Bu ülkede gündem sürekli değişiyor. Gündemin değişmesinde suni gündemin de katkısı olduğu da bir gerçektir. Fakat gündem iki de bir değişse de dershanelerin uzun süre gündemi işgal edecek gibi görünüyor. Çünkü hükümet dershanelerin kapatılması için düğmeye bastı!

Dershanelerin ardında ne gibi bir hesaplaşma varsa da bu başka bir durumdur, boyutlar da başkadır! Ancak okullarda verilen eğitim öğretim durumu irdelenmeli ve bir an önce de masaya yatırılmalıdır.

Okullardaki eğitimin durumu malum... İstisnaları tenzih ederiz ama dershaneler varlıklarını okullardaki eğitime borçlular. Öğretmenler dahi çocuklarını dershanelere göndermektedirler. Bu demek oluyor ki okulların çoğunda verilen eğitim ve öğretim yeterli değildir. Eğer eğitim düzeyi yüksek olsaydı dershaneler bu kadar pirim yapmaz, sayıları da artmazdı.

Öyle görülüyor ki MEB’in hükümetler değişse de sürdürülebilir bir eğitim politikası yoktur. Eğitim sistemi, rotasyon ve atamalar da eğitime sekte vurmaktadır.

Okula yeni atanan bir öğretmen birçok sorunla karşılaşıyor. Hemen hemen birçok okulun ihtiyaçlarının karşılanamaması dolaylı olarak eğitimcileri de etkiliyor. Okulun ihtiyaçları için öğretmenler çoğu kez öğrenci velileriyle karşı karşıya geliyorlar. Bazı ihtiyaçlar için para toplamak durumunda kalıyorlar.  Öğrencilerin eğitimini etkileyen bir başka husus da öğretmenlerin okulların bulunduğu kasaba veya ilçe dışında ikamet etmeleridir. Köyün öğretmeni kasabada, kasabanın öğretmeni ilçede ilçenin öğretmeni de yerine göre ilde ikamet ediyor. Eğitim yeri dışında ikamet bazı sorunları da yanında taşıyor.

İlk saatte dersi olan öğretmenler okula yetişebilmek için erken kalkmak durunda kalıyor. Buna uykusuzluğu, yol süresini ve kahvaltı düzensizliğini ekleyebiliriz. Haftanın beş günü yolculuk her insanı yorar. Dolayısıyla bütün bu unsurlar eğitime eksi olarak yansır. Bir de kasaba ve ilçe okullarında görev yapan başarılı olan öğretmenlerin kısa bir süre sonra il emrine alınmasıdır. Öyle ya başarılı öğretmenler ilde görev yapmalılar!!!

İlçenin, kasabanın ve köyün ne önemi var ki ( !)

Bir de taşımalı eğitim var ki burada da zaman zaman aksamalar meydana geliyor.

Dershanelere gelince burası eğitim veren ticari kurumlardır. Hedefleri daha fazla öğrenciyi yanlarına çekmek ve başarılarına başarılar katmaktır. İyi öğretmen ve öğrencilerin de rekabetine bahse konu olan dershanelerde istihdam edilen personelin sayısı da azımsanmayacak kadardır.

Dershanelerin kapatılması için zamana ihtiyaç vardır. Birden ha tamam deyince bu iş olmaz. Buradaki öğretmenler ne olacak Her yıl üniversitelerden mezun olan öğretmenlerin çoğu atanamamaktan dolayı sinir stres içinde iken…

Dershanelerin okula dönüştürülmesi bu anlamda en makul yol gibi görünüyor. Ancak dershanelerin okula dönüştürülmesinde de sorunlar yaşanabilir. Zira özel okula dönüştürülen dershanelerde eğitim paralı olacaktır. Bu durumda dershanelere ödenen paranın miktarı artacaktır. Her veli paralı eğitimi tercih eder mi

Dershaneler kapanacağına göre MEB okullardaki eğitimin kalitesini artırmalıdır. Ancak bu durum da kendi içinde birçok sorunu barındırmaktadır. Öğretmenler arasında eğitim anlamında bir eşitlikten söz edilemez. Seminer ve kurslarsa her ne kadar öğretmenlerin eğitimi için düzenlense de adeta göstermelik gibi bir anlam taşıyor. Hedefine tam anlamıyla ulaştığı da söylenemez.

Bazı öğretmenler gereğinden fazla kendini eğitime vererek özden çalışmakta, bazılarının çalışmaları da adeta sözde kalmaktadır. Öğretmenler arasındaki eğitim kalitesi idealist öğretmenleri de olumsuz etkilemektedir.

Yeni yapılan ve teslim alınan okulların bazıları kısa süre içinde oturulamaz bir görüntü veriyor. Duvarları çatlıyor, merdivenleri kırılıyor, boyaları atıyor. O okulların müdürleri de işi gücü yokmuş gibi yeni okulların arıza ve bakım işleriyle uğraşıyorlar. Hatta öğretmen ve idareciler kendi okullarını kendileri boyamaktadırlar. Bu tür örnekleri çok gördük ve yaşadık. Okul veya bir öğrenci yurdunun bütün işleri bitmeden geçici veya kesin kabulü nasıl yapılabilir Ayrıca okulların temizlik hizmetleri için aksamalar da olmaktadır.

Marifet sıraların üzerlerine parasız ders kitapları koymak değildir. Marifet sorunsuz okul ve eğitimdir. Bunu başarabilirseniz muasır medeniyetler seviyesine yükselebilirsiniz. Tabii ki bunu da nitelikli eğitimle yapabilirsiniz.

Öğretmenler yeniliklere açık olmalılar, bu ulvi mesleği sözde değil özde yapmalılar. Topluma kazandırdıkları her iyi bir öğrenci onların yüz akıdır. Her kötü yolun yolcusu da onlar için bir keder vesilesidir.

Ancak devletin de hem öğretmenlere hem de öğrencilere sahip çıkması gerekmektedir.