Birinci düşmanın kendi nefs-i emmarendir. Onu görmek mi

istiyorsun, aynaya bak, aynaya bak. Acaba şeytan mı birinci düşmanın, nefs-i

emmaren mi Hiç şüphe etme, kuruntuyu bırak, nefs-i emmarendir. Nefs-i emmareni

dizginleyemezsen kendini kurtaramazsın. Yokuş aşağı frensiz gitme.

İkinci düşmanın içindeki şeytandır. Onun istediklerini

yaptıkça, onu tasdik ettikçe batarsın farkında olmadan. Onun tuzaklarına düşme

sakın. Namaz kılsan, şeytan sana Oh ne iyi ettin de namazını kıldın, senden

iyisi yok gibi laflar eder. Sakın ona Hakkın var Şeytan bey, doğru

söylüyorsun deme. Yıkıl git be mel un, ben Rabbime layık ibadet mi

edebiliyorum diyerek kov onu.

Üçüncü düşmanın dünya, para, mal, zenginlik sevgisi ve

ihtirasıdır. Bunlarla adam olamazsın, iyi Müslüman olamazsın.

Dördüncüsü: Aşırı yemek, şu ağız tadı merakıdır.

Doyduktan sonra yemeye devam edersin, israf olur haram olur. Lüks yerlere

gidersin, aşırı pahalı yemekler, tatlılar İsraf, gurur, kibir, gösteriş olduğu

için hep haram hep haram. Mideni aşırı şekilde doldurdukça hep kendine

düşmanlık edersin.

Beşincisi: İçine kurulunca Nemrudlaştığın,

Firavunlaştığın o çok lüks, o çok pahalı, çok israflı oton var ya, o da senin

düşmanındır ama haberin yok. İleride bu şatafatlı muhteşem otomobilin hesabını

vereceğini düşünmüyorsun ama bu gaflet ve cehalet seni kurtarmaz.

Altıncısı: Şu bir türlü kontrol edemediğin dilindir.

Durmadan dinlenmeden vır vır, zır zır gıybet ediyorsun, insanları çekiştiriyorsun,

laf taşıyorsun, doğruluğu çok şüpheli iddialarda bulunuyorsun. İnsanların gizli

ayıp ve günahlarını tecessüs edip onları rezil ediyorsun. Evet, lisanı kişinin

büyük düşmanlarındandır. Sen bunu bilmiyor musun Öğreneceksin benim canım

kardeşim öğreneceksin. Allah vere de bunu öğrenmekte çok geç kalmayasın.

Yedincisi: Büyük düşmanlarından biri, sendeki o korkunç

riyaset hırsıdır. Bilsen ne büyük düşmandır o. Ehlullahtan biri Riyaset hırsı,

cinsel şehvetten üç yüz altmış derece güçlü ve yakıcıdır buyurmuş. Şu anda

seni dünyada yakıyor, ileride öteki dünyada yakacak.

Sekizincisi: Cehaletindir, ah şu cehalet ne büyük

düşmandır sahibine. Bir yığın bozuk işle uğraşıyorsun ama bin yıllık islamî

yazımızı öğrenmemekte korkunç bir azim, sebat ve inat içinde diretiyorsun. İşte

bu cehalet seni yakar atar. Kafan çöp bidonu gibi. Bir sürü dedikodu, lüzumsuz,

faydasız ıvır zıvır bilgiyle dolu ama seni kurtaracak sahih ilmihal ve ahlak

bilgilerine sahip değilsin. Yüzlerce artist, manken, futbolcu, politikacı, gazeteci

ismini ezberlemişsin ama Rabbinin on dört sıfatını sayamıyorsun. Ah bu cehalet

ne büyük düşman.

Dokuzuncusu: Seher vakitlerinde leşler gibi uyumandır.

Geceleyin geç vakitlere kadar tv de şeytanî bir açık tartışma dinledin.

Yorgunluktan bittin, kafan kazan gibi oldu ve sabah namazına kalkamadın. Bu

uyku sana düşmandır. Ne demek istediğimi anlıyor musun

***

* (İkinci yazı)

Yahudilik Damarı

TARTIŞMA ve fitne çıkmasını istemem isim vermeyeceğim, o

zatın kökeninde Yahudilik damarı vardır. İki kimlikli, Kripto olduğunu

sanmıyorum, Müslümandır; Müslümandır ama Yahudilik damarı da vardır.

( ) Müslümanları Ehl-i Sünnet mezhebindendir. İçlerinden

tarih boyunca büyük ulema, fukaha, üdeba, ziyalı kimse yetişmiş ve hizmet

etmiştir.

Çağımızda o grup içinde beş vakit namazı kılan dindar

Müslümanlar olduğu gibi, dinden fiilen kopmuş, aşırı Kemalistler de

bulunmaktadır.

Aralarında iki kimlikliler de olduğunu sanıyorum.

Bizim Sünnî kesim genellikle şifahî kültürlü, saf, her

şeye kolayca kanıp inanıveren bir yapıya sahiptir. Derin meseleleri

inceleyebilmek için yazılı medenî kültür gerekir.

Bazıları böyle uyarıcı yazılar kaleme aldığımda,

öfkeleniyor, isim ver, kimliğini bildir diyor Soruyorum: Cep telefonunu ve ev

adresini de vermemi emr eder misiniz

Bugün Türkiye de kaç açık Yahudi var .. On beş bin

olduğunu sanıyorum Peki kaç Gizli=Kripto Yahudi var .. En az bir milyon olduğu

söyleniyor.

Onlar genellikle (menfi de olsa) medenî kültürlüdür.

Şifahî kültürlü Müslümanları parmaklarında çevirirler.

Yıllardan beri, islamî camiaya ciddî bir Türkiye

Yahudilerini ve Sabataycılarını İnceleme ve Araştırma Enstitüsü kurmalarını ve

ilmî tedkikat yapmalarını teklif eder dururum. Hiç ilgilenen, kulak veren

çıkmadı. Yekun olarak yüz milyarlarca hizmet parası toplayan cemaatlerimizden,

vakıflarımızdan, sivil kuruluşlarımızdan biri, bu çok önemli ve hayatî işi

yapamaz mı

Ailesi, ataları, dedeleri Yahudilikten İslama geçmişler

Ne güzel Lakin bendenizi işkillendiren bir husus var: Niçin Ehl-i Sünnet

çizgisinde yürümüyorlar da, fırak-ı dalleye, reformculuklara, aykırı

cereyanlara hizmet veriyor, onların revacı için çalışıyorlar

Kimsenin kalbini yarıp da içindeki gerçek mensubiyeti

öğrenemeyiz. Biz zahire bakarız. Müslümanım diyorsa, beş vakit namaz kılıyorsa,

aksi isbat edilinceye kadar elbette Müslümandır.

Lakin evet birtakım lakin ler vardır:

Hem Ehl-i Sünnet Müslümanı görünüyor, hem de

bid atçileri, reformcuları, Fazlurrahmancıları destekliyor.

Ehl-i Sünnet İslamlığını açıkça tenkit etmiyor,

dışlamıyor ama gizlice ve sinsice yeni bir İslam türetmek istiyor.

Light ve ılımlı İslam.

Şeriatsız, fıkıhsız, cihadsız bir İslam Laik ve seküler

bir İslam

Niçin niçin niçin ..

Hayır hayır hayır, bendeniz kimsenin dinine imanına dahl

etmem Lakin kafamı karıştıran meseleler, sorular var: Niçin Sevad-ı Âzam olan

Ehl-i Sünnet dairesi içinde kalmıyor, çizgisinde yürümüyorlar

30.06.2014