Bugün sizlere yeni projemizden bahsetmek istiyorum:

Dijital Psikoloji

Biliyorsunuz günümüz dünyası internetle yatıp internetle

kalkıyor. Dünya dijital bir çağa geçti çoktan. Elektronik sistemler hayatımızın

her alanında yerini aldı. Haberleri bilgisayardan okuyor, bankacılık

işlemlerimizi akıllı telefonlarımızla yapıyor, evlilik teklifi götüreceğimiz

kişileri sosyal medya paylaşımlarından analiz etmeye çalışıyoruz.

Yatıyoruz internet, kalkıyoruz dijital ortamlar!

Günümüz böyle! İnternetle son yirmi yılda tanıştık

sayılır. Her eve, neredeyse her ele ulaştı. Raydan çıkmışlık seviyesinde

kullandığımız, usulüyle ilgili teknik bilgilere sahip olmadığımız için

kullanımından kaynaklanan sorunlar yaşıyoruz. Oysa doğru olanı, internetin

ruhunu anlayarak kullanmak, bizim için bağımlılık yapan ve yaşamımızı tehdit

eden riskli yanlarını kontrol altında tutmaktır. Böylece bilinçli kullanıcılar

olur çıkarız. Her geçiş dönemi sancılı olur.

İnsanoğlu ilk çağda ateşi bulduğunda Eyvah! Bu insanı

yakıyor! diye korkup üzerine su dökseydi, insanlık tarihi bu evrelere

ulaşamayabilirdi. Evet, ateş belki başlangıçta yanlış kullanım nedeniyle bazı

elleri yakmıştır; avncak zaman içinde ateşin fıtratının tanınması, usulüne

uygun kullanılması sayesinde verdiği zarar kontrol altına alınmış,

geliştirilerek çağ atlanmıştır.

Dijital çağın çocukları

Günümüz gençliği Z kuşağı olarak anılmaktadır. 2000 li

yıllarda doğan, hızlı öğrenen ve gelişim gösteren, teknolojiyle iç içe

kişilerden oluşan gruba Z kuşağı denir. Özellikle İndigo çocuklar ya da kristal

çocuklar olarak da anılan Z kuşağı, dijital teknoloji ile iç içe yaşayarak yeni

bir psikolojiyle tanışmamıza vesile oluyor: Dijital psikoloji.

Hızlı gelişim gösteren, eğitimde kendinden emin duruşları

ve kendi disiplinleriyle benzerlerinden ayrılan bu çocuklar, teknoloji çağının

yeni bireyleri olarak hayatımızda yerini almaktadır.

Teknolojiyle iç içe büyüyen bu çocuklar, bilginin ve

zamanın hızına çok kolay adapte olabilmeleriyle dikkat çekmektedirler. Z kuşağı

hız kuşağı olarak tanımlanmaktadır ve aileler bu çocukların gelişimine ayak

uydurmakta zorluk yaşamaktadırlar.

Özgüveni oldukça yüksek, zihinsel ve psikolojik açıdan

hızlı gelişen ve özellikle teknolojiyi çok rahat kullanabilen yeniçağın

çocuklarına yetişebilmek için aileleri ve kurumları dijital psikoloji

eğitimiyle bilgilendiriyoruz.

İki ayrı disiplinden iki ayrı anlatım!

Yıllardır dijital teknoloji ve psikoloji alanlarında

bireysel ve kurumsal çalışmalar yapıyoruz. Bu alanlarda hizmet veren kişiler

olarak biliyoruz ki; yaşanan sorunların ana nedeni, insanların dijital

teknolojiden korkmaları, onu günlük hayatlarının içine doğru şekilde kanalize

etmeyi bilmemeleridir.

Dijital teknolojiyle son yıllarda daha fazla iç içe zaman

geçiren insanımız maalesef herhangi bir dijital iletişimi gerekli olduğunu

düşünerek değil korkutucu/ürkütücü bir süreç olarak yaşamaktadır. Dolayısıyla

günlük hayatlarını kolaylaştıracak teknolojik gelişmelere karşı durarak, yeni

nesil gençlikle aralarında uçurumlar oluşmasına vesile olmaktadır.

Biz Dijital Psikoloji eğitimlerimizle Dijital

teknolojiyi her bakımdan doğru şekilde kullanabilen bilinçli kullanıcılar ve

bilinçli ebeveynler yetiştirmek için kolları sıvadık.

Gelecekte dijital teknoloji kullanımında bilinçli, sosyal

medya kullanımından bilinçli, kendinden memnun, ailesinden memnun, çevresinden

memnun, yaşadığı toplumdan memnun kaliteli bireyler yetiştirmek için şimdiden

bir şeyler yapmalıyız diye düşündük..! Ve Türkiye de ilk defa iki yarı disiplin

olarak Dijital Psikoloji eğitimini hazırladık. İnternetin ruhunu teknik ve

psikolojik alanda masaya yatırarak profesyonel bir eğitim sunumu oluşturduk. Bu

eğitimleri belediyeler, valilikler, okullar ve benzeri organizasyonlar

aracılığıyla tüm ülkeye taşımak istiyoruz.

Son dönemlerde hızla yayılan gençlik bunalımları, oyun /

madde/ internet/ seks bağımlılıkları, aile içi şiddet, aile içi iletişimsizlik,

çocuklarda her türlü uyum ve davranış bozuklukları, internet suçları,

internetten üzerinden yaşanan çocuk istismarları ile karşılaşmaktayız.

Özellikle ortaöğretim çağındaki gençlerin sağlıksız

internet kullanımı nedeniyle, internet suçlarına ve istismarlara maruz

kaldıklarını biliyoruz. Ailelerinin iletişim sorunu ve kendi içine çekilmek

endişesiyle merkezimize başvurduğu pek çok gencin, internet tehditleri ve

internet istismarları nedeniyle depresyona girdiğini, hatta intihar ederek

sorununu çözmeye çalıştığını görüyoruz. İnternetin yanlış kullanımından

kaynaklanan psikolojik sorunlar her geçen gün artıyor.

Zihinsel ve psikolojik açıdan hızlı gelişim gösteren,

eğitime yatkın, özgüveni yüksek, analitik düşünme yetenekleri gelişmiş,

teknoloji kullanımına yatkın, ne istediğini bilen yeni neslimizde ortak dil

geliştirmek zorundayız. Aksi halde aynı evde yaşayan, bir arada olan ama

kalpleri farklı yerlerde atan insanlar haline gelmemiz kaçınılmaz olur.

İnternet kullanılmalıdır, kullanılacaktır. Önemli olan

onun olabildiğince sağlıklı ve doğru şekilde kullanılmasının sağlanmasıdır.

Cerrahın elinde hayat kurtaran neşterin, katilin elinde

can alması gibi, iyi kullanılan teknoloji geliştirir. Korkulan, kaygılanılan ve

uzağımıza atılan teknoloji bize zarar verir.

Çocukla birlikte, onun keyif alacağı iyi bir dijital

eğitim için dijitalpsikoloji eğitimlerinin gerekli olduğuna inanıyoruz.

Sevgiler...