Akdeniz’in ortasında, uluslararası sularda yaşanan o karanlık gecenin yankıları siyaset kulislerini sarsmaya devam ediyor. 29 Nisan gecesi Girit açıklarında insani yardım teknelerine yapılan sert müdahale, sadece bir askeri operasyon olarak kalmadı; Avrupa’nın "demokrasi" ve "deniz hukuku" söylemlerini de tartışmaya açtı. Filo gönüllüleri darp edilip alıkonulurken, sessiz kalan Avrupa başkentlerine en sert tepki tanıdık bir isimden, Yanis Varoufakis’ten geldi.

"Kendi Vatandaşlarına Komplo Kuruyorlar"

Varoufakis, yayınladığı video mesajda Avrupa Birliği’nin (AB) kendi değerlerini çöpe attığını iddia etti. Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) tutumunu eleştiren Varoufakis, hükümetlerin "apartheid uygulayan soykırımcı bir devlet" adına kendi vatandaşlarının sivil özgürlüklerini ihlal etmek için komplo kurduğunu ileri sürdü. Uluslararası hukukun hiçe sayıldığını belirten eski bakan, "Soykırımı örtbas etmek ve meşrulaştırmak için her şeyi yapıyorlar. İnsanlık, İkinci Dünya Savaşı’ndan çıkardığı dersleri çoktan unutmuş durumda" ifadelerini kullandı.

Silah Ortaklığı ve Faşizm Vurgusu

Haber masasına düşen detaylarda en dikkat çekici noktalardan biri de Varoufakis’in işaret ettiği silah ticareti ağı oldu. Alman silah devlerinin İsrailli üreticilerle Yunanistan topraklarında ortak girişimler yürüttüğünü hatırlatan Varoufakis, bu zihniyetin Avrupa ve ABD'de "faşizmle el ele" ilerlediğini savundu. Deniz hukukunun rafa kalktığını söyleyen Varoufakis, "Hükümetlerimizin soykırıma ortak olmasını engellemek için sadece yürümek yetmez, yönetimleri ele geçirme planımız olmalı" diyerek radikal bir çağrıda bulundu.

Girit Açıklarında Ne Yaşanmıştı?

Küresel Sumud Filosu’nun 2026 Bahar Misyonu, 12 Nisan’da Barselona’dan umutla yola çıkmıştı. 39 ülkeden 345 aktivistin katıldığı yardım konvoyu, 29 Nisan’da henüz Gazze’ye 600 deniz mili mesafedeyken saldırıya uğradı.

  • Hukuksuz Müdahale: Yunan kara sularının sadece birkaç mil açığında düzenlenen operasyonda 175 aktivist alıkonuldu.

  • Kötü Muamele ve Yaralılar: Müdahale sırasında 31 aktivist yaralandı, tekneler parçalanarak kullanılmaz hale getirildi.

  • Geri Dönüş: İsrail ordusu, alıkoyduğu grubu 1 Mayıs’ta Girit Adası’na bırakırken, iki filo yöneticisinin hala bırakılmadığı öğrenildi.

Girit limanlarında bekleyen onlarca tekne ve serbest kalan aktivistlerin kararlı duruşu, misyonun henüz bitmediğini gösteriyor.

Kaynak: Haber Merkezi