Ömürleri mücadele ile geçen insanların ölmeleri mücadelenin
bitmesi anlamına gelmez. Açtıkları çığır ölümlerinden sonra da takipçileri
tarafından devam ettirilir. İlk insandan günümüze kadar bir kısım insanları
hayırla yad ediyorsak onların mücadelesine olan saygımızdandır.
Son devrin bu anlamda en müşahhas örneği Prof. Dr. Necmettin
Erbakan dır. Çocukluğu, gençliği, öğrenim hayatı ve siyasi mücadelesi ile hem
kendi dönemini hem de gelecek kuşakları etkilemiş bir insandır. Siyonizm
denilen habis urun ülkemizde, İslam âleminde ve tüm dünyada tanınmasında en çok
onun emeği ve katkısı olmuştur. Bildiklerini bir öğretmen edası ve sabrıyla
anlatmasından olsa gerek lakabı Hoca idi. Onun zihniyetine karşı olanlar dindar
olduğu için, sevenleri de konuları ayrıntılı şekilde anlattığı için bu lakabı
takmışlardı sanırım!..
Neticede insanlar fani canlılar. Alınacak her nefes,
tüketilecek her saniye sayılı. Hak vaki oldu ve ebedi istirahatgâhına medfun
olundu. Yaşadığı zaman zarfında hep inandığı değerler doğrultusunda mücadele
verdi. Bazı değerler ölümünden sonra idrak edilirlermiş. Sanırım merhum Hocam
da ölümünden sonra bir başka anlaşılmaya başlandı. Sağlığında ziyaretine
gelmeyenler, hatta kendisin üzenler bile O nun yoluna girmeye ve yaptıklarını
taklit derecesinde de olsa yapmaya çalışıyorlar.
Sevenleri kendisini unutmadı ve hayırla yad etmek adına
Erbakan Haftası tertip eylediler. Çeşitli etkinliklerle hem bilmeyenlere
mücadelesini anlatacaklar hem de Erbakan ca bir duruşun, bir mücadelenin nasıl
olması gerektiğini dosta düşmana ilan edecekler. Hayırlı olsun.
Hocamın şahsında tüm dava erlerini saygı, hürmet ve rahmetle
anıyor Mevla dan onlara ve bize merhamet etmesini niyaz ediyorum!..
Teknolojik yalanlar
Yalan her din ve inanış tarafından yasaklanan bir fiildir.
Buna rağmen insanın doğasında var olan bir gerçek aynı zamanda. Her zaman ve
zeminde sıkça başvurulan yöntem olduğundan hep gündemde kaldı.
Günümüzde hızla gelişen teknoloji de elbette söylenen
yalanları değişime uğratmış ve ortama uyum sağlatmıştır. İnsanlar bazen
isteyerek bazen de istemeyerek yalana başvurmakta. Teknoloji de buna çanak
tutmakta ve eskiden akla gelmeyen konular günümüzde bir yalan aracı olarak
kullanılmakta. Bunlardan bir kaçını aşağıda aktarıyorum:
Şuanda çok önemli bir toplantıdayım seni daha sonra arasam
olur mu
Mail kutumda o kadar mail birikmiş ki hepsini okumadan
sildim seninki de arada gitmiş tüh.
Kontörüm yoktu o yüzden arayamadım.
Teli sessize aldıydım o yüzden duymamışım.
Telin çekmediği bir yerdeydim o yüzden ulaşamamışsındır.
Telimin hafızası göçtü o yüzden numaran bende yok.
Demek bana ulaşamadın. Eee şey telefonun şarjı bitmişti
ondandır.
Çok geç kaldığımın farkındayım ama acayip bir trafik
vardı.
Minik bir tebessüm
Sahte para
Marketin birine bir turist gelmiş bir şeyler almış, sonra
ücreti ödemek için dolar uzatmış kasadaki adama.
Adam para sahte mi değil mi diye kuşkuya düşmüş. Paranın
orasına burasına
bakmış. Evirmiş çevirmiş anlayamamış sahte olup olmadığını.
Bakmış böyle olmayacak parayı sırada bekleyen Temel e
uzatmış.
Bir de sen bak hele demiş.
Temel paranın bir altına bir üstüne bakmış sonra masanın
üstüne atmış
ve bu para sahte demiş.
Herkes şaşırmış, nasıl anladın bu kadar çabuk demişler.
Temel: Bunun üstünde Atatürk resmi yok demiş.
Kıssadan hisse: Bazen hayatımızdaki olayları sağlıklı
değerlendiremeyiz. İyice düşünmeden hareket edince de hatalı neticelere
varabiliriz. Oysaki biraz daha dikkatli olabilsek en doğruyu bulabileceğiz.
İlgilisine notlar:
Bu aralar hazır
bölücübaşı ile görüşülüyorken PKK nın elinde bulunan kaymakam, asker ve diğer
vatandaşların salınması için de birileri uğraşıyor mu Uğraşılmıyorsa neden
Erbakan olmak demek zafere koşarken aynı zamanda başkasına
da yürümeyi öğretmek demektir.