"Kurban ile Hac, ne mutlu bir tesadüf ki aynı günlere denk geldi", "Cuma namazını tek başına evde kılmış", "Cenaze namazı kılanların rüku ve secde etmedikleri görüldü" Bu saçma cümlecikler, medyamızda zaman zaman kendisine yer bulan, din ile alakası olmayan "medya zihniyetinin" cehalet incileri Bizim medyamızın din diyanet kavramlarıyla ilgi ve alakaları, dine bakış açıları hangi yönden bakarsanız bakın arızalıdır. "Namazda gözü olmayanın ezanda kulağı olmaz" şeklindeki atasözümüz gibidir onların zihniyeti.
Zaten, yılın 330 gününde yaptıkları acayip garaip yayıncılık anlayışıyla bu anlayışlarını açık seçik ortaya koyarlar. Malum, önümüz Ramazan Ramazan ayında, kendilerine çeki düzen verme gereği hissedecekler Birer sayfa Ramazan bilgileri, iftar yemekleri tarifleri filan verecekler Bunu da niye yapacaklar İşin ticareti öyle gerektirdiği için
Zaten bunun küçük küçük örneklerini vermeye başladılar bile Daha önce, enflasyon rakamları, enflasyon sepeti filan tartışmaları söz konusu olduğunda, lutfedip, zahmet edip çarşı pazara bile uğramayan gazetecilerimiz, televizyoncularımız, Ramazan ın adım adım yaklaştığı bugünlerde milletin anasını ağlatan zam furyasıyla ilgili bangır bangır haberler yapmaya başladılar. Sanki, bu ülkenin çarşı pazarındaki zam furyası sadece Ramazan ayıyla sınırlı.
Hatırlarsanız, Tüketici Fiyatları Endeksi yle açıklanan enflasyon rakamları, acayip şekilde düşük çıktığında, işi bilen ekonomistlerin en çok vurgu yaptığı bir husus vardı: "Enflasyon sepeti olarak ortaya konulan ürünlerin, milletin evinde hiç kullanmadığı, milletin derdinde olmadığı ürünler olması". Mesela, tenis raketi, tenis topu, jant, bilmem ne Bu sepetin içinde domates, patates, soğan, salatalık, balık, et, tavuk gibi mutfaklarımıza giren, sürekli kullandığımız malzemelerin olmaması gerçekten dikkat çekiyordu. Sivil Toplum Örgütleri, Sendikalar, Siyasi Partiler enflasyonun gerçek değerinin altında ölçüldüğünü, sanal bir tabloyla karşı karşıya olduğumuzu zaman zaman yaptıkları araştırmalarla ortaya koyuyorlar. Halkın enflasyonun, mutfak enflasyonunun yüzde 50 lerde, 70 lerde olduğunu belirliyorlar. Tabi, yalaka ve azgın medya, hükümetle girdiği kirli ilişkiler dolayısıyla bu gerçek rakamları sayfalarında değerlendirip, milletin bilgilenmesinin önünü tıkıyor. Önümüz Ramazan ya Gazetelerimize, televizyonlarımıza bir haller oldu Ellerinde mikrofon çarşı pazar dolaşıyorlar. "Ramazan da zam yağmuru geliyor", "Nedir bu fiyatlardaki artış " gibisinden sözde sorumlu yayıncılık anlayışı sergiliyorlar.
Hani bir şarkı sözü vardır: "Daha önceleri nerelerdeydiniz " diye Aklınız başınıza yeni mi geldi Bugünlerde çarşı pazarda acayip bir zam hazırlığı yapılıyor Gıdacılar, özellikle perakende dağıtım zincirinin son halkası olan esnaf, Ramazan ı fırsat olarak görüp, ellerindeki etiketlerle hazırolda bekliyorlar. Peki, kısa zaman önce "süt ve süt ürünlerine" yüzde 20 lere varan zamlar yapıldı Kimin haberi oldu bu zam furyasından "Ya olduğunuz gibi görünün, ya göründüğünüz gibi olun" Bu işi yapmaya karar verdiyseniz, halkımızın, milletimizin hakkını, hukukunu savunmak, zamcılara, vurgunculara, fırsat tefecilerine yönelik haberleri yapacaksanız, her zaman yapın Ramazan dolayısıyla "durumdan vazife çıkarmak", milletin hukukunu koruyor görünmek amacıyla yapmayın