28 Şubat’ta başlayan ve bölgeyi büyük bir savaşın eşiğine getiren ABD-İsrail merkezli saldırıların ardından sağlanan kırılgan ateşkes süreci, Siyonistlerin "kanlı ajandası" nedeniyle tehdit altında.
Pakistan'ın arabuluculuğunda devam eden müzakerelerde belirsizlik korunurken, işgalci İsrail kanadından gelen açıklamalar, barışın Siyonizm için sadece bir "mola" olduğunu bir kez daha kanıtladı.

- SİYONİST BAKAN’DAN "HAREKETE GEÇERİZ" İTİRAFI!
Haaretz gazetesinin aktardığı bilgilere göre, işgalci rejimin sözde Savunma Bakanı Yisrael Katz, katıldığı bir etkinlikte küstah ifadeler kullandı.
Son bir yıl içerisinde İran’ın ağır darbeler aldığını iddia eden Katz, saldırıların henüz sona ermediğini şu sözlerle itiraf etti:
"İran’daki görevimiz henüz tamamlanmadı. Her an yeniden harekete geçmemiz gerekebilir, bu ihtimale karşı tüm hazırlıklarımız tamdır."

- LÜBNAN’DA TAŞ TAŞ ÜSTÜNDE BIRAKMIYORLAR!
Siyonist rejimin sadece İran’ı değil, tüm bölgeyi hedef alan saldırganlığı Lübnan cephesinde de sürüyor.
Katz, Lübnan’ın güneyindeki köylerde sivil yerleşim alanlarının yok edildiğini savunarak, işgalci gücün savaş suçlarını adeta tescilledi.
Direniş cephesinin teknolojik hamlelerinden duydukları korkuyu da gizleyemeyen Katz, Hizbullah’ın İHA (İnsansız Hava Aracı) tehdidi üzerinde özellikle durduklarını ve bu "tehlikeyi" bertaraf etmek için odaklandıklarını kaydetti.

- NE OLMUŞTU?
Bölgeyi ateşe atmaktan çekinmeyen Siyonist rejim, geçtiğimiz aylarda Lübnan ve İran hattında büyük bir yıkım sürecini tetiklemişti.
İşgal ordusu, 2 Mart tarihinde Lübnan’a yönelik topyekûn bir hava saldırısı başlatmıştı. Bu saldırıların ardından Lübnan’ın güneyindeki pek çok belde, uluslararası hukuku hiçe sayan Siyonist postallar tarafından işgal edilmişti.
Lübnan hükümeti, bu süreçte yaşanan insani dramın boyutlarını dünyaya ilan etmişti. Siyonist terör nedeniyle evlerini ve yurtlarını terk etmek zorunda kalan Lübnanlıların sayısı 1 milyonu aşmıştı.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, 2 Mart’tan bu yana devam eden saldırıların bilançosunu açıklamıştı. Siyonist vahşet neticesinde yaklaşık 2 bin 900 kişi şehit edilmiş, binlerce masum ise yaralanmıştı.
Saldırıların durdurulması amacıyla 17 Nisan’da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkes, bölgedeki gerilimi bir nebze olsun dindirmeyi hedeflemişti. ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan’da yaptığı açıklama ile bu ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını kamuoyuna duyurmuştu.
Tüm bu sürecin fitili, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla ateşlenmişti.
Pakistan’ın arabuluculuk girişimleriyle bir müzakere zemini aranmış olsa da, Siyonist rejimin son açıklamaları barışın her an bozulabileceğini gözler önüne serdi.





