Günümüzde en iyi iş yapan işyerleri lokantalar, restoranlar...
Yatırım yapmak isteyenlere uzmanlar, fabrika, atölye ya da bir üretim alanı yerine "Restoran, lokanta ve cafe" öğüdünü veriyorlar...
Yani, tüketim...
Yani, üretim değil de tüketim...
Elbette restoranlar da, lokantalar da, kafeler de belli bir misyonu yerine getiriyor.
Elbette restoranlara da, lokantalara da, kafelere de ihtiyaç var!
Ama bir ülke için tüketimden önce gelmesi gereken üretim, üretim, üretim...
RESTORAN VE LOKANTALARDA ŞU HUSUSLARA DİKKAT!
Dışarıda yemek yiyenleri restoran menülerinde gizlenen hijyen ya da farklı tuzaklar bekliyor olabilir...
Tüm restoran ve lokantaları, kafeleri aynı kefeye koymuyoruz elbette...
Ama restoran menülerinde şunlar varsa dikkat diyoruz!
Dışarıda yemek yemek, yoğun geçen bir haftanın ardından kendimize verdiğimiz en keyifli ödüllerden biri olabilir.
Ancak şık sunumların ve iştah açıcı kokuların ardında, tabağımıza kadar ulaşan gizli tehlikelerin ne kadar farkındayız?
Beslenme uzmanları ve eski restoran çalışanlarının mutfağın perde arkasına dair yaptığı çarpıcı itiraflar var...
Masum görünen "günün çorbası"ndan bedava ikramlara...
Az pişmiş hamburgerlerden birleştirilen sos şişelerine...
Bunlar gibi birçok detay sağlığımız için ciddi riskler taşıdığını ortaya koyuyor.
Menüye bambaşka bir gözle bakmanızı sağlayacak o hayati uyarıları derledik...
GÜNÜN ÇORBASI BEKLEMİŞ OLABİLİR!
Lokantalarda "Günün Çorbası" olarak sunulan seçenekler, çoğunlukla bir önceki günden kalan sebze ve etlerin yeniden harmanlanmasıyla hazırlanıyor. Özellikle akşamın geç saatlerinde verilen siparişlerde, bu çorbaların gün boyunca ocakta beklediği ve besin değerini büyük oranda kaybettiği vurgulanıyor.
ÜCRETSİZ İKRAMLARDA HİJYEN RİSKİ!
Masalara sunulan iştah açıcı ezme ve sosların tüketimi büyük bir hijyen riski barındırıyor. Eski restoran çalışanlarının ifadelerine göre, diğer masalardan dokunulmadan dönen ikramlar mutfakta birleştirilip yeni müşterilere servis edilebiliyor. Bu nedenle hijyeninden emin olunmayan yerlerde bu tür ürünlere temkinli yaklaşılması gerekiyor.
KOYU RENKLİ KIZARTMALARDAN UZAK DURULMALI!
Karışık kızartma siparişlerinde sebzelerin kendisinden ziyade kullanılan yağın kalitesi büyük önem taşıyor. Defalarca kullanılan, sürekli ısınıp soğuyan yağlar sağlık için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Tabaktaki sebzelerin renginin koyu olması, kullanılan yağın sağlıklı tüketim ömrünü tamamladığını gösteriyor.
BİRLEŞTİRİLEN SOS ŞİŞELERİ BAKTERİ ÜRETİYOR!
Maliyeti düşürme hedefindeki bazı işletmeler, azalan sos şişelerini birbirine boşaltma yoluna gidiyor. Şişenin dibinde kalan bayat sos ile yeni eklenen sosun karışması, bakteri üretimini hızlandırıyor. Kapağı kurumuş ve yapışkan bir dokuya sahip şişelerin kesinlikle kullanılmaması tavsiye ediliyor.
AZ PİŞMİŞ HAMBURGER TEHLİKESİ!
Biftek gibi et türlerinde az pişmiş seçenekler tercih edilebilse de, kıymadan yapılan ürünlerde durum farklılık gösteriyor. Kıyma işlemi sırasında etin dış etkenlerle temas etmesi nedeniyle, merkezine kadar tam pişmemiş hamburger köftelerindeki zararlı bakteriler canlı kalabiliyor.
GARNİTÜR OLARAK SUNULAN PÜRELER!
Ana yemeklerin yanında servis edilen püre veya pilav gibi garnitürler, genellikle sabah saatlerinde büyük kazanlarda hazırlanarak gün boyu bekletiliyor. Tabağın en bayat kısmı olma ihtimali yüksek olan bu tür garnitürler yerine, yemeğin yanında taze bir salata istenmesi öneriliyor.
YOĞUN BAHARAT KOKUSU MASKELEME OLABİLİR!
Bir restoranda veya sunulan yemekte gereğinden fazla baharat kokusu olması, dikkat edilmesi gereken bir diğer unsur olarak öne çıkıyor. Bu yoğun kokunun, bazen malzemelerin bayatlığını ve bozulmaya yüz tutmuş durumunu gizlemek için bir yöntem olarak kullanılabileceği belirtiliyor. Doğal ve taze ürünlerle çalışan mutfakların, kendine has doğal bir kokuya sahip olduğu ifade ediliyor.
Siz siz olun lokantalarda, restoranlarda, kafelerde önünüze getirilen tabaklara bir de yukarıdaki uyarılar ışığında bir kez daha bakın...





