İstanbul'un Maltepe ilçesinde meydana gelen bina çökmesinin ardından binam sağlam mı, evim depreme dayanıklı mı, e-Devlet'ten riskli bina sorgulama nasıl yapılır, karot testi ücretli mi, bina risk analizi için nereye başvurulur? soruları gündeme geldi. Özellikle eski apartmanlarda yaşayan vatandaşlar, oturdukları binanın mevcut durumunu ve olası bir depreme karşı dayanıklılığını öğrenmenin yollarını araştırıyor. Türkiye'de binaların risk durumunu öğrenmek için tapu kayıtlarının incelenmesi, belediyelerin sunduğu ön inceleme hizmetleri ve yetkili kuruluşlar aracılığıyla gerçekleştirilen teknik tespitler olmak üzere farklı yöntemler bulunuyor. Ancak bu işlemler aynı sonucu vermiyor. e-Devlet üzerinden riskli yapı kaydının kontrol edilmesi, binanın depreme dayanıklı olduğunu gösteren bir sağlamlık testi yerine geçmiyor.
Binanın sağlamlığı teknik incelemeyle belirleniyor
Bir binanın depreme dayanıklı olup olmadığını öğrenmek için yapının taşıyıcı sistemi, beton ve donatı özellikleri, zemin koşulları ve mevcut fiziksel durumu birlikte değerlendiriliyor.
Binanın yalnızca dış görünüşüne, yaşına veya kat sayısına bakılarak güvenli olduğuna karar verilemiyor. Yeni yapılmış bir bina da uygulama ve malzeme sorunları nedeniyle risk taşıyabilirken eski bir yapının durumu ancak teknik incelemelerle ortaya konulabiliyor.
Binanın sağlamlığını öğrenmek isteyenler, öncelikle belediyedeki yapı ruhsatı ve proje kayıtlarını inceleyebilir. Ardından inşaat mühendisliği alanında yetkin kuruluşlardan teknik değerlendirme talep edilebilir.
Bu süreçte binanın kolonları, kirişleri, perdeleri, beton dayanımı ve taşıyıcı sistemindeki değişiklikler inceleniyor. Gerekli görülen durumlarda beton numunesi alınması ve donatı tespiti gibi işlemler de gerçekleştiriliyor.
e-Devlet'ten riskli bina sorgulaması
e-Devlet üzerinden taşınmaz hakkında daha önce verilmiş bir riskli yapı kararı bulunup bulunmadığı kontrol edilebiliyor. Bunun için taşınmazın tapu kayıtları ve ilgili kamu hizmetleri kullanılabiliyor.
Ev sahipleri, e-Devlet sistemine giriş yaptıktan sonra Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün sunduğu Tapu Bilgileri Sorgulama hizmetini kullanarak kendi taşınmazlarına ait kayıtları inceleyebiliyor.
İşlem için izlenecek adımlar şöyle:
www.turkiye.gov.tr adresine giriş yapılır.
T.C. kimlik numarası ve e-Devlet şifresiyle kimlik doğrulaması gerçekleştirilir.
Arama bölümüne Tapu Bilgileri Sorgulama yazılır.
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne ait hizmet açılır.
Kişinin adına kayıtlı taşınmazlar görüntülenir.
İlgili taşınmazın şerh ve beyan bilgileri kontrol edilir.
Binayla ilgili daha önce resmî riskli yapı tespiti yapılmışsa buna ilişkin kayıtlar tapu bilgilerinde görülebilir.
Bununla birlikte tapu kayıtlarında riskli yapı şerhi bulunmaması, binanın güvenli olduğunu göstermiyor.
Riskli yapı tespiti hizmetine nasıl ulaşılır?
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından sunulan riskli yapı tespitiyle ilgili e-Devlet hizmetlerine de ulaşılabiliyor.
Riskli Yapı Tespiti hizmeti:
https://www.turkiye.gov.tr/csb-riskli-yapi-tespiti-4609
Bu hizmet üzerinden ilgili işlemler ve başvuru bilgileri takip edilebiliyor. Ancak e-Devlet ekranının açılması, binanın otomatik olarak analiz edildiği veya sistemin bir sağlamlık raporu oluşturduğu anlamına gelmiyor.
Resmî riskli yapı tespiti, Bakanlık tarafından lisanslandırılmış kurum ve kuruluşların gerçekleştirdiği teknik incelemelere dayanıyor.
Tapuda riskli yapı şerhi ne anlama geliyor?
Bir bina hakkında resmî riskli yapı kararı verilmesi halinde bu durum ilgili kurumlara bildiriliyor ve tapu kayıtlarına işlenebiliyor.
Tapu kaydındaki riskli yapı belirtmesi, taşınmazın mevzuat kapsamında riskli yapı olarak tespit edildiğini gösteriyor.
Bu kayıt, binanın durumuna ilişkin resmî işlemlerin başlatılmasında önem taşıyor. Riskli yapı kararının ardından maliklere bildirim, itiraz ve sonraki işlemlere ilişkin mevzuat hükümleri uygulanıyor.
Ancak tapu kayıtlarının güncelliği ve işlem aşaması da önem taşıyor. Bu nedenle riskli yapı belirtmesi bulunan taşınmazlarla ilgili ayrıntılı bilgiler ilgili idarelerden öğrenilebiliyor.
Tapuda riskli yapı şerhi yoksa bina güvenli mi?
Hayır. Tapuda riskli yapı şerhi bulunmaması, binanın depreme dayanıklı olduğu anlamına gelmiyor.
Bir yapı hakkında daha önce risk tespiti yapılmamış olabilir. Ayrıca binanın mevcut durumunu değerlendiren teknik bir inceleme gerçekleştirilmeden yalnızca tapu kayıtlarına bakılarak dayanıklılık sonucu çıkarılamıyor.
Örneğin tapusunda herhangi bir riskli yapı belirtmesi bulunmayan bir apartmanda beton dayanımı düşük, donatılar yetersiz veya taşıyıcı sistemde değişiklik yapılmış olabilir.
Bu nedenle e-Devlet sorgulaması ile teknik bina incelemesi birbirinden farklı işlemler olarak değerlendiriliyor.
Riskli yapı tespiti için nereye başvurulur?
Binanın resmî olarak riskli yapı kapsamında değerlendirilmesini isteyen malikler, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından lisanslandırılmış kurum ve kuruluşlara başvurabiliyor.
Riskli yapı tespiti, 6306 sayılı Kanun kapsamındaki usullere göre yürütülüyor. Başvuru sonrasında yetkili kuruluş tarafından bina inceleniyor ve teknik rapor hazırlanıyor.
İncelemede yapının özelliklerine göre taşıyıcı sistem, malzeme dayanımı ve gerekli diğer teknik veriler değerlendiriliyor.
Hazırlanan rapor, ilgili mevzuat kapsamında incelenerek resmî riskli yapı tespiti sürecine dahil ediliyor.
Tek bir kat malikinin başvurusu yeterli
Riskli yapı tespiti yaptırmak için binadaki bütün kat maliklerinin birlikte başvurması gerekmiyor.
Kat maliklerinden birinin başvurusu, resmî riskli yapı tespit sürecinin başlatılması için yeterli olabiliyor. Böylece binadaki diğer maliklerin başvuruya katılmaması, tek başına tespit talebinde bulunulmasını engellemiyor.
Başvuru sırasında mülkiyet bilgileri ve ilgili kuruluşun talep ettiği belgeler kullanılıyor.
Riskli yapı tespiti sonucunda bina hakkında resmî karar verilmesi durumunda süreç yalnızca başvuruyu yapan kişiyi değil, yapıdaki diğer hak sahiplerini de ilgilendiriyor.
Kiracılar binanın risk durumunu nasıl öğrenebilir?
Kiracılar, ev sahipleri gibi kendi adlarına kayıtlı olmayan taşınmazların tapu bilgilerini doğrudan aynı kapsamda görüntüleyemeyebilir.
Bu nedenle kiracıların öncelikle ev sahibinden binanın ruhsatı, yapı kayıtları, varsa riskli yapı tespit raporu ve deprem performansına ilişkin belgeleri istemesi mümkün.
Kiracılar ayrıca ilgili belediyeden binanın yapı güvenliğiyle ilgili başvuru ve inceleme süreçleri hakkında bilgi alabilir.
Binada belirgin çatlaklar, taşıyıcı elemanlarda hasar veya olağan dışı deformasyon bulunması halinde durumun ilgili idareye bildirilmesi gerekiyor.
Kiracıların da oturdukları binanın güvenliğine ilişkin bilgi talep etmesi, özellikle eski yapılarda önem taşıyor.
Belediye üzerinden bina sağlamlık testi yapılır mı?
Bazı belediyeler, yapı stokunun değerlendirilmesi amacıyla bina ön inceleme ve hızlı tarama hizmetleri sunuyor.
Bu hizmetlerin kapsamı belediyeye göre değişebiliyor. Bazı uygulamalarda binanın yaşı, kat sayısı, taşıyıcı sistemi ve gözlemlenen fiziksel durumu üzerinden ön değerlendirme gerçekleştiriliyor.
İstanbul'da bina güvenliğine yönelik hızlı tarama çalışmaları da yürütülüyor.
Ancak belediyenin hızlı tarama sonucu ile resmî riskli yapı tespiti aynı işlem değil. Hızlı tarama, ayrıntılı teknik inceleme gerektiren binaların belirlenmesine yardımcı olabiliyor.
Binanın projesi belediyeden alınabilir
Binanın teknik incelemesinde kullanılabilecek önemli belgeler arasında mimari proje, statik proje ve yapı ruhsatı bulunuyor.
Bu belgeler, ilgili belediyenin imar ve yapı kontrol birimlerinden talep edilebiliyor. Belgelere erişim sırasında başvuru sahibinin mülkiyet veya yetki durumuna göre işlem yapılabiliyor.
Statik proje, binanın taşıyıcı sisteminin nasıl tasarlandığını gösteriyor. Kolonların, kirişlerin ve diğer taşıyıcı elemanların projedeki özellikleri, mevcut yapıdaki durumla karşılaştırılabiliyor.
Özellikle sonradan yapılan kat ilaveleri, duvar kaldırma işlemleri veya taşıyıcı sistemdeki değişikliklerin araştırılmasında proje kayıtları önem taşıyor.
Karot testi nedir, nasıl yapılır?
Karot testi, betonarme yapılardaki betonun özelliklerini değerlendirmek için kullanılan teknik inceleme yöntemlerinden biri.
Bu işlemde uzmanlar tarafından uygun görülen betonarme elemanlardan silindirik beton numuneleri alınıyor. Numuneler laboratuvar ortamında test edilerek betonun basınç dayanımına ilişkin veriler elde ediliyor.
Karot testi, binanın beton kalitesi hakkında bilgi sağlıyor. Ancak tek başına binanın bütün deprem performansını belirlemiyor.
Deprem dayanıklılığının kapsamlı biçimde değerlendirilmesinde beton dayanımının yanı sıra donatı özellikleri, taşıyıcı sistem düzeni, zemin koşulları ve diğer mühendislik verileri de dikkate alınıyor.
Karot testi binaya zarar verir mi?
Karot alma işlemi sırasında betonarme elemanda numune çıkarılması nedeniyle bir boşluk oluşuyor.
Bu işlemin yapının taşıyıcı güvenliğini olumsuz etkilememesi için numune alınacak noktaların uzmanlar tarafından belirlenmesi gerekiyor.
Karot işleminin ardından açılan boşluklar uygun tamir malzemeleriyle kapatılıyor. Numune alma yerinin, yönteminin ve onarım işleminin teknik kurallara uygun olması önem taşıyor.
Karot numunesinin rastgele alınması yerine uzman mühendislerin belirlediği yöntemlerle çalışılması gerekiyor.
Karot testi kaç günde sonuçlanır?
Karot testinin sonuçlanma süresi, numune sayısına, laboratuvarın çalışma programına ve istenen incelemelerin kapsamına göre değişiyor.
Yalnızca beton numunelerinin laboratuvarda test edilmesiyle kapsamlı bina performans analizinin tamamlanması aynı sürede gerçekleşmiyor.
Ayrıntılı değerlendirmelerde binanın mevcut özelliklerinin belirlenmesi, donatı incelemeleri, hesaplamalar ve raporlama aşamaları daha fazla zaman alabiliyor.
Bu nedenle başvuru sırasında incelemeyi gerçekleştirecek kuruluştan test kapsamı ve tahmini raporlama süresi hakkında bilgi alınabiliyor.
Bina sağlamlık testi ne kadar, ücretli mi?
Resmî riskli yapı tespiti için yapılacak incelemelerin maliyeti genel olarak yapı maliklerine ait oluyor.
Riskli yapı tespitinin tek bir sabit ücreti bulunmuyor. Maliyet, binanın büyüklüğü, kat sayısı, taşıyıcı sistemi, numune sayısı ve yapılacak teknik işlemlere göre değişebiliyor.
Belediyeler tarafından yürütülen bazı ön inceleme ve hızlı tarama hizmetleri ise ilgili belediyenin uygulamasına göre ücretsiz sunulabiliyor.
Karot testi, ayrıntılı deprem performans analizi ve 6306 sayılı Kanun kapsamındaki resmî riskli yapı tespiti farklı hizmetler olduğundan ücretleri de aynı olmayabiliyor.
Hasarlı bina sorgulama ile riskli yapı tespiti farklı
Deprem sonrasında gerçekleştirilen hasar tespiti, yapının depremden ne ölçüde etkilendiğini belirlemeye yönelik bir inceleme.
Riskli yapı tespiti ise ilgili mevzuat kapsamında binanın taşıyıcı sistemi ve risk durumuna ilişkin teknik değerlendirme süreci.
Bu nedenle bir binanın deprem sonrasında hasarsız olarak kaydedilmesi, gelecekte meydana gelebilecek depremlere karşı kesin olarak güvenli olduğu anlamına gelmiyor.
Aynı şekilde e-Devlet'te riskli yapı kaydının bulunmaması da binanın sağlamlık belgesi yerine geçmiyor.
Binanın riskli olduğu anlaşılırsa ne olur?
Yetkili kuruluş tarafından hazırlanan rapor sonucunda bina hakkında resmî riskli yapı kararı verilirse ilgili mevzuatta düzenlenen bildirim ve işlem süreçleri başlıyor.
Riskli yapı tespitiyle ilgili hak sahiplerine bildirim yapılması, itiraz süreci ve yapının tahliyesi veya yıkımına ilişkin işlemler 6306 sayılı Kanun kapsamında yürütülüyor.
Kararın kesinleşmesinin ardından bina için uygulanacak işlemler, ilgili idare tarafından mevzuata uygun şekilde gerçekleştiriliyor.
Yapının yeniden yapılması veya güçlendirilmesi gibi seçenekler ise teknik koşullar ve yasal süreçler çerçevesinde değerlendiriliyor.
Binada hangi belirtiler risk işareti olabilir?
Binalarda görülen bazı fiziksel değişiklikler, teknik inceleme gerektiren sorunlara işaret edebiliyor.
Özellikle kolon ve kirişlerdeki belirgin çatlaklar, betonun parçalanması, donatıların açığa çıkması, taşıyıcı elemanlarda gözle görülür eğilme ve yapıda oluşan olağan dışı oturmalar dikkatle değerlendirilmesi gereken durumlar arasında bulunuyor.
Ancak her çatlak aynı düzeyde tehlike anlamına gelmiyor. Sıva çatlağı ile taşıyıcı sistemde oluşan yapısal çatlakların birbirinden ayrılması gerekiyor.
Binanın güvenli olup olmadığı yalnızca gözle yapılan kontrollerle kesinleştirilemiyor. Taşıyıcı sistemde ciddi hasar şüphesi varsa binaya girmeden güvenli bir alana geçilmesi ve acil tehlikede 112'ye haber verilmesi gerekiyor.
Eski binalar mutlaka riskli mi?
Bir binanın eski olması, tek başına riskli yapı olduğu anlamına gelmiyor. Bununla birlikte yapının inşa edildiği dönemde uygulanan yönetmelikler, kullanılan malzemeler ve yıllar içerisinde geçirdiği değişiklikler deprem güvenliği açısından önem taşıyor.
1980'li ve 1990'lı yıllarda inşa edilen apartmanlarda da yapının mevcut durumunun mühendislik yöntemleriyle değerlendirilmesi gerekiyor.
Binanın yapım yılı, kaç katlı olduğu veya daha önce deprem yaşamış olması, tek başına sağlamlık sonucunu ortaya koymuyor.
Bina güvenliği için hangi kuruma başvurulmalı?
Yapılmak istenen işlem | Başvurulacak yer |
|---|---|
Tapuda riskli yapı kaydı kontrolü | e-Devlet / Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü |
Resmî riskli yapı tespiti | Bakanlıkça lisanslandırılmış kurum ve kuruluşlar |
Bina ruhsatı ve proje kayıtları | İlgili belediye |
Belediye hızlı tarama hizmeti | Hizmeti sunan belediye |
Ayrıntılı deprem performans analizi | Yetkin mühendislik kuruluşları |
Deprem sonrası hasar tespiti | Yetkili kamu kurumlarının hasar tespit sistemi |
Acil çökme veya ağır hasar tehlikesi | 112 Acil Çağrı Merkezi |
İstanbul'da bina sağlamlık başvurusu nasıl yapılır?
İstanbul'da yaşayan vatandaşlar, oturdukları binanın durumunu öğrenmek için öncelikle ilgili ilçe belediyesinin yapı ve imar birimlerinden bilgi alabiliyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesinin bina inceleme ve hızlı tarama hizmetleri de başvuru seçenekleri arasında bulunuyor. Bu hizmetlerin başvuru koşulları ve kapsamı ilgili kurumun güncel duyurularına göre belirleniyor.
Daha ayrıntılı inceleme isteyen maliklerin ise yetkili mühendislik kuruluşlarına başvurarak bina performansının değerlendirilmesini talep etmesi mümkün.
Resmî riskli yapı kararı alınması isteniyorsa, 6306 sayılı Kanun kapsamında lisanslandırılmış kuruluşlara başvurulması gerekiyor.





