ALLAHÜ Teala, Peygamber (Salat ve selam olsun ona),

Kitabullah olan Kur an-ı mübin, İslam ahlakı, İslam hikmeti, aklı-ı selim bize

emanetlere riayet edilmesini, onlara hiçbir şekilde hıyanet edilmemesini emr ve

tavsiye ediyor.

Emanetler nelerdir:

1. Varlığımız ve ömrümüz bir emanettir. Bu varlığı Allaha

kulluk ve itaat yolunda ölüm noktasına kadar, inşaallah hüsn-i hâtimeye nâil ve

müyesser olacak şekilde götürmeliyiz. Şirk, küfür, nifak, azgınlık emanete

hıyanettir.

2. Gençliğimiz bir emanettir. Gençliğimizi ilim, irfan,

hüner, hırfet, mârifet, hikmet tahsiliyle geçirmeliyiz. Gençliğini boşa

harcamak çılgınlıktır, hıyanettir. Şımarık hoppa züppe gençler kendilerine

yazık etmektedir.

3. Bir anne babanın çocukları onlara büyük emanettir. O

çocukları iyi Müslümanlar, iyi insanlar, iyi vatandaşlar olarak yetiştirmekle

yükümlüdürler. Oğlunun veya kızının, öncelikle iyi Müslüman olması için gereği

gibi, ne yapılması icab ediyorsa öylece çalışmayan ve çırpınmayan ebeveynler

emanet hainidir. Müslüman aileler çocuklarını yedi yaşından itibaren namaza

alıştıracak, on yaşından itibaren kıldıracaktır. Çocuklarına ilmihal öğretmeyen

veya öğrettirmeyen Müslüman aileler emanet hainidir. Ne mutlu çocuklarını

İslama, İmana, Kur ana hizmetkar olarak yetiştirenlere. Yazıklar olsun

çocuklarını ehl-i dünya, ehl-i para, ehl-i lüks ve konfor, ün ve alkış hastası,

benlik kurbanı yetiştirenlere.

4. Para, zenginlik, maddî imkanlar hep emanettir. Zekat

ve sadaka vermeyenler emanete hıyanet etmiş olur. Allah bizi zenginlikle

imtihan ediyor. Bazı gafiller, zekatımı verdikten sonra her istediğimi yaparım

havaları içinde. Soruyorum: Zekat verdikten sonra israf edebilir mi,

sefih=beyinsiz bir hayat sürebilir mi Bunca yerli fakir ve Suriyeli mülteci

sürünürken, onlara yardım etmemek caiz olur mu Dünya imtihanı veriyorsun,

Allah seni zengin kılmış, sadaka vererek, paylaşarak, yardım ederek sınavı

kazanmak için çalışacaksın. Meşhur hadîs-i kudsîde Allahü Teala buyuruyor: Ey

kulum!.. Ben acıkmıştım, niçin bana yemek vermedin .. Kul şaşırıyor, Ya Rabbi

Sen Rabbülâlemînsin, acıkmaktan münezzehsin Hak Teala Filan kulum acıkmıştı,

onu doyurmuş olsaydın, Beni doyurmuş gibi olurdun

5. Akıl, fikir, tahsil hep emanettir. Onlarla islamî,

imanî, Kur anî hizmetler yapılmalıdır.

6. Başkanlıklar, makamlar, mevkiler, müdürlükler,

şeflikler, valilikler, kaymakamlıklar, âmirlikler, aile reisliği, sınıf

öğretmenliği, okul müdürlüğü hep emanettir. İnsan bunların hepsinden hesaba

çekileceğinden korkmalı ve hazırlıklı olmalıdır.

7. Milletvekili seçilmek insanın üzerine çok ağır, çok

veballi bir emanet yükler. Bugünkü milletvekilliği yemini İslam dininin

hükümlerine uyuyor mu, uymuyor mu diye düşünmek gerektir. Halkın vekili

olmuşsun, halkın hukukunu koruyacak, halk için parçalanırcasına çalışıp

çırpınacaksın. Âhirette parti disiplini misiplini mâzereti geçmez. Mecliste şu

kadar namaz kılan Müslüman milletvekili var ama bir tanesi bile zinanın tekrar

suç olması için bir kanun teklifi vermiyor.

8. Müslümanın yazarlığı, kalemi de bir emanettir, büyük

sorumluluk ve vebal getirir. Müslüman yazar ne yağcılık ve yalakalık, ne de

aşırı ve yıkıcı deli dolu muhalefet yapabilir. Dindar kalem sahipleri sahih bir

itikad, salih ameller, hakkın ve sabrın tavsiyesi konusunda sık sık yazmalıdır.

Günlük politika ve magazin dedikoduları gelir geçer, İslamî konular Kıyamet e

kadar bakidir. Soruyorum: Müslüman yazara, dünyada eline yazmak, halka ulaşmak

imkanı geçti de ne yaptın demezler mi

Müslüman yazarlar, ehemmi bırakıp mühimlerle, hattâ mühim

bile olmayan boş konularla uğraşıp durmamalı. Önce ehemmler ele alınmalıdır.

Halkı ve gençliği uyarmak, aydınlatmak, bilgilendirmek için çalışan muhterem

yazar beyefendilere ve hanımefendilere buradan samimî minnet ve şükranlarımı

sunuyorum.

**

Yukarıda sekiz madde saydım. İşin kuralı şudur: Müslüman

kendisine bahş ve ihsan edilen her imkanı ve fırsatı emanet bilmeli, bunlarla

imtihan edildiğinin farkında olmalı ve hizmet etmeli, sevap kazanmaya, vebalden

kurtulmaya çalışmalıdır.

Allahın kendisine otomobil verdiği kardeşim, bu binitle

hiç olmazsa arada bir sabah namazına git de onun hakkını ödemeye çalış.

Allah para ve imkan vermiş, niçin arada bir

yedirmiyorsun

Muhtar güvendiğin bir kimse ise, niçin gidip çok fakir

birkaç kişinin isimlerini ve adreslerini öğrenip yardım etmiyorsun

Yahu senin balkonuna, pencerenin kenarına konan kuşların

bile sende hakları vardır. Karda kışta onlara niçin biraz bulgur, ekmek

kırıntısı vermedin Aç kuşlar pencereyi kirletirmiş. Penceren batsın!..

Ey şuursuz zengin!.. Üniversiteye giden çocuğuna lüks mü

lüks, pahalı mı pahalı bir Porsche araba almışsın. Çocuğunu hoppa, züppe,

şımarık yetiştiriyor ve onun felaketine sebep oluyorsun. Sende hiç vicdan yok

mu Evladının sana emanet olduğunu öldükten sonra mı anlayıp idrak edeceksin

Din uyarıdır, müjdedir, öğüttür, tesellidir Diyanet

İşleri Başkanlığının bu konuda büyük sorumluluğu vardır. Öyle etkili tv

programları yapılmalıdır ki, milyonlarca halk bunları gözyaşları içinde seyr

etmeli, bazıları ağlamalı, kimisi gömleğini parçalayıp bayılmalı, yurt çapında

tevbe ve ıslah olmalıdır.

Ah emanetler!.. Ah bizden sorulacak hesaplar!..