Ortadoğu'da kılıçlar çekilmişken Ankara'dan kritik bir açıklama geldi. NATO Zirvesi'nin ardından The National News'a kritik değerlendirmelerde bulunan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Tel Aviv yönetiminin Türkiye'yi içine çekmeye çalıştığı tehlikeli oyunu deşifre etti. Sandık endişesi taşıyan İsrail kabinesinin, kasten gerilimi tırmandırdığı ve gözünü sınır ötesine diktiği aktarıldı.

NETANYAHU'NUN SEÇİM OYUNU

Diplomasinin zirvesinden gelen mesajlarda, İsrail iç siyasetindeki krizin faturasının komşu ülkelere kesilmek istendiğine dikkat çekildi. Yaklaşan seçimler nedeniyle Başbakan Binyamin Netanyahu'nun "dışarıdan bir düşmana ihtiyaç duyduğunu" vurgulayan Fidan, Türkiye'nin bu provokasyonlara gelmeyeceğini ifade etti. İki ülke arasında bir cepheleşme arayışında olmadıklarının altını çizen Bakan, "Açıkça bir çatışmaya girmek için bir neden yok" diyerek net bir çizgi çekti.

Hakan Fidan Aa 2446395

Mevcut politikaların tüm Ortadoğu için pimi çekilmiş bir bomba olduğu kaydedildi. Fidan, "Netanyahu hükümetinin politikaları sadece bizim için bir sorun değil. Onun politikaları ve hükümeti İsrail için bir yük, bölge için bir yük, uluslararası güvenlik için ise bir yük ve tehdittir" sözleriyle tehlikenin boyutunu ortaya koydu. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan "Bir barış ve sağduyu lideri olduğu ve hiçbir tuzağa çekilemeyeceği" şeklindeki değerlendirmesi de röportajda yeniden hatırlatıldı.

HÜRMÜZ'DEKİ ATEŞ ÇEMBERİ

Röportajda, ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı'nda patlak veren yeni kriz de tüm detaylarıyla masaya yatırıldı. Trump'ın ateşkesin "bittiği" yönündeki sert çıkışına rağmen Fidan, barış zemininin hala korunabileceğine inandığını dile getirdi. Tahran'ın adımlarını doğrudan "misilleme" olarak niteleyen Dışişleri Bakanı, yaşanan sıcak saatlerin bir iletişim kazasından doğduğunu aktardı. İranlı mevkidaşıyla yaptığı telefon trafiğinin ardından kendisine "Sorunun kökenine dair daha derin bir anlayış" kazandırdığını belirten Fidan, "Boğaz'dan geçişin nasıl uygulanacağı konusunda iki taraf arasında bir iletişim eksikliği ve yanlış anlaşılma olduğunu düşünüyorum" dedi.

Suların durulması gerektiğine işaret eden Fidan, "Her iki taraf da gerçekten ateşkesi korumak ve barış anlaşmasıyla ilerlemek istiyor. Yine de her zaman bir kaza ihtimali mevcuttur; iletişimsizlikler, provokasyonlar ve misillemeler sebebiyle çok dikkatli olmak zorundayız" şeklinde uyarılarda bulundu.

Hakan Fidan'dan ABD-İran gerilimi açıklaması: Savaş tehdidi var mı?

Gazze'deki drama da sessiz kalınmadı. Barış Kurulu'nun "Soykırımı durdurmada etkili olduğunu" ancak vaat edilen insani yardımların halen Filistinlilere ulaşmadığını belirten Fidan, "Planın vaat ettiği sonuçları görme, özellikle insanların yeterli yardım, barınak ve ilaç aldığını görme noktasında, planın bu kısmının henüz tamamen başarılı olmadığını düşünüyorum" ifadelerini kullandı. Fidan, yaşanan

Körfez krizi nedeniyle asıl odağın kaydığını belirterek, "İsrail'e Filistinlilerin daha fazla uluslararası insani yardım almasına izin vermesi için uluslararası toplumun daha fazla baskı yapmasına ihtiyacımız var" diyerek küresel bir çağrı yaptı.

Hakan Fidan’dan Şam’ın Sdg Hamlesine Tam Destek Ve Gazze Açıklaması (1)-1

SURİYE VE İRAN İÇİN KRİTİK UYARI

Bölgesel istikrarın önündeki engellerin ele alındığı bölümde, Fidan'ın "Avrupa liderlerinin İsrail’in oluşturduğu tehlikeyi fark etmeye başladıklarını ancak bu sorunla başa çıkma yollarını henüz bulamadıklarını belirttiği, Suriye'de kaydedilen ilerlemeyi istikrarsızlaştırma girişimlerinin bu durumu değiştirebileceği uyarısında bulunduğu" ifade edildi.

Suriye'nin geleceğine dair Tel Aviv'in asıl niyetini sorgulayan Fidan, "İsrail'in istikrarlı, iyi, güçlü, gelişen ve kalkınan bir Suriye görmek isteyip istemediğinden emin değiliz" çıkışını yaptı. Tel Aviv'in Şam'ı kasten kaosa sürükleme çabalarına yönelik soruya ise, "İsrail hükümetinin bölge ülkelerine yönelik geçmiş ve mevcut davranış kalıplarına baktığınızda, evet" yanıtını verdi.

Irak'taki yeni yönetime dair temkinli bir tavır sergilendiği kaydedilen Fidan, kalıcı barış için İran faktörünün masaya yatırılması gerektiğine işaret etti. Vekalet savaşlarına değinen Fidan'ın şu tarihi analizi kayıtlara geçti:

"Her ulusun egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün tamamen tanındığı bir duruma geri dönmemiz gerekiyor. İran uzun süredir bu ülkelerde vekiller bulundurarak önleyici bir güvenlik politikası yürüttüğünü iddia ediyor, tıpkı İsraillilerin güvenliklerinin bir parçası olarak bölgenin geri kalanını işgal etmesi gibi. Bölgedeki her tarafın güvenliğini, siyasi egemenliğini ve toprak bütünlüğünü garanti altına alacak yeni bir güvenlik anlayışına ulaşırsak, bu yeni anlayışla İran'a 'Bakın, kendi köşelerimize çekilebiliriz' diyebilmeliyiz. İnanıyorum ki İran tüm bu gerçekleri anlayacak olgunluktadır. Bu nedenle, umarız ABD ile İran arasında bir barış anlaşmasına varılırsa, o zaman gerçekten sağlıklı tartışmalara başlayabiliriz. Bu dönemde sorunlarımızı tanımlarken ve iletirken bunlara çözüm bulurken açık, şeffaf ve samimi olmalıyız."

Kaynak: Haber Merkezi