Hükümet 2007 nin son üç aylık dönemine ilişkin hazırladığı "Eylem Planı" çerçevesinde sosyal güvenlik, özelleştirme ve enerji konuları öncelikli olmak üzere değişik alanlarda 73 adım atmayı hedefliyor. 2008 yılı için gayri safi millî hâsılanın (GSMH) yüzde 6.5 i seviyesindeki faiz dışı fazla (FDF) hedefini korumayı hedefleyen hükümet, elektrik fiyatlarının ne olacağı konusunu da önümüzdeki günlerde netleştirecek.

Hükümet, üç aylık eylem planı çerçevesinde 9 yeni kanun çıkarmayı ve 13 kanunda değişiklik yapmayı öngörüyor. Ekonomik koordinasyondan sorumlu Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Nazım Ekren, 60. hükümetin 2007 yılı "Üç Aylık Eylem Planı"nı, düzenlediği basın toplantısında anlattı; ayrıca üç aylık eylem planının yanı sıra hükümetin 2008-2012 yıllarındaki hedefleri hakkında da bilgi verdi...

*

"2007 kayıp yıl olmasın sloganıyla bu sütunda Seçimden sonra yepyeni bir ekonomik programa geçilmeli (31.03/2007) konulu uzun bir analiz yapmıştık. Ama öyle olamadı. Yıl büyük oranda kaybedildi..." Doç. İbrahim Öztürk 11.10.2007 günkü yazısında (Zaman) böyle diyor ve devam ediyor: "Öyle ya da böyle fırsatları ıskalıyoruz ülke olarak. Seçimlerin hemen arifesinde 28 Haziran da bu sefer çok daha kapsamlı bir raporu MÜSİAD kamuoyuna açıklamıştı. Daha önceki çalışmalarda sürekli olarak istikrar tedbirlerini ön plana çıkartırken, bu raporda vurgunun temel eksenini değiştirmiş ve artık adil, şeffaf ve rekabetçi bir ekonomi beklentisini öne çıkarmıştık... Önceki gün Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren in açıkladığı eylem planını 3 genel başlık altında özetlemek istiyorum: 1-Yeni bir kalkınma deseni arayışı: Hükümet ekonominin üzerine sinen IMF patentli istikrar paketinin kokusunu silmek üzere harekete geçmiş, böylece yeni bir kalkınma deseni arayışı içerisine girilmiş... 2-Nerede kalmıştık: Öte yandan kabul etmek gerekir ki, hükümet işe sıfırdan başlamadı. Beş yıldır yaptıkları işler ve yapmak üzere planladıkları uygulamalara devam edecekler... Ekonomide şu anda en büyük iki yırtıktan biri hâlâ faiz, ikinci ise sosyal güvenlik harcamaları. Eğer bunca acıdan sonra yakında iflas 2020 başlıklarını görmek istemiyorsak bu reformlar tamamlanmalı... 3-Kulağa hoş geliyor ama: Bu arada eylem planında detayını ve bilhassa uygulamayı görmeden nasıl başarılacağı tam anlaşılamayan bazı çelişkili hedefler de var... Ancak, eldeki kur modeline hiç çekidüzen vermeden, içeriye oluk oluk sermaye akan bir ortamda, kur serbest düşüşte iken, enflasyonu hortlatmadan, fon piyasaları üzerinde kurulacak baskı altında faizleri artırmadan, cari açıkta kantarın zaten kaçmış topuzunu iyice salmadan bu işin nasıl olacağını tam kestiremedim... Ben sadece tereyağından kıl çeker gibi kolay bir süreçte olmadığımızı ifade etmek istedim."

Dikkat; bu eleştiriler hükümetin politikalarını genel olarak destekleyen Zaman Gazetesi yazarından.

*

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi nde ders vermeye başlayan eski Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, hükümetin 3 aylık ekonomik eylem planını açıkladığı gün hükümeti eleştirdi. Ekonominin tehlike sinyalleri verdiğine dikkat çeken Şener, bir an önce orta ve uzun vadeli politikaların değiştirilmesi gerektiğini söyledi...

Doç. Dr. Abdüllatif Şener, geçen yıla göre doların 1.640 dan 1.200 ün altına indiğini ve piyasalarda bir dolar eşittir bir YTL tartışmalarının başladığını hatırlatarak, "Bu değer ekonomi üzerinde önemli etkiler meydana getirir. Bu önemli etkiler her şeyden önce ihracatçıları olumsuz yönde etkiler. Çünkü ihrac edilen malların fiyatları üreticiler ve ihracatçılar açısından önemlidir. Kur düşüyorsa yerli para cinsinden malının değeri de düşüyor demektir. Düşen değerlerler üretim yapılabilir mi Ya da hangi sektörler bu düşüş karşısında üretime devam edebilir " diye konuştu.

Eski Başbakan Yardımcısı Doç. Dr. Abdüllatif Şener, bu kur düzeyi devam ettikçe bazı sektörlerin üretim yapmakta ve ihracat yapmakta zorlanacaklarını bazı sektörlerin ise kâr marjlarının çok düşeceğini belirterek, firmaların düşen kâr marjı ile dış piyasaya açılma cesareti gösteremeyeceklerini, bunun da son derece önemli bir hadise olduğunu kaydetti. "Genel itibariyle baktığımızda kurların düşüşü ülkemizdeki KOBİ lerin rekabet gücünü olumsuz etkiler, ihracatını zorlaştırır, ithalatı artırır" diyen Bakan Şener, şöyle konuştu: "Onun için ben kurun gelmiş olduğu düzeyi olumlu nitelendirmiyorum. Olumsuz özellikleri olacaktır. Onun için kur politikalarının gözden geçirilmesi gerekir."

Yine dikkat; yarın da devamı olacak olan bu eleştiriler de içerden, yani bir AKP liden; ekonomiden sorumlu eski başbakan yardımcısından; anlayanlara...