Üzerinde çokça konuşulan, yazılan Demokratikleşme Paketi,
nihayetinde Amerika nın yeniden keşfini amaçlayan; şarpi, yelkenli vs. gibi
sefaini bahriye filikalarının kalastralardan kaldırılmasından (abura
edilmesinden) ibaret beyhude bir girişimden farksız olsa gerek.
Geçmiş zamanın senacısı muhalefet partilerinin paket
üzerindeki uzlaşmazlığını bir kenara bırakıp, paketi oluşturan maddelerin
lineer bir çizgide yan yana konulup özetlenmeye çalışılması durumunda, çözüm
adı altında ortaya konulmaya çalışılan vahim tablo kendiliğinden ortaya
çıkacaktır.
Şöyle ki; yüzde on barajı yerine ikame edilmeye çalışılan
üç seçenekli çözüm önerisi, Yezidi çocukların rezikafılaa oyunlarını
çağrıştırır niteliktedir. Bu oyunda baş belirleyici, aynı zamanda oyunun
kuralını da koyan kişi konumundadır. Kendi çizdiği çemberin içerisine koyduğu
çocukların oradan dışarı çıkabilmeleri gayri kabili bir tabu sayılmaktadır.
Bütün oyun sadece çember içerisinde şekil bulur. Çemberi aşmak gelenekçi
değerlere göre ters ve imkânsız olup, inisiyatif ise ancak ve ancak çemberi
çizenin insafındadır.
Başbakan da, barajı kaldırıp, yerine dolaylı olarak daha
büyük barajlar ihdas etmek suretiyle sözüm ona demokratik bir çözüm yolu ortaya
koymaya çalıştığını yansıtmaya çalışırken, diğer tarafta ise kendinden menkul
çözüm önerisi olan, rezikafılaa ile daha büyük bir yasakçı çembere imza
atmaya çalışmaktadır.
Benzer şekilde, Ayasofya Camii nin özgürleşmesini
engelleyen temel öge daha önce ifade edilen yeterli cemaat kıstası mı Yoksa
farklı unsurlar mıdır Bu durumun bir an önce açıklığa kavuşturulması gerekir
kanaatindeyiz. Mar Gabriel, (Deyr el Umur) vasıtasıyla sahnelenmeye çalışılan
tek perdelik alegorik oyun ise aslında sahne gerisinde biçimlendirilmeye
çalışılan bekleyişin ürünü olsa gerek.
Birçok kesim Mar Gabriel Manastırı nın işgal altında olduğu
zannıyla farklı bir bakış açısı ile konuya yaklaşmaya çalışmakta ve Başbakan a
hak vermeye çalışmaktadır. Söz konusu olan, Midyat ın Güngören, Eğlence ve
Yayvantepe arasında bulunan arazilerin mülkiyet hakkıdır. Hazine ye ait olan bu
araziler, Mar Gabriel Manastır Vakfı ile Hazine arasında cereyan eden dava
sonucunda hazine arazisi olduğu mahkeme ve Yargıtay tarafından karar altına
alınmıştır. Buna rağmen, İsveç Parlamentosu nda yer alan Midyat asıllı
milletvekilleri vasıtasıyla olayın farklı boyutlar kazanması, konunun
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül e taşınması ve sonunda İsveç Hükümeti nin devreye
girmesi ile mahkeme ve Yargıtay kararları yok hükmünde sayılarak bu arazilerin
Mar Gabriel e iadesi sağlanmıştır.
Demokratikleşme Paketi adı altında, Hazine arazisinin Mar
Gabriel e devri konusunda İsveç Hükümeti nin çabaları karşısında, mahkeme ve
Yargıtay kararlarına rağmen geri adım atan Başbakan ın, sözde Süryani soykırım
kararını parlamentodan geçiren İsveç ve Avustralya için şimdiye kadar hangi
adımı attığı ise doğrusu merak konusudur.
Bize göre; Demokratikleşme Paketi, Tennessee Williams ın
uyumsuzluk üzerine kurulu Sırça Kümesi (The Glass Menageria) yapıtı gibi,
toplumun beklentilerinden uzak bir çözümü yansıtmaktadır.