıyorum, bunlar çocuktur hem yaparlar hem de yapmadım derler diyor, kafayı
yiyeceğim. Müdür Bey:
- Siz hiç
kendinizi üzmeyin Hocam, bunda merak edilecek bir şey yok, şimdi bakanlığa bir
yazı yazar ve Kadeş Savaşı nı kimin yaptığını sorarız...
Tarih öğretmeni aldığı yanıt ile oracığa yığılıp kalmış
ve müdürden bir hafta izin almış... Bir hafta sonra bakanlıktan bir yazı: Bu
yıl ödenek olmadığı için Kadeş Savaşı yapılamayacaktır. Bilginize...
İlgilisine notlar:
Ramazan da
TV de yapacakları programlarla yüzbinlerce lira kazanacak olan hoca efendiler,
asgari ücretle geçimlerini temin eden insanlara paylaşmanın faziletini ve
sabrın güzelliklerini anlatacaklar.
Kaç
gösteriyorum diye soran kadın saatli bomba gibidir. Yanlış cevap vermek yanlış
kabloyu kesmek gibidir.
Siz
hangi inancın evladısınız. Prof. Dr. Necmettin Erbakan