Siyasette gözlerin çevrildiği "Terörsüz Türkiye" rotasında yeni bir gelişme yaşandı.
Siyasetin seyrini değiştirecek o görüşmenin yankıları gün yüzüne çıktı.
Ankara'da tansiyonu yükselten ve bölgesel dengeleri sarsan gelişmelerin gölgesinde İmralı'dan gelen bu son çıkış, uzun zamandır kapalı kapılar ardında konuşulan barış ve müzakere senaryolarını bir kez daha masaya getirdi.
Heyetten Ankara'ya Yasal Çerçeve Uyarısı
Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Faik Özgür Erol'dan oluşan DEM Parti İmralı Heyeti'nin 27 Mart'ta adada gerçekleştirdiği toplantının detayları netleşti.
Heyet tarafından yapılan değerlendirmede, sürecin çok önemli bir eşiğe geldiği ve Meclis'in üstlendiği tarihi sorumluluğa dikkat çekildi.
Komisyon raporu sonrasında yapılacak çalışmaların zamana yayılmadan, bütünlüklü bir yasal çerçeveye oturtulmasının hayati önem taşıdığı kaydedildi.
Tarihsel fırsatların kaçırılmaması adına diyalog kanallarının sonuna kadar açık tutulması gerektiği vurgulandı.
Silahlar Susuyor, Geri Dönüş Yok
Görüşmenin en çarpıcı bölümünü ise terör örgütü PKK elebaşısı Abdullah Öcalan'ın doğrudan paylaşılan ifadeleri oluşturdu.
27 Şubat tarihindeki çağrısına atıfta bulunan Öcalan'ın, "Silahlı mücadele dönemi sona ermiştir. Artık geriye dönüş mümkün değildir" sözleri metnin ana omurgasını oluşturdu.
Yaşanan sürecin barışa geçiş dönemi olduğu savunularak, devletin artık ortada yıkıcı bir faaliyet ya da güvenlik tehdidi olmadığını görmesi gerektiği ifade edildi.
"Cumhuriyet İki Kat Güçlenecek"
Mesajda Cumhuriyetin varlığıyla ilgili bir sorun olmadığı, asıl meselenin sistemin demokratikleşmesi olduğu ileri sürüldü. Öcalan, "Arzulanan süreç başarıya ulaştığında Cumhuriyet iki kat güçlenecektir" değerlendirmesinde bulundu.
Öte yandan, Ortadoğu'daki sıcak çatışmalara da değinilerek, gündemdeki İran savaşında ABD-İsrail, İngiltere'nin başını çektiği statükoculuk ve kendi savundukları demokrasi çizgisi olmak üzere üç farklı eksen olduğu kaydedildi. Ortadoğu üzerinde derin hegemonik planlar olduğuna dikkat çekilerek, Anadolu'nun güvenliğinin Mezopotamya'dan geçtiği aktarıldı.
Kamuoyuna Doğrudan Ulaşma Talebi
Metinde dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise sürecin gidişatına ve iletişime dair beklentiler oldu. Cumhuriyete katılımın ifade, örgütlenme ve kadın özgürlüğüyle olması gerektiği belirtilirken; fikirlerin doğru anlaşılması için uygun yöntemlerle tüm kamuoyuna ulaşılmasının son derece önemli görüldüğü vurgulandı.
Meclis çatısı altında atılacak yeni yasal adımlar ve Ankara'nın bu mesajlara vereceği resmi yanıt bekleniyor.




