Suriye buhranı yeni gerilimlere yol açmaya devam ediyor.
ABD ve başta Türkiye olmak üzere, Esed karşıtlığı ile ön plana çıkan
müttefikleri arasında 2012 den bu yana farklı bir krize dönüşen Suriye, son
günlerde ABD ve Suriyeli muhalif gruplar arasında yeni bir bunalıma dönüşmüş
vaziyette.
ABD merkezli Daily Beast sitesinde yer alan Michael Weiss
imzalı haberde ABD li yetkililerin eğit-donata katılan Suriyeli örgütlere
Esed e karşı savaşmayacaklarına dair bir form imzalattığı ve imza atmak
istemeyen Devrim Komuta Konseyi nden bin muhalifin programdan vazgeçtiği öne
sürülüyor.
Dolayısıyla, tartışmalı bir şekilde başlayan ve
tarafların tam anlamıyla pozisyonlarının-beklentilerinin bile netlik
kazanmadığı bu programda karşımıza bir de hedef krizi çıkmış bulunuyor.
Secari: Eğit-donat devrime ihanettir
Eğer süreci doğru okuyabiliyorsak, Suriye krizinde çok
derin bir güven bunalımı söz konusu. ABD, sadece Türkiye ve başını Suudi
Arabistan ın çektiği Körfez Ülkeleri ile değil, bu sefer muhalif gruplar ile de
kopma noktasında.
Bu bağlamda, Suriyeli 72 muhalif grubun birleşmesiyle
kurulan Suriye Devrim Komuta Konseyi (SDKK) kurucu üyelerinden Mustafa
Secari nin Esad rejimi yerine sadece IŞİD i hedef alan eğit-donat programına
girmeyi reddetmesi sonrası gündeme damgasını vuran açıklamaları oldukça önemli.
Secari nin açıklamalarına dikkatlice bakıldığında şu
hususların karşımıza çıktığını görüyoruz:
ABD, bizim Beşar Esad rejimine ve onun müttefiki olan
İran destekli milislere karşı savaşmamızı kesinlikle istemiyor. Bunun yerine
bizleri sadece terör örgütü IŞİD militanlarına karşı kullanmak istiyor ve bu
noktada ısrarlı. Ama biz Şam a karşı mücadele veriyoruz ve koalisyonun paralı
askerlerine dönüşmeyi reddediyoruz. Çünkü bu durum, SDKK nın kuruluş amaçlarına
ve devrime aykırı.
Bir form imzalamamız gerektiğini ABD Dışişleri
Bakanlığı ndan bir irtibat görevlisi sözlü olarak belirtti. Bize, Kongre den
bu program için parayı sadece IŞİD e karşı savaşılması için aldık dedi. Bu
sebep bana inandırıcı gelmedi. Bu yüzden hayır dedik.
Programa dâhil olmamız halinde Şam ın yanı sıra İran,
Hizbullah örgütü ve El Kaide militanlarına karşı açık hedef haline geleceğiz.
Program bu şekliyle işe yaramaz. Eğit-donat programıyla
yetiştirilecek muhaliflerin hava desteği olmadan başarılı olması mümkün değil.
Halep e doğru ilerleyişe geçen IŞİD e karşı koalisyon güçlerinden hava
saldırısı talebinde bulunuyoruz, fakat Batılı yetkililer telefonlara bile cevap
vermiyor. Dolayısıyla, ABD/Batı IŞİD noktasında samimi değiller.
Diğer taraftan istenilen formu imzalayıp eğit-donat
programına başlasak bile, Suriye deki güç dengesi değişmeyecek. Bilakis, bu
program krizi daha da büyütecek.
Obama yönetimi gerçekten istese Suriye deki çatışmaları
3 ayda bitirebilir.
IŞİD bahane, hedef bataklık!
Bu açıklamalara bakıldığında Secari nin aslında çok
önemli bazı gerçekleri artık dillendirmeye başladığı görülüyor. Buna göre,
muhalif gruplarda ciddi anlamda ABD niyetlerine karşı bir şüphe var. Daha da
ötesinde derin bir güven krizi söz konusu ve bundan dolayı da açık bir ittifak
anlamına gelen eğit-donat programına mesafeli durmayı tercih ediyorlar.
Bu durumda ABD nin bölgede müttefikleri bağlamında
yaşadığı krize bir de muhalifler boyutu eklenmiş durumda. Sayı şu an bin gibi
olsa da, Türkiye ve Suudi Arabistan/Körfez in buradaki pozisyonları bu sembolik
rakamı ABD açısından hiç de göz ardı edilemeyecek bir noktaya taşıyor.
Dolayısıyla ABD nin eli düne göre daha zayıf ve bundan dolayı Türkiye açısından
çok daha dikkatli olunması gereken bir yakın gelecek söz konusu.
Muhalif gruplar bölgede emperyalizmin bir aracı olmadığı
mesajını vermeye çalışıyorlar ki, bu da oldukça önemli bir diğer gelişme. Eğer
bu yaklaşım gerçekçiyse ve korunabilirse, bölge gerçek anlamda bir karşı devrim
sürecine gebe demektir.
ABD nin niyetinin Suriye deki savaşı bitirmek olmadığı,
bilakis sorunun daha da genişlemesi ve derinleşmesinden yana olduğu ifade
ediliyor ki, bu durumda sadece bizlere günaydın demek düşüyor.